Mta-türk videolar için tıklayınız.

Allah'ın ve resulünün (s.a.v.) Müslüman olarak kabul ettiğini ve koruduğunu Müslüman kabul etmemek ve hiç düşünmeden tekfir silâhını çekerek onu İslâm'dan dışarı atmaya çalışmak ve ona kâfir demek, Allah korkusu olan vicdan sahibi bir Müslüman'a yakışmaz.

Ne var ki Pakistan hükümeti politik amaçlarla bir kaç bağnaz insanın emeline boyun eğerek bugün Ahmedi Müslümanları, gayr-i Müslim saymaktadır.

Şu ânda (kitabın yazıldığı tarihte) iktidarda bulunan ve sıkıyönetim yasalarıyla ülkeyi idare eden General Ziya-ul Hak'ın hükümeti, bir sıkı yönetim emriyle Ahmedi Müslümanların ezân-ı Muhammedi okumalarını bile yasak etmiştir.


Bununla da kalmayıp Ahmedi Müslümânlar'ın inşa ettirdiği Kıble istikâmetinde olan mihraplı ve minareli camiler için cami kelimesi kullanmaları da aynı yasa gereğince yasak edilmiştir. Şuanda Ahmedi Müslümanlar, Yüce Allah’ın (c.c.) emrine göre beş vakit namaz eda etmektedirler, fakat içinde namaz kıldıkları camiler için cami kelimesi kullanmaları Pakistan sıkıyönetim yasalarına aykırıdır. General'in dikta rejimi Ahmedi Müslümanların inşa ettirdiği cami duvarlarında yazılı bulunan,

"La ilahe illallâhu Muhammed-ur resûlullahi"

yazısını bile zorla sildirmektedir. Vicdan sahibi bir Müslüman'ın böyle bir harekette bulunamayacağından, bu çirkin iş için Hıristiyanlar istihdam edilmektedir. Hattâ bazı durumlarda bu Hıristiyanlar, Allah'a inandıkları için "Lâ ilahe illallâhu" kelimelerini silemeyeceğini belirterek, Hazret-i Muhammed'e inanmadıkları için "Muhammed-ur resulüllahi" ifâdesini silmişlerdir. Ahmedi Müslümanların İslâmî selamlaşmaları olan "Selâmün aleyküm" demeleri bile yasak edilmiştir. Bir Ahmedi Müslüman, gayr-ı Ahmedi bir hocaya Selâmün aleyküm dediği için tutuklanıp mahkemeye verilmiş ve hapse mahkûm edilmiştir.

Pakistan'da İslâm şeriatini uygulamaya koyacağım diyen sözde şeriatçı fakat gerçekten İslâmiyet sevgisinden yoksun bir diktatör, bugün yalnız iktidarını biraz daha uzatabilmek için Ahmedi Müslümanlara bütün bu zulüm ve haksızlıklar reva görmektedir. Gerçek olan şu ki Ahmedi Müslümanlar, asr-ı saadette sahabelerin karşılaştığı zorluklarla karşı karşıyadırlar. Bir çok Ahmedi inançlarına bağlı oldukları için şehit edilmiş, malları yağma edilmiş yahut ateşe verilmiş, bir çok yerde evlerinden kovulmuş, hattâ ve hattâ ölülerinin cesetleri bile mezarlardan dışarı atılmış ve bazı yerlerde ateşe verilip yakılmıştır. Bu hangi İslâmiyet'e sığar? Bizim güzel dinimiz acaba böyle mi emrediyor? Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bize acaba böyle mi öğretmiştir?

Ne var ki Allah (c.c.) tarafından ne zaman insanlara yolunu gösteren birisi gönderildiyse onunla alay edilmiş, kendisi ve kurduğu cemâat zulüm ve haksızlığa maruz bırakılmıştır. Allah-ü Ta'âla, Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurmuştur:

"Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı." [1]

Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ve yandaşlarına hangi zulüm yapılmadı; hangi haksızlık reva görülmedi? Kâfirlerin yapmadıkları işkence mi var? Sahabelere yapılan zulüm ve işkencelerin târihini okuduğumuz zaman tüylerimiz ürpermektedir. Bugün Ahmedi Müslümanlar da aynı zulüm, haksızlık ve işkencelerle karşı karşıyadırlar. Ne mutlu Resulüllâh (s.a.v.) ve sahabelerin yolunda olanlara.

 


[1] Yasin Suresi (36) Ayet 31


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 151

Bilgi edinmek her Müslüman’ın görevidir. Bilginin sınırı yoktur. İnsan daha önce hiç bilmediği konularla karşılaşabilir. Yeni bir k...

Video

Downloads: 75

Yüce Allah şirki Kendisine ortak koşulmasını affetmez. Bunun dışındaki günahları diledi...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler