Mta-türk videolar için tıklayınız.

4 Aralık 2012 günü, Müslüman Ahmediye Cemaatinin V. Halifesi ve Başkanı Hz. Mirza Masroor Ahmad, Brüksel’de Avrupa Parlamentosunda, salonu hıncahınç bir şekilde doldurmuş 30 ülkeyi temsil eden 350 misafirin huzurunda, tarihi bir konuşma yaptı.

Toplantının ev sahipliğini, yeni kurulan “Müslüman Ahmediler Grubunun Avrupa Parlamenter Dostları” adlı organizasyon üstlenirken, Başkanı ve Başkan Yardımcıları bizzat sahnede yer almak suretiyle Hz.Mirza Masroor Ahmad’i karşıladılar. Avrupa Parlamentosu üyesi Martin Shulz ve Avrupa Parlamentosu Başkanı da Halife Hazretlerini karşılamak üzere geldiler.

Hz.Mirza Masroor Ahmad yaptığı otuz beş dakikalık konuşmasında, Avrupa Topluluğuna birliğini koruma çağrısında bulundu, Batılı ülkelere doğru artan göç meselesine değindi, uluslar arası münasebetlerde eşitliği savundu ve de ayrıntılı bir şekilde İslam’ın dünya barışını tesis etmek üzere öğretilerini anlattı.

 

Hz.Mirza Masroor Ahmad, modern dünyada birçok kimsenin İslam’ı şiddet ve aşırılığı destekleyen bir din olarak gördüklerini ve dünyanın değişik bölgelerinde vuku bulan anlaşmazlıklardan da onu sorumlu tuttuklarını anlattı.  O, İslam kelimesinin anlamının “Barış” ve “Emniyet” olduğunu belirterek, böylesi suçlamaların bilhassa haksız olduğunu söyledi.

Halife Hazretleri, Batılı ülkelere artan göç karşısında yaygınlaşan endişeler ile ilgili de konuştu.

Halife Hazretleri detaylı bir analizle, bu meselenin “huzursuzluk ve kaygının” yayılmasına yol açtığını ileri sürdü. Zaman zaman uyum göstermeye direnmek suretiyle yerel insanları tahrik eden göçmenlere ve diğer taraftan da yabancılara karşı hoşgörüsüz olan yerel toplumun bazı kesimlerine işaret ederek O, hem göçmenleri hem de yerel halkı bu çatışma halinden dolayı kınadı. O, bu bölünmenin sonuçlarının çok geniş kapsamlı olması sebebiyle, tüm tarafları bu meseleyi çözmek üzere birlikte çalışmaya davet etti.

Hz.Mirza Masroor Ahmad şöyle buyurdu:

“Hükümetler, başkalarının duygularının incitilmesini ve onlara herhangi bir şekilde zarar verilmesini men edecek şekilde, karşılıklı saygıyı yerleştiren ve onu koruyan politikalar oluşturmalıdırlar. Göçmenlere gelince, yerli halk onlara kalplerini açıp hoşgörü göstermeye hazır olduğunda, onlar da istekle yerel insanlarla kaynaşmalıdırlar.”

“Avrupa ülkeleri için, bu kıtanın bütünlüğünü sağlaması sebebiyle, Avrupa Topluluğunun oluşumu büyük bir başarı olmuştur. İşte bu nedenle, bu birliği korumak için her türlü makul çabayı göstermelisiniz… Avrupa’nın gücünün, bir arada, tek ve beraber kalmakta yattığını hatırlayınız. Böylesi bir birlik sizlere sadece burada, Avrupa’da fayda sağlamakla kalmayıp, küresel düzeyde de bu kıtanın gücünü ve etkisini muhafaza etmesine vesile olacaktır.”

Halife Hazretleri, sadece Avrupa’da bir işbirliğine olan ihtiyaçtan bahsetmeyip, küresel bir beraberlik için de çağrıda bulundu. O, şöyle buyurdu:

“İslami açıdan konuştuğumuzda, bizler tüm dünyayı birleştirmek üzere çaba göstermeliyiz. Para birimi bakımından dünyada birlik olmalıdır. İş ve ticaret alanları olarak da dünya birleştirilmelidir. Keza hareket özgürlüğü ve göçmenlik alanlarında da dünya üzerinde birlik sağlansın diye, kaynaştırıcı ve uygulanabilir politikalar geliştirilmelidir.”

Halife Hazretleri, çağdaş ülkelerin artık izole yaşamak için maddi güçlerinin yetersiz kalacağını, hatta Birleşik Devletler gibi küresel güçlerin bile uluslar arası ticarete ve dış ilişkilere muhtaç olduğunu beyan etti.

O, gelişmiş ülkeler, zayıf ülkeleri istismar etmemeli, aksine onların gelişmesi ve başarılı olmaları için çabalamalıdırlar, diye buyurdu.

Hz. Mirza Masroor Ahmad konuşmasında Arap Dünyasında ve Orta Doğuda yaşanan anlaşmazlıklara da yer verdi. O, bir taraftan Batı dünyasının Suriye ve Libya’daki meseleler hakkında açıkça  “öfke ve endişe” dile getirmesine rağmen, Filistinlilerin vahim durumu karşısında hiç aldırış eder görünmediğinden bahsetti.

Hz.Mirza Masroor Ahmad şöyle buyurdu:

“Algılanan bu çifte standart, Müslüman ülkelerin insanlarının kalplerinde, dünyanın büyük güçlerine karşı artan bir kin ve gareze sebep olmaktadır. Bu kızgınlık ve husumet son derece tehlikelidir ve her an galeyana gelip, patlak verebilir…

Şu herkes için açık olmalıdır ki, ben belirli bir ülkenin yararına veya lehine konuşmamaktayım. Söylemek istediğim, zulmün her şeklinin, nerede olursa olsun, ister Filistinliler, ister İsrailliler, isterse başka herhangi bir ülkenin insanları tarafından işlensin, kökünün kazınıp durdurulmasının şart olduğudur.”

Halife Hazretleri, uluslar arası kurumlarda veto yetkisi esasını da eleştirdi O, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimî üyelerinin oylama geçmişinin, belli olaylarda veto gücünün hatalı kullanılması ile nasıl zulmün önüne geçmek yerine, ona yardımcı olunduğunu gösterdiğini de açıkladı.

Hz.Mirza Masroor Ahmad, konuşmasını adalete ve eşitliğe davette bulunarak tamamladı ve şöyle buyurdu:

“Daima hatırlayınız ki, barış, ancak baskı görene ve baskı yapana bir arada, tarafsız, çıkar gözetmeden ve her türlü düşmanlıktan uzak bir şekilde yardım edilerek yerleştirilebilir. Barış tüm taraflara eşit bir platform ve hareket alanı sağlanarak oluşturulur.”

Açılış konuşması öncesinde bir grup parlamenter sahneye çıkarak, Müslüman Ahmediye Cemaatinin savunduğu şekliyle, barışsever İslam hakkındaki hayranlıklarını dile getirdiler.

“Müslüman Ahmediler Grubunun Avrupa Parlamenter Dostları” Başkan Yardımcısı ve parlamenter Tunne Kelam, katılımının sebebi olarak, bunu barış için bir soluk hareketinde yer almak üzere fırsat gördüğünü belirtti O, Müslüman Ahmediye Cemaatini her türlü şiddet ve terörizmi reddetmesi nedeniyle överek, cemaati dünya çapında desteklemek üzere söz verdi.

“Müslüman Ahmediler Grubunun Avrupa Parlamenter Dostları” Başkan Yardımcısı ve parlamenter Barones Sarah Ludford ise, İngiltere’de Müslüman Ahmediye Cemaati ile uzun zamandır süregelen münasebetinden bahsetti. O, cemaatin sloganının modern dünyamızda şiddetle ihtiyaç duyduğumuz bir esin olduğunu ifade etti.

“Müslüman Ahmediler Grubunun Avrupa Parlamenter Dostları” Başkan Yardımcısı ve parlamenter Claude Moraes de bu organizasyonun Avrupa Parlamentosunda herhangi bir toplantıda sağlanılandan daha büyük bir katılım çektiğini belirtti.

Avrupa Parlamentosu Güney Asya temsilcisi ve parlamenter Jean Lambert ise, kendisinin Pakistan Hükümeti nezdinde Müslüman Ahmedilerin seçme haklarının takipçisi olacağını söyledi. O, tüm tarafların hür olarak ve ayrımcılık görmeden oylarını kullanabilmelerinin gerekli olduğunu açıkladı.

İngiltere Müslüman Ahmediye Cemaatinin Başkanı Rafiq Hayat da söz alarak, “Müslüman Ahmediler Grubunun Avrupa Parlamenter Dostları” organizasyonunun kurulmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi.

Bu tarihi toplantı saat 16.35’de Hz.Mirza Masroor Ahmad öncülüğünde yapılan sessiz dua ile son buldu.

 

Bu basın açıklaması ile ilgili İngilizce olarak daha fazla bilgi edinmek için e-posta adresimiz: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 137

Yüce Allah (cc) üst üste indirdiği vahiyler vasıtasıyla, ölüm zamanımın çok yaklaştığını bana haber vermiştir. O'nun bu konudaki v...

Video

Downloads: 114

Hz. Resulüllah'ın (s.a.v.) yüce ahlakı; Benzersiz affı

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler