Mta-türk videolar için tıklayınız.


...Bir dönem Nobel kazanan Pakistanlı Prof. Dr. Abdüsselam, Aydınlar Ocağı Genel Merkezini ziyaret etmişti. Kendisiyle çok faydalı görüşmeler yapmıştık. Bu ilim adamı ilim ile dinin bütünlüğü konulu bir hutbeyi Süleymaniye Camii'nde dinlemişti. Bundan büyük bir mutluluk duyan Abdüsselam inançlı bir ilim adamının önündeki kapıları aça aça başarıya ulaşabileceğini ve zirveye tırmanacağını belirtmişti. Manevi tat alan bu ilim adamı kainatın yaratılışı ile ilgili gerçekleri fark edebilecekti. Nobel Ödül töreninde bazı Yahudi ilim adamlarıyla tanışır. Bunların nasıl ve neden başarılı olabildiklerini düşünür ve sorar. Yahudi ilim adamları başarı yolunda din adamlarından çok büyük baskılar gördüklerini anlatırlar. Onlara göre eziyet çekmiş olan Yahudi kavmi ancak herkesin görevini en iyi şekilde yapabilmesi ve başarıyla şartlanmasıyla ayakta durabilirdi. Prof. Dr. Abdüsselam ilmi çalışmanın bir ibadet gibi sürdürülmesinden yanaydı...

20.12.2015, Yeniçağ, Mustafa ERKAL, Türklüğün gururu Prof. Dr. Aziz Sancar

Nobel Tıp Ödülünü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar ile sadece Türkiye değil; Türk Dünyası da gurur duymaktadır. Başarı yolunda şartlanmış, azimle ve ısrarla çalışanın, yaptığı işten manevi tat alanın varamayacağı hedef yoktur. Milliyetçi camiadan daha nice Aziz Sancar'lar çıkacaktır; yeter ki gençlere iyi rehberlik yapılabilsin. Genç insana tepeden bakılmasın ve küçümsenmesin. Her meslekte en yukarılara tırmanma heyecan ve azmi onlara aşılanabilsin. Sadece iç politika girdabında nice kabiliyetler yok olup gitmektedir. Yurt dışında ve yurt içinde yüksek lisans ve doktora yapan gençlerimize zaman ayıralım ve onlara rehberlik yapabilecek olanlarla gençleri buluşturalım.

Birlikte kaybedildi!

Maalesef yurt dışında bazı üzücü örneklerle karşılaştık. Az da olsa bazı derneklerimizde gençlere gerekli sıcak ilgiyi göstermek ve mesafe alabilmelerini sağlamak yerine, onlara olmayacak görevler yükledik. Kaliteli ve donanımlı bir çevre ile değil; sadece hamaset ve duygusallıkla onları tanıştırdık. Kendilerine sohbetlerde ve toplantılarda tatminkâr bilgi ve tecrübeyi kazandırdığımız pek söylenemez. Başarılı birçok çalışma mutlaka yapıldı; ama bu faydalı hizmetleri genelleyemedik. Derneklerimizle tanışan gençlerin bir kısmı aradığını bulamamanın verdiği moral bozukluğu içine girdiler. Maalesef sadece yetişkinler değil, gençler de ülke de birlikte kaybetti. Gerçekler acı da olsa onları örtmeye çalışmak yanlıştır. Ancak bu olumsuzlukların giderilememesi de söz konusu olamaz.

Günümüzdeki ortam maalesef idealist, ülkü ve millî heyecan sahibi ve başarı arzusuyla dolu olanları adeta tırpanlamaktadır. Birçok kuruluş verdikleri burs yoluyla gençleri etkilemektedir. Mezuniyet sonrası iş bulamama endişesi, gençleri millî kimliği reddedici sapık bazı kuruluşların kucağına itmektedir. Bu durum Prof. Dr. Aziz Sancar gibi gurur verici değerlerin ortaya çıkışını engellemektedir.

Bir dönem Nobel kazanan Pakistanlı Prof. Dr. Abdüsselam, Aydınlar Ocağı Genel Merkezini ziyaret etmişti. Kendisiyle çok faydalı görüşmeler yapmıştık. Bu ilim adamı ilim ile dinin bütünlüğü konulu bir hutbeyi Süleymaniye Camii'nde dinlemişti. Bundan büyük bir mutluluk duyan Abdüsselam inançlı bir ilim adamının önündeki kapıları aça aça başarıya ulaşabileceğini ve zirveye tırmanacağını belirtmişti. Manevi tat alan bu ilim adamı kainatın yaratılışı ile ilgili gerçekleri fark edebilecekti. Nobel Ödül töreninde bazı Yahudi ilim adamlarıyla tanışır. Bunların nasıl ve neden başarılı olabildiklerini düşünür ve sorar. Yahudi ilim adamları başarı yolunda din adamlarından çok büyük baskılar gördüklerini anlatırlar. Onlara göre eziyet çekmiş olan Yahudi kavmi ancak herkesin görevini en iyi şekilde yapabilmesi ve başarıyla şartlanmasıyla ayakta durabilirdi. Prof. Dr. Abdüsselam ilmi çalışmanın bir ibadet gibi sürdürülmesinden yanaydı.

İstişare şart...

Bu benzeri örnekleri düşünerek bugünün gerçeğini hesaba katmalıyız. Kısır çatışmaların, birbiriyle uğraşmanın ve hizipçiliğin faydası olamaz. Herkesin yeni bir durum değerlendirmesine ihtiyacı vardır. Milliyetçi gençler ve aydınlar nasıl olmaları gerekiyorsa öyle olmalıdırlar. Olur olmaz tiplere ve örneklere özenilmemelidir. Birilerinin malzemesi olunmamalıdır. Ülkemizdeki değişme idealizmden sapmaları doğurmuş fırsatçılığı, menfaatçiliği ve "ben" merkezliliği öne çıkarmıştır. Birçok kesim bundan etkilenmiştir. Dayanışma ve iş birliğinde fikirdaş olma çizgisinin yerine; hısım-akraba, hemşehrilik ve etnik duygular geçmemelidir. Türk Milletine mensubiyet şuuru esastır. Oyunu kurallarına göre oynamaktan vazgeçmemeliyiz. Parti yönetimi ile dernek yönetimini de birbirine karıştırmamalıyız. Yeri geldiğinde herkes ülke çıkarları için fedâkarlık yapabilmelidir. Kibir, gurur ve kendini beğenme başarının önündeki engellerdir. Topluma kapalı oluş siyaset dahil her alanda başarısızlığı getirir. Siyasetin özü sosyal ilişkidir. İstişareden kaçınılmamalıdır.

 

Prof. Dr. Aziz Sancar örneği başarı yolunda herkesi düşündürmeli ve örnek olmalıdır.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/turklugun-gururu-prof-dr-aziz-sancar-36644yy.htm

 

Nobel Tıp Ödülünü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar ile sadece Türkiye değil; Türk Dünyası da gurur duymaktadır. Başarı yolunda şartlanmış, azimle ve ısrarla çalışanın, yaptığı işten manevi tat alanın varamayacağı hedef yoktur. Milliyetçi camiadan daha nice Aziz Sancar'lar çıkacaktır; yeter ki gençlere iyi rehberlik yapılabilsin. Genç insana tepeden bakılmasın ve küçümsenmesin. Her meslekte en yukarılara tırmanma heyecan ve azmi onlara aşılanabilsin. Sadece iç politika girdabında nice kabiliyetler yok olup gitmektedir. Yurt dışında ve yurt içinde yüksek lisans ve doktora yapan gençlerimize zaman ayıralım ve onlara rehberlik yapabilecek olanlarla gençleri buluşturalım.

 

Birlikte kaybedildi!

 

Maalesef yurt dışında bazı üzücü örneklerle karşılaştık. Az da olsa bazı derneklerimizde gençlere gerekli sıcak ilgiyi göstermek ve mesafe alabilmelerini sağlamak yerine, onlara olmayacak görevler yükledik. Kaliteli ve donanımlı bir çevre ile değil; sadece hamaset ve duygusallıkla onları tanıştırdık. Kendilerine sohbetlerde ve toplantılarda tatminkâr bilgi ve tecrübeyi kazandırdığımız pek söylenemez. Başarılı birçok çalışma mutlaka yapıldı; ama bu faydalı hizmetleri genelleyemedik. Derneklerimizle tanışan gençlerin bir kısmı aradığını bulamamanın verdiği moral bozukluğu içine girdiler. Maalesef sadece yetişkinler değil, gençler de ülke de birlikte kaybetti. Gerçekler acı da olsa onları örtmeye çalışmak yanlıştır. Ancak bu olumsuzlukların giderilememesi de söz konusu olamaz.

Günümüzdeki ortam maalesef idealist, ülkü ve millî heyecan sahibi ve başarı arzusuyla dolu olanları adeta tırpanlamaktadır. Birçok kuruluş verdikleri burs yoluyla gençleri etkilemektedir. Mezuniyet sonrası iş bulamama endişesi, gençleri millî kimliği reddedici sapık bazı kuruluşların kucağına itmektedir. Bu durum Prof. Dr. Aziz Sancar gibi gurur verici değerlerin ortaya çıkışını engellemektedir.

Bir dönem Nobel kazanan Pakistanlı Prof. Dr. Abdüsselam, Aydınlar Ocağı Genel Merkezini ziyaret etmişti. Kendisiyle çok faydalı görüşmeler yapmıştık. Bu ilim adamı ilim ile dinin bütünlüğü konulu bir hutbeyi Süleymaniye Camii'nde dinlemişti. Bundan büyük bir mutluluk duyan Abdüsselam inançlı bir ilim adamının önündeki kapıları aça aça başarıya ulaşabileceğini ve zirveye tırmanacağını belirtmişti. Manevi tat alan bu ilim adamı kainatın yaratılışı ile ilgili gerçekleri fark edebilecekti. Nobel Ödül töreninde bazı Yahudi ilim adamlarıyla tanışır. Bunların nasıl ve neden başarılı olabildiklerini düşünür ve sorar. Yahudi ilim adamları başarı yolunda din adamlarından çok büyük baskılar gördüklerini anlatırlar. Onlara göre eziyet çekmiş olan Yahudi kavmi ancak herkesin görevini en iyi şekilde yapabilmesi ve başarıyla şartlanmasıyla ayakta durabilirdi. Prof. Dr. Abdüsselam ilmi çalışmanın bir ibadet gibi sürdürülmesinden yanaydı.

 

İstişare şart...

 

Bu benzeri örnekleri düşünerek bugünün gerçeğini hesaba katmalıyız. Kısır çatışmaların, birbiriyle uğraşmanın ve hizipçiliğin faydası olamaz. Herkesin yeni bir durum değerlendirmesine ihtiyacı vardır. Milliyetçi gençler ve aydınlar nasıl olmaları gerekiyorsa öyle olmalıdırlar. Olur olmaz tiplere ve örneklere özenilmemelidir. Birilerinin malzemesi olunmamalıdır. Ülkemizdeki değişme idealizmden sapmaları doğurmuş fırsatçılığı, menfaatçiliği ve "ben" merkezliliği öne çıkarmıştır. Birçok kesim bundan etkilenmiştir. Dayanışma ve iş birliğinde fikirdaş olma çizgisinin yerine; hısım-akraba, hemşehrilik ve etnik duygular geçmemelidir. Türk Milletine mensubiyet şuuru esastır. Oyunu kurallarına göre oynamaktan vazgeçmemeliyiz. Parti yönetimi ile dernek yönetimini de birbirine karıştırmamalıyız. Yeri geldiğinde herkes ülke çıkarları için fedâkarlık yapabilmelidir. Kibir, gurur ve kendini beğenme başarının önündeki engellerdir. Topluma kapalı oluş siyaset dahil her alanda başarısızlığı getirir. Siyasetin özü sosyal ilişkidir. İstişareden kaçınılmamalıdır.

Prof. Dr. Aziz Sancar örneği başarı yolunda herkesi düşündürmeli ve örnek olmalıdır.


Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 135

Bu kitap Vâdedilen Mehdi ve Mesih (a.s.)’ın Dördüncü Halifesi Mirza Tahir Ahmet hazretlerinin körfez savaşı esnasında vermiş olduğu cu...

Video

Downloads: 65

Ses-mp3

Downloads: 138

Şems Suresi Tefsiri Konuşmacı S.A. Ahmad 13 Mart 2011 Skype Toplantısı

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler