Mta-türk videolar için tıklayınız.

Hz. Ahmed’in (as) vaat edilen Mehdi ve Mesih olduğunu iddia ettiğini açıkladıktan sonra artık Kuran-ı Kerim, Hz. Resulüllah’ın (sav) hadisleri ve Sünnet-i Seniyyesi ile geçmiş ümmet büyüklerimizin sözleri ışığı altında iddiasını inceleyebiliriz.

Müslümanların anlaşmazlıklara düştükleri ve tefrikaya uğradıkları bir durumda, bir zatın, Hz. Resulüllah’ın (sav) 1400 sene önce Müslümanları ıslah etmek üzere ortaya çıkacağını müjdelediği zat olduğunu iddia etmesi, haşa ve haşa küçümsenecek bir hadise değildir.

Hz. Ahmed (as) Asûmânî Feysalah adlı eserinde kamil müminin dört tane alametini belirterek;

“Gerçek ve kamil mü’mine, çok müjdeler verilir. Onun duaları kabul edilir. (Keza) gayb haberleri (yani gelecekte vuku bulacak olan hadiseler) ve Kuran’ın derin manaları da çoklukla kendisine açıklanır. (Bütün bunlardan kâmil mümine) çok büyük bir pay ihsan edilir” diyerek kendisine muhalif olan ulemalara meydan okuyarak dini bir yarışmaya çağırmıştır. [1]

Yine başka bir eserinde Hz. Ahmed (as) kendisine Yüce Allah (cc) tarafından doğruluğunu kanıtlayan altı alamet bahşedildiğini beyan ederek muhaliflerini yarışmaya davet etmiş ve şöyle demiştir:“Yüce Allah (cc) tarafından (benim doğruluğumu kanıtlayan) altı alamet benimle birlikte bulunmaktadır.

 

Birincisi: Eğer bir hoca Arapça fesahat ve belağat bakımından yazdığım kitaba (bir nazire yazarak benimle) yarışmak isterse o, küçük düşecektir.

 

İkincisi: Bana muhalif olanlar, Kuran-ı Kerim’in herhangi bir suresinin tefsirini yazarak benimle yarışsınlar. Eğer ben (Kuran’ın) gerçekleri ve ince manalarını (marifetini) beyan etmek konusunda açık olarak galip gelemezsem, ben yalancıyım demektir.

Üçüncüsü: Bana muhalif olan tanınmış mollalar arasından herhangi bir molla bir yıl kadar benimle birlikte bulunsun. Eğer bu müddet esnasında bir insanın gücünün yetmeyeceği bir mucize bende zuhur etmezse ben yine yalancı sayılırım.

Dördüncüsü: Tanınmış muhaliflerim benimle mübahaleye girsinler. Eğer mübahaleden sonra onlardan bir tek kimse dahi bedduamın etkisinden kurtulursa ben yalancı olduğumu kabul ederim.

Eğer yukarıda beyan edilen yolları kabul etmezlerse, yedi sene için benim cemaatimle barışa girsinler. Şöyle ki tekfir ve tekzip ve sövmelerden (kâfir ve yalancı demekten) uzak dursunlar ve her birimizle sevgi ve (güzel) ahlak ile mülaki olsunlar. (Keza) Allah’ın (cc) kahrından korkarak karşılaşmalarda bize Müslümanların alışkanlıkları üzere davransınlar. Her çeşit yaramazlık ve çirkin davranışı terk etsinler. Eğer bu yedi sene içerisinde Allah’ın (cc) yardımıyla benim tarafımdan İslam hizmeti konusunda apaçık alametler belirlenmezse, batıl dinlerin ölümü benim vasıtamla gerçekleşmezse, Hıristiyanlığın batıl ilahı yok olup dünya yeni bir renge girmezse, Allah (cc) adına yemin ederim ki ben kendimi yalancı kabul ederim. Ancak Rabbim (cc) bilir ki ben yalancı değilim.” [2]

Hz. Ahmed (as), Hak Teala’nın (cc) kendisine hak ile batılı birbirinden ayıran ve doğruluğunu kanıtlayan dört nişan (alamet) verdiğini şöyle izah etmiştir:“Kuran-ı Kerim’in mucizesine tabi olarak bana da Arapça fesahat ve belağat nişanı bahşedilmiştir. Hiç kimse benimle yarışamaz.Bana bahşedilen bir nişan da dualarımın çoklukla kabul edilmesidir. Bu konuda da benimle yarışabilecek hiç kimse yoktur.Bana bahşedilen (başka) bir nişan da gaipten haber vermek nişanıdır. Hiç kimse bu konuda benimle yarışamaz.” [3]

Hz. Ahmed (as) yine başka bir yazısında kendisine Hak Teala (cc) tarafından bahşedilmiş bulunan bazı nişanlardan bahsederek, muhaliflerine kendisiyle yarışamayacaklarını beyan etmiş ve şöyle demiştir:

“Eğer bir kimse asumânî nişanlar (İlahi mucizeler) konusunda benimle yarışabilirse ben yalancıyım. Eğer duaların kabul edilişi konusunda birisi benimle eşit düşebilirse ben yalancıyım. Eğer Kuran-ı Kerim’in ince nükteleri ve marifetlerini (latif manalar) beyan etmek konusunda benimle eşit çıkabilirse ben yalancıyım (demektir).” [4]

Açıkça anlaşıldığı gibi Hz. Ahmed’in (as) beyan ettiği bütün bu nişanlar Kuran-ı Kerim ile Hz. Muhammed-i Mustafa’nın (sav) sünnet-i seniyyesi ve hadisleri, keza geçmiş peygamberlerin doğruluklarının ispat ediliş biçimine dayanmakta olup, Yüce Allah (cc) ile derin alakası bulunduğunu göstermektedir. Muhaliflerini dini ve manevi bir yarışmaya davet etmesi de çok düşündürücü olup, kendi zatında doğruluğunu ispat etmektedir. Bununla birlikte Hz. Ahmed’in (as) iddiasının doğruluğunu daha detaylı olarak incelememiz uygun olacaktır.

 


 

[1] Bkz. Asumânî Feysalah; Ruhani Hazain; C.4; S.324

[2] Ruhani Hazain; C.11; S.304-319

[3] Zaruret-ül İmam; Ruhani Hazain; C.13; S.496-497

[4] Erbain; No:1; Ruhani Hazain


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 160

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak...

Video

Downloads: 86

8 Ekim 2010 Cuma Hutbesi

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler