Mta-türk videolar için tıklayınız.

Hz. Mehdi’nin (as) kim olduğunu araştırmadan önce, onunla ilgili, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in önceden verdiği bazı diğer belirtilere de bir göz atarak onları da inceleyelim. Ancak konunun detaylarına girmeden önce şunu da belirtelim ki Hz. Resulüllah (sav) ahir zamanda birçok alametin belirleneceğini haber vermiştir. Ulemalarımız genellikle bu alametlerin “Kıyamet alametleri” olacağına inanıyorlar. Diğer bir ifade ile bu alametler, ulemalarımıza göre kıyametin ni zemen kopacağını belirtmektedir.

Şüphe yoktur ki Hz. Mehdi (as) kıyamet kopmadan önce mutlaka çıkacaktır. Bütün din bilginlerimiz Mehdi’nin kıyametten önce çıkacağına inanırlar. Zaten Hz. Resulüllah (sav) Mehdi’nin kıyametten sonra çıkacağını söylemez, Hz. Mehdi’nin kıyametten önce çıkması gereklidir. Böylece Hz. Resulüllah’ın (sav) önceden verdiği ve genel olarak kıyamet alametleri  olarak bilinen haberler aslında Hz. Mehdi’nin (as) ne zaman çıkacağını ve onun zamanını belirten alametlerdir. Fitneler kopunca,  Hz. Mehdi’nin çıkması Ümmeti Muhammed’e (sav) verilmiş olan en büyük müjdedir. Bunu asla unutmamamız gerekir.         

Hz. Ebu Hüreyre (ra)’nın bildirdiğine göre Hz. Resulüllah (sav) kıyamet (es-saat) alametlerini:    Olarak belirtmiştir. Yani: Kıyametten önce, gerçek bilgi ortadan kaldırıp yok edilecek, depremler çok çoğalacak ve zaman çok kısalacak. [1]         

Gerçek bilgi ve marifetin ortadan kaldırıldığı bilinen bir gerçektir. (Bu konuya daha önce de değinmiş bulunuyoruz) Depremlerin ne kadar çoğaldığını da hepimiz müşahede etmekteyiz. Bu konuyu, bizzat birçok defa depremleri görmüş ve yaşamış olan Türkler iyi bilirler.                 

Zamanın kısalmasına gelince, bu da modern çağda işlerin çoğalması ve hızlılaşmasına işarettir.        

Hz. Ebu Hüreyre (ra), Hz. Resulüllah (sav)’in: İnsanlar yüksek binalar (gökdelen) yapmakta birbirleriyle yarışa girmedikçe kıyamet kopmayacaktır.[2]  buyurduğunu rivayet etmiştir.

Başka bir kaynağa göre Hz. Ebu Hüreyre (ra) Hz. Resulüllah’ın (sav):   Buyurduğunu da rivayet etmiştir. Yani: Kıyametin alametlerinden biri de, keçileri otlatan çobanların gökdelenler yapmakta birbirleriyle yarışmaları olacaktır. [3]         

Bu da bütün dünyada modern yaşayışın bir özelliği haline gelmiş bulunan bir gerçektir. Avrupa ve ABD ile Kanada vb. diğer ülkelerde birbirinden daha yüksek binalar inşa edilmektedir. Hatta bu artık Batının bir özelliği değildir; Doğu’da ve İslam ülkelerinde de çok yüksek binalar inşa edilmektedir. Afrika’nın fakir ülkeleri bile bu yüksek binalardan mahrum değildir.         

Hz. Enes B. Malik (ra), Hz. Resulüllah (sav)’den bir alametini de beyan etmiştir. Yani: Erkekler yok olup gidecekler (yani azalacaklar), kadınlar ise baki kalacaklardır. Öyle ki elli kadın için bir tek bakıcı (ve koruyucu) olacaktır. [4]         

Bu hadisten anlaşıldığına göre Hz. Resulüllah (sav) Hz. Mehdi (as) zamanında, yani Hz. Mehdiden sonra, ancak kıyamet kopmadan önceki durumdan bahsetmiştir. Herhalde Allah’ın Habibi (sav) savaşların çoğalacağını ve savaşlardan sonra erkeklerin azalacağını buna mukabil kadınların sayısının çok fazla olacağını beyan etmiştir. Birinci ve ikinci dünya savaşından sonraki zamanlar bu hadisin doğruluğunu kanıtlamaktadır.

 


[1] Sahih-i Buhari; Kitab-ül Fiten; Bab-ü Tegyir-in nas

[2] Sahih-i Buhari; Kitab-ül Fiten, Bab-ü Tegyirinnas

[3] Sünen İbn-i Maceh; Kitab-ül Fiten

[4] Sünen İbn-i Maceh; Kitab-ül Fiten; Bab-ü Eşraat-is saat; Hadis No:4045


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler