Mta-türk videolar için tıklayınız.

Daha önce başka bir yazımızda Hz. İsa'nın normal bir insan olarak öldüğünü ve 2000 yıldır gökte yaşayamayacağını deliller ile izah etmiştik. Bunun üzerine gelen bir soruda "İsa (a.s.) çarmıhta mı öldü?" diye sorulmuştu. Çünkü öyle ise Kuran bunun aksini söylemektedir.

Bir diğer konu ise genel olarak bu konu ile ilgili tartışmalarda, İsa (a.s.) çarmıha gerildi mi gerilmedi mi ve orada öldü mü yoksa oradan göğe mi yükseldi konularında ağırlık kazanmaktadır. Hayır, İsa (a.s.) çarmıhta öldürülememiştir. Bunun ile ilgili izahı aşağıda bulabileceksiniz.

 

Bir insanın bir olayı inkâr etmesiyle onun doğruluğu lekelenmez. Bilindiği gibi iki düşman millet çarmıh olayına şahit olmuştu (Yahudiler ve Hıristiyanlar). Sonra bunların her nesli tevatür halinde bu tarihi hadisenin gerçekleştiğini kabul edip, "Çarmıh olayı gerçekleşti ve İsa orada öldürüldü" demiştir. Tarih ilmini inceleyenler bilirler ki, tarihi bir konuda iki düşman milletin ittifak halinde olması söz konusu olayın arkasında güçlü delillerin bulunduğunu gösterir. Çünkü her konuda birbirini reddeden, birbirini boğazlamaya çalışan iki milletin bir konuda ittifak etmiş olması, bu konuyu kabul ettiren güçlü etkenlerin olduğunu gösterir. Güçlü deliller onları mecbur etmeseydi, diğer konularda olduğu gibi bu konuda da birbirini yenmeye çalışırlardı. Kısacası böyle bir tarihi olayın toptan reddedilip çöpe atılması mümkün değildir. Böyle bir tarihi olay toptan reddedilemeyeceği gibi bazı ayrıntılarında yanlışlık olabilir.

 

Bu gerçeği göz önünde bulundurarak çarmıh olayını inceleyecek olursak, böyle bir olayı gerçekleşmediği takdirde bunun ilk savunucuları Hz. İsa’ya iman edenler olacaktı. Çünkü çarmıhı kabul etmekle en çok zor durumda kalan Hıristiyanlar oldu. Peygamberlerinin doğruluğunu hiçbir şekilde savunamaz oldular. Büyük bir çaresizlik içinde kaldılar. Ama bu olayı öylesine gerçekleşti ki kabul etmekten başka çareleri yoktu. Peygamberlerinin doğrulunu şüpheye düşürecek kadar çaresizlik içinde kaldıkları halde, bu olayı kabul zorunda idiler. Hıristiyanlar her açıdan aleyhlerine olmasına rağmen Yahudiler tarafından gerçekleştiren bu olayı doğrulamak zorunda kaldılar. Çünkü bunu kabul etmedikleri takdirde gözlerinin önünde gerçekleşen bir gerçeği reddedeceklerdi. Onlar bir taraftan bu olayı kabul etmek zorunda kalıp diğer taraftan İsa'ya olan imanlarını kurtarmaya mecbur idiler. Nitekim bu olaya bir yorum getirdiler. Hâlbuki çarmıh olayını açıktan reddetmeleri, onları bütün zorluklardan kurtarıyordu. Her konuda birbirinin gırtlağına basmaya çalışan ve ellerine geçen her fırsatı değerlendiren iki  düşman milletin tarihi boyunca bir tek konuda ittifak vardır: "Çarmıh olayı gerçekleşti." İttifak etmedikleri şey çarmıh olayı değil. Bu olayın sonuçlarıdır. Yahudiler çarmıhta ölmek suretiyle İsa'nın Tevrat'a göre lanetlenip Ruhun şeytana gittiğini söylediler. Hıristiyanlar: Çarmıh olayını kabul etmek zorunda kaldılar. Ama Ümmeti için İsa'nın kendisini feda ettiğini söylediler vs.

Unutmayalım ki; Kuran Kerim'de Kitap Ehli ile ilgili geçen olaylarla ilgili açık bir tavır var: Aralarında gerçekleşen bir tarihi olay ayrıntılarıyla doğru ise sadece ona temas edip geçer. Ama durum bunun tersineyse Kitap Ehli arasında geçen tarihi olayın yanlışlıklarını hakkıyla düzeltir.

Çarmıh olayına gelince, Kuran-ı Kerim çarmıh olayın gerçekleştiğini söylemekte ve böylelikle iki düşman (Yahudi ve Hıristiyanlar) milletin ittifak ettiği bir tarihi hadiseyi doğrulamaktadır. Bu konuda Kuran-ı Kerim önemli bir ayrıntıyı düzeltmektedir. O da İsa'nın orada ölüp ölmediği konusudur. Kuran-ı Kerim vurgulayarak İsa'nın çarmıhta öldürülmediğini beyan etmektedir. (Nisa Suresi ayet 156-158)

Her asrın Kuran tefsircileri bu ayetten çarmıh olayının gerçekleştiğini söylediler. Fakat onlarında anlayamadıkları: Çarmıhta kimin öldürülüp öldürülmediğidir.

Kısacası Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar gibi üç düşman millet çarmıh olayının gerçekleştiği konusunda ittifak halindedir. İttifak etmedikleri şey olayın ayrıntılarıdır. Hıristiyanlarla Yahudiler İsa'nın öldürüldüğünü söylerken, Kur'an-ı Kerim bu konudaki hatalarını düzeltip İsa'nın çarmıhta öldürülmediğini açık ve net ifadelerle beyan ediyor. Kuran-ı Kerimin hiçbir yerinde Çarmıh olayının gerçek olmadığını söylemedi. Tersine bu olayın gerçekleştiğini kabul edip onun ayrıntılarını düzelti ve İsa'nın orada öldürülmediğini söyledi.

Anlaşılacağı üzere kitap ehli ittifak halinde bu hadiseyi doğruluyor ve Kuran kerim bu hadisenin doğrulunu kabul edip sadece onunla ilgili bir ayrıntıyı düzelterek, İsa'nın orada öldürülmediğini söylüyor. Kuranı kerim böyle bir olayın hiç gerçekleşmedi demiyor.


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 226

İspanya, Seville Üniversitesi İslamî Bilimler Bölümünün l2 Mart l990 yılında yaptığı davet üzerine, Mirza Tahir Ahmed Hazretleri “

Video

Downloads: 48

2010 Yılı Uluslararası Yıllık Toplantıda Huzur'un (ATBA) 3. Gün Yaptığı Kapanış Konu...

Ses-mp3

Downloads: 76

Hz. İsa'nın bedenen bir daha dünyaya geleceğine dair yanlış anlaşılan ayetler ve cevapları Ali İmran Suresi 55. ayet Nisa Suresi 15...

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler