Mta-türk videolar için tıklayınız.

Hz. Mirza Gulam Ahmed’e (as) muhalif olan bazı din bilginleri, kendisinin dinden çıktığını ileri sürerek kafir olduğuna dair fetva verdiler. Hz. Ahmed (as) bu konudaki fikrini şöyle beyan etmiştir:        

“Kısa bir müddet önce (Allah’ın) bu aciz (kulu), Yüce Allah’ın (cc) bana verdiği kuvvet ile İslamiyet’i desteklemek üzere üç kitap yazmıştım. Akıllı insanların bu kitapları Yüce Allah’a şükrederek okuyacaklarını ummaktaydım. Ancak bazı ulemaların fitne uyandırmaları sonucu netice aksine çıktı. (Benim beyan ettiğim ) hakaik, lataif, ince manalar, maarif-i İlahiye vb. hepsinin kelimat-ı küfür (küfür sözleri) oldukları beyan edildi. Buna istinaden benim adım da, kafir, mülhit (dinden çıkmış), zındık ve deccal kondu. Hatta benim bütün dünya kâfirleri ile deccallarından daha beter olduğum ileri sürüldü. Bu fitnenin asıl sorumlusu Muhammed Hüseyin adlı bir zattır. [14]         

“Müslümnlar ile müla’ane (karşılıklı lanet etmek, beddua etmek) caiz değildir. Bunu bildiğim için daha önce mübahaleden uzak durdum. Ancak şimdi bana bildirildiğine göre, herkim bir Müslüman’a kafir derse; onun kıble ehlinden ve kelimeyi şahadet getirenlerden, keza İslam itikatlarına inananlardan olduğunu bildiği halde yine kafir olduğunu ileri sürmekten vazgeçmezse; böyle birisi bizzat İslam dairesinden çıkmış olur. İşte bu sebepten dolayı ben bu gibi, kâfir olduğumu ileri süren liderler ile mübahale etmek gayesiyle görevlendirildim.” [15]          

Hz. Ahmed (as) böylece, kendisinin ve Cemaatinin kafir olduğunu ileri süren ulemalara mübahale daveti vererek, Yüce Allah’ın (cc) bu konuda karar vermesini istedi. O, bu konuda fikrini detaylı olarak beyan etmiş ve kafir olduğuna dair fetva veren ulemalara mübahale daveti ileterek Yüce Allah’ın (cc) son karar vermesini istemiş ve şöyle demiştir:        

“Ey bana muhalif olan mollalar ve seccade mişinler (şıhlar ve sözde mutasavvıflar)! Sizinle bizim aramızdaki anlaşmazlık son haddine varmıştır. Gerçi bu cemaat, sizin cemaatlerinize mukabil çok az ve sayıca çok küçüktür. Ancak kesin biliniz ki bu, Yüce Allah’ın (cc) kendi eliyle diktiği fidandır. Yüce Allah (cc) onu asla zayi etmeyecektir. ve kemale ulaştırmadan asla razı olmayacaktır. O, bizzat size mübahale daveti vermemi bana emretmiştir. Ben çok rahatsız edildim ve bana çok eziyet edildi. Kafir olduğum ileri sürüldü. Bana deccal denildi. Benim adım şeytan konuldu. Benim yalancı ve iftiracı olduğum zannedildi. Ben onların broşürlerinde lanet edildim. Onların meclislerinde nefret ile anıldım. Herkes bana küfretmeyi büyük bir sevap sandı ve bana lanet etmek İslamiyet’in yolu olarak ileri sürüldü. Ancak bütün bu acılar ve eziyetler sırasında Yüce Allah (cc) benimle birlikteydi. Evet işte ancak O, her zaman bana teselli ve kalp huzuru bahşetti. Onun için kesin biliniz ki benimle değil, aksine Yüce Allah (cc) ile savaşmaktasınız. O yüzden artık kalkın ve mübahaleye hazırlanın. Bu mübahaleden sonra eğer ben bir yıl içerisinde ölürsem, yahut kurtulmamın imkansız olduğu bir azaba çarptırılırsam, demek ki insanlar benim fitnemden kurtulmuş olurlar ve ben ebedi bir lanet ile hatırlanırım. Ancak eğer Yüce Rabbim (cc) bir yıla kadar beni ölümden yahut bedensel afetlerden korursa; (buna mukabil) benim muhaliflerim üzerinde Yüce Allah’ın kahrı ve öfkesinin emareleri belirlenirse ve onlardan her biri herhangi bir belaya yakalanırsa, benim bedduam da apaçık belirlenirse, hak ve gerçek de dünya üzerinde belirlenmiş olacaktır.” [16]         

Hz. Ahmed (as) kendisine muhalif olan ve kafir olduğunu savunan, yahut yalancı, deccal ve sapık olduğunu iddia eden mollalar (hocalar) ve (sözde) mutasavvıf olan şeyhlerin ismini yazarak onları mübahaleye çağırdı. Ancak onlardan hiçbirisi şartsız olarak kendisiyle mübahaleye girmedi.

 


[1] İştihar 20 Şubat 1893; Ruhani Hazain; C.5; S.651

[2] Ruhani Hazain; C.5; S.649

[3] Berekat-üd Dua; Ruhani Hazain; C.6; S.33

[4] Ruhani Hazain; C.7; S.96

[5] İştihar; 15 Mart 1897

[6] Müsafir Dergisi; Agra; Şehit Number; 6 Mart 1913

[7] Matta; 17:20 Keza Bkz. Luka:17:6

[8] Ruhani Hazain; C.6; S.291-292

[9] Ruhani Hazain; C.9; S.2

[10] Ruhani Hazain; C.9; S.6

[11] Ruhani Hazain; C.9; S.114

[12] Mecmua-i İştiharat; C.3; S.611-613

[13] İndipendent Dergisi; 19 Nisan 1906

[14] Aine-yi Kemalat-ı İslam; Ruhani Hazain; C.5; S.30

[15] Aine-yi Kemalat-ı İslam; Ruhani Hazain; C.5; S.256

[16] Encam-ı Atem; Ruhani Hazain; C.11; S.64-65


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 288

1896 yılının Aralık ayında, Hindistan’ın Lahor Şehrinde (bugün Pakistan sınırları içinde bulunuyor) Büyük Dinler Konferansı toplan...

Video

Downloads: 114

Hz. Resulüllah'ın (s.a.v.) yüce ahlakı; Benzersiz affı

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler