Mta-türk videolar için tıklayınız.

Allah'ın (c.c.) vahyinin artık ilerde mümkün olmayacağını ve bunun ancak geçmişte kalmış olduğunu[1], Cebrail (as)’ın da artık inmeyeceğini zannetmeyiniz.

Ben size doğru sunu söylüyorum ki her kapı kapanabilir fakat Cebrail (as)’ın iniş kapısı hiç kapanmaz.

Siz kendi kalplerinizin kapılarını açınız ki o, kalplerinize girsin.

 

Siz o ışığın giriş penceresini kapattığınız zaman kendi kendinizi o güneşten uzaklaştırmış olursunuz.

 

Yüce Allah bu asırda maddi feyizlerin yollarını üzerinize kapatmadığı hatta daha da artırdığı hâlde zannediyor musunuz ki O, şu anda size çok lâzım olan manevi feyizlerin yollarını üzerinize kapatmış olsun? Hâşâ, bilakis o kapı büyük bir açıklıkla ardına kadar açılmıştır.

Yüce Allah şimdi Fatiha suresinde öğrettiği kendi talimatına göre geçmiş bütün nimetlerin kapısını üzerinize açtığı halde, onları neden almak istemiyorsunuz? Bu pınara susuzluk gösterin, su kendiliğinden çağlayacaktır.

Bu süt için siz, bir bebek gibi ağlamaya başlayınız. Süt kendiliğinden akacaktır.

Merhamete lâyık olunuz ki size merhamet edilsin. Izdırap gösterin ki teselli bulasınız. Sık sık ağlayıp bağırın ki bir el sizi tutsun.

Allah'ın (c.c.) yolu geçilmesi ne kadar çetin, zor bir yoldur. Fakat bu yol, ölmek niyetiyle bu derin çukura atlayanlara kolaylaştırılır. Onlar kendi kalplerinde, “biz ateşi kabul ediyoruz” diye karar versinler. Biz sevgilimiz için bunda yanarız (derler), daha sonra onlar kendilerini o ateşin içine atarlar. Bir de ne baksınlar ki o cennet’tir.

Yüce Allah’ın (c.c.) beyan ettiği de budur. Yani:

"Ey kötüler ve ey iyiler! Aranızdan cehennem ateşi üzerinden geçmeyecek hiç kimse yoktur. Ancak Allah (c.c.) için o ateşe girenler necat edileceklerdir. Ancak kendi nefsi emmaresi için (yani nefsinin kötü istekleri için) ateşte yürüyeni o ateş yiyip bitirecektir." (Meryem Suresi; 19.72)

Kendi nefisleriyle Allah için mücadele eden ve ona uymayanlara ne mutlu. Kendi nefsi için Allah'ın emrine riayet etmeyen kesinlikle göğe girmeyecektir. Onun için, Kur'an-i Kerim'in bir noktası veya bir harekesinin bile aleyhinize tanıklık etmemesi için çaba sarf ediniz ki bu sebepten cezaya çarptırılmayasınız. Çünkü kötülüğün bir zerresi bile cezayı gerektirir.

Zaman çok kısadır. Hayatınızın maksadı ise daha elde edilmemiştir. Hızlı yürüyünüz çünkü akşam yakındır. Takdim etmek istediklerinizi sık sık inceleyiniz ki bir şey eksik kalmasın ve size zarar getirmesin veyahut ta sultanlar sultanı ve yüceler yücesi olan Allah'ın yüksek huzuruna takdim edilmeye lâyık olmayan pis ve yaramaz şeyler olmasın.

 


[1] Kuran-ı Kerim ile şeriat sona ermiştir. Fakat vahiy sona ermemiştir. Çünkü vahiy, doğru bir dinin canıdır. İçinde Vahy-i İlahînin inmesi devam etmeyen bir din, ölü bir dindir ve Yüce Allah (c.c.) öyle bir din ile beraber değildir. (Yazardan)


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 190

Dostlarım, bana biraz olsun kulak verirmisiniz? Çağımızda maddiyatçılığın karanlığı yeryüzünün her köşesine yayılmış ve birço...

Video

Downloads: 169

Makyaj dine aykırı mıdır, şalvar cübbe sarık gibi şeylerin dindeki yeri nedir, namaz içi...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler