Mta-türk videolar için tıklayınız.

Bu bölümde anne karnından başlayarak, 4 yaşa kadar çocuk eğitimi ile ilgili dini ve psikolojik hususlara dikkat çekilmektedir.

Cemaatimizde özel bir eğitim sistemi olarak uygulanan vakıf sisteminde dileyen anne-babalar çocuklarını bu sisteme kaydettirirler ve çocuğun aşağıdaki kriterlere göre eğitimi takip ederler.

Bismillahirrahmanirrahim

Anne ve Babanın İlk Aşama Dönemi

1- Anne ve baba karşılıklı olarak ilişkilerini bir kere daha gözden geçirerek, karşılıklı anlayış güven ve güzel bir atmosferi sağlamalıdırlar. Anne ve babanın duygusal baskı ve gerilimleri çocuk üzerinde onun kişisel gelişiminde kalıcı etki bırakarak gelişimine engel olabilir.

2- Yalnızca anne baba değil ailenin diğer üyeleri de bu asil göreve destek vererek anneye huzurlu bir zaman sağlamalı ve özel ilgi göstermelidir.

3- Tıbbi kolaylık sağlanmalı özellikle kırsal bölgelerde hamile anne sürekli kontrollara tabi tutulmalıdır. Anneler dengeli beslenmenin bilincinde olmalı hafif egzersizler yapmalı ve dinlenmelidir. Bu konuların takibi için onlara okunacak ve yararlanacakları yayınlar sağlanmalıdır.

4- Annenin kendi eğitimi ve imanının artırılması, Allah (c.c.) sevgisinin geliştirilmesi ile cemaate fedakarlık, kitap ve kaset gibi materyeller kesin olarak önerilmektedir. Cemaate fedakarlık ve bağlılık Kur’an’a bağlılık, Allah (c.c.) sevgisi dahil olmak üzere imanın artırılması için annenin eğitiminde bu gibi yayın ve kasetler önerilen materyellerdir. Kuran okunduğunda yüksek sesle okunmalıdır. Modern bilimin ortaya koyduğuna göre anne rahmindeki çocuk iyi ve kötü mesaj veya davranışlardan bu dönemde etkilenecek ve gelecek dönemlerde bunlar çocuğun davranışlarında etkili olacaktır.

5- Huzur belli kalitelerin Wakf-ı New çocuklarda geliştirilmesini istemektedir. İlk olarak bu gibi talimatlar özellikle anne ve baba tarafından çalışılıp öğrenilmelidir. Eğer anne ve baba kendi seviyelerini Huzur’un onlardan ümit ettiği seviyeye getirmedikleri takdirde kendi çocuklarını arzu edilen seviyelere getirmeleri beklenemez.

6- Anne adaylarının odasında televizyon bulunmamalıdır. Televizyonun ürettiği radyasyon henüz doğmamış bebeği olumsuz olarak etkileyecektir. Bu nedenle uzun süre televizyon seyretmekten kaçınılmalıdır.

7- Oturma odası çekici ve güzel çocuk resimleri ile süslenmelidir. Ayrıca Vadedilen Mesih ve Halifeleri ile Cemaat büyüklerinin resimleri de evlerde bulunmalıdır.

8- Eşler çocuklarının yetiştirilmesi konusunda sürekli olarak ibadet ederek, Allah (c.c.)’den ilahi yardım istemeli ve bu mütavazi önerilerinin kabulü için Allah (c.c.)ya yönelmelidirler.

İkinci Aşama Bebeklik Dönemi

Doğduğu günden ilk doğum gününe kadar bu sevimli küçük yaratığın öğretilmesi için çok küçük ve duygusuz olduğunu sakın düşünmeyin. Yeni doğmuş çocuklar çok aşırı duyarlı ama dışarıdan gelen her uyarıya kendi yollarıyla, kendi ifadeleriyle cevap verirler. Bazı bir takım kaliteler daha ilk günden itibaren verilebilir:

  1. Zaman Kavramı: bebekler genel olarak beslenmelerinde, uykularında ve bezlerinin değiştirilmesinde zaman kavramını çok çabuk kendilerine uygularlar. Bu nedenle onların ihtiyaçlarını saate uygun olarak gideriniz. Bu uygulama ileriki hayatında olumlu rol oynayacaktır.
  2. Temizlik: Çişini veya kakasını yapan çocuk her seferinde su ile temizlenmelidir. Kağıt ile veya bez parçası ile çocuğu temizlemek bu görevin işlerliliğini tam olarak yerine getirmemek demektir. Bu cildin tahrip olmasına yol açacağı gibi ciddi sonuçlara bile varabilir. Plastik bezler veya donlar temizlik ile ilgili yanlış his ve duygular bıraktığı için tavsiye edilmemektedir. Böyle durumlarda çocuğun temizlenmesi annenin zaman bulmasına kadar ertelendiğinden önerilmez.
  3. Fiziki ihtiyaçlarda devamlılık: Beslenme vs. gibi konularda her çocuğun kendine göre gereksinimi vardır. Bu ihtiyaç çocuk ağlamadan önce hazırlanmalıdır. Ağlayarak yemek verilmesi sonucu çocuk inatçı olacak ve ağlamamaksızın yiyecek verilmeyeceği mesajı kendisinde yerleşecektir.
  4. Kendine güven: Çocuk ilk adımlarını kendisi atmalı, tökezlenip düşmesinden korkmamalıdır. O düşerken “Aayy” gibi sesler çıkararak bağırmayın. Bir iki kere düşerse hiç aldırış etmeyin.
  5. Şok ve korkular: Çocuklar yüksek sesle bağırma, çağırma ıslık veya çarpma ve darbelerden korkarlar. Ellerinizi çocuğun kulağına yakın çarpmayınız. Kapıyı hızla kapatmayınız veya yüksek sesle bağırmayınız. Bu yolla çocuk olağanüstü seslere karşı korku geliştirir. Çocuk taşınırken iki elle tam olarak desteklenerek düşme korkusundan uzak, zihninde görülmeyen korkunun yaratılmaması için bedene yakın olarak taşınmalıdır. Çocukları yalnız olarak karanlık odada bırakmak onları korkutur. İster uyanık ister uyurken olsun. Çocuk göz önünde olmalı ve annesini duymalıdır. Karanlık onun görmesine mani olur ve annesi uzakta olmasa bile onun kendisine yakın olduğunu göremez.
  6. Gözleme gücü: Küçük çocuklar bütün uyaranlara karşı çok hassastırlar. Bütün uyaranlar sanki düz ve temiz bir kâğıdın yüzeyine hassasça işlenir. Modern psikoloji yetişkinlerin bile geriye giderek. Çocukluk dönemi izlenimlerini ileriye yönelik yansıttıklarından söz eder. Bebeklerin bu döneminde çocukların önünde bir davranışta bulunurken veya bir şey yaparken çok düşünceli davranınız. Bilmekteyiz ki birkaç aylık bebek bile Etrafındaki olan bitenden haberdar olup, sert veya yumuşak davranışlara karşı tepkisini gösterir. Bu nedenle bir yaşın altındaki çocukların öğrenme kabiliyet ve kapasiteleri vardır.

-                Zaman kavramı

-                Temizlik hissi

-                Fiziki gereksinimlerin sürekliliği

-                Kendine güven

-                Korkuyu yenme

-                Konuşma

-                Hoşlandığı ve hoşlanmadığı durumlara tepki

-                Etrafındakilerin davranışların taklit etme.

Bu nedenle daha eğitime, ahlaki ve manevi değerlerin eğitimine bu dönemlerde başlamalıyız. Çocuğa örneğin “Allah birdir:” veya “Biz Ahmediyiz” gibi ifadeler öğretilebilir. Sağ eli kullanma, sağ elle yemek yeme, sağ ayakkabıyı giyme ve yemekten önce “Bismillahirrahmanirrahim” demeyi sizden öğrenecek ve taklit edecektir. Uykudan önce ninni gibi Kuran-ı Kerim’den bazı küçük ayetler okumanın bile kendine özgü nimeti ve mükâfatı vardır. Çocuklara oyuncaklarını ve şeker çikolata vs.yi başka çocuklarla paylaşmaları öğretilmelidir. Doğal olarak çocuk, herşeyin kendine ait olduğundan, herşeyin kendisinin olmasını ister. Tehlikeli bir bıçak veya kesici alet bile olsa çocuğun elinden sakın bir şeyi çekip almayın. Onu ikna edin ve onu kendiliğinden isteyerek size uzatıp vermesini sağlayınız.

 

Üçüncü Aşama İkinci Yaş

Zeka Her çocuğun IQ seviyesine göre öğrenme ve kavrama kapasitesi vardır. Çocukların farklılıkların göz önünde tutunuz ve ona göre davranınız. Bazı çocuklar daha on aylık iken yürümeye başlarlar. Bazıları ise 18 aylık olmalarına rağmen ilk adımlarını atarlar. Bu durumlar çok katı kurallar olmayıp, her ülke için geçerli olmayabilirler.

Çocuk emeklemeye başladığında serbestçe dolaşırken gözünüz üzerinde olmalıdır. Çünkü emeklerken yerden bir şeyler alıp ağzına koyabilir. Yürümeye başladığında sakın onu yürütece koyarak sınırlamayın. Bazı anneler çocuklarının kirlenmelerini önlemek için onları sınırlarlar. Bebeğin eşyaları yıkanıp arınabilir ama onların küçücük zihinlerinde oluşan sınırlandırıcı araçlar yürütece, plastik bezler yıka ve giy gibi hafif giyeceklerin bıraktığı izler silinemez.

Çocuk doğanın kucağında tabiki birinin gözetiminde özgürce oynayıp gezmelidir.  Davranışlarının sınırlandırılması da o derecede zararlıdır. Bu dönem çocukların çevrelerini keşfedip, tanıma ve soru sordukları bir dönemdir. Böyle olunca “Öyle yap, şöyle yapma” talimatları küçük zihinlerinin gelişmesini de engelleyecektir.

Eğer çocuk tehlikeli bir şeyi tutmakta ısrar ediyorsa, dikkatini başka yöne çekerek o maddeyi gözünün önünden kaldırınız. Çocuğu güzel ve hoş sözleri söylemesi için cesaretlendiriniz. Sizin ilgisizliğinizden dolayı çocuk eğer bazı küfür veya hoş olmayan kelimeleri öğrenmiş ise hoşnutsuzluğunuzu belirtiniz. Güzel ve hoş sözler söylediği için onu ödüllendirin. Size soru sorduğunda onların küçücük kafalarını göz önünde tutarak, onlara sabırla cevap verin. Hiçbir zaman çocuğa yalan veya yanlış ifadeler kullanmayın. Onları “Eğer ağlarsan, köpek gelir seni alır götürür” gibi sözlerle korkutmayınız. “Bismillahirrahmanirrahim”i okursan sana şeker vereceğim dediyseniz, bunu kesinlikle yerine getiriniz.

Çocuk konuşmaya başladığında gözlem ve hayal kapasitesi son derece gelişir. Bu dönemde o hayali hikâye ve olaylardan bahseder ve herkesi inandırmaya çalışır. Sakın çocuk yalan söylüyor zannetmeyin. Hayalperest olduğunu da düşünmeyin. Bilakis kısa, sade ahlaki değerlerin üstün geldiğini vurgulayan yüce insanların salih amellerinden bahsederek hayalinin gelişmesine yardımcı olunuz. Cehennem ve cennet tarifleri ile çocuğun zihnini karıştırmayın. Cehennemin ateşi, eziyeti ve cezasından bahsederek, küçücük ruhların şuursuz korkulara kapılarak kekelemek, tik, güvensizlik, kararsızlık vs. gibi davranış bozukluklarına yol açabilirsiniz.

 

Dördüncü Aşama Dört Yaşa Kadar

Daha öncede belirttiğimiz gibi çocuk içgüdüsel olarak gözlemlediği her şeyi taklit eder. Herşeyi aklında tutar. Konuşma ve hareket etme bakımından sonsuz enerji kaynağına sahiptir. İleriki hayatını çizecek bütün bilgileri dinler, öğrenir ve herşeyi kendinde toplar. Bu nedenle onun ilkokulu kitaplarından öğrendiğinden ziyade evde öğrendikleridir. Bu onun ilkokuludur. Onun aracı gözlemler, konusu ise büyük ve yetişkinlerdir. Bu nedenle büyükler, çocuğu ne yapmak niyetindelerse kendilerini onun örneği olarak sunarlar. Aşağıdaki öneriler, çocuğun dimağındaki verimli tarlaya karakter tohumlarının ekilmesi için faydalı olacaktır.

1)  Çocuklar arasındaki kıskançlığı bertaraf etmek için onlara eşit davranın. Eğer bir vakıf çocuğu özel ilgi görür ve ayrıcalıklı muamele görürse, bunu yanlışlıkla üstün olduğuna verebilir ve diğer kardeşlerini aşağılık kompleksine sokabilir. Çocuklara eşitsiz muameledeki dengesizlik onları karşılıklı nefrete iter. Bu nefret gösterilmese de herşeye rağmen nefrete yol açar.

2) Çocuğun asıl ihtiyaçlarının ihmal edilmesi, dikbaşlılık, asosyal davranış ve bazen açıkça isyankârlık olarak açığa vuran gücenikliğe iter. Zaman olur ki çocuklar huzursuz olurlar ve istediklerini elde etmek için ağlarlar veya bağırırlar. Örneğin, baba eve bir sepet meyve getirir ve genç çocuk hemen biraz alıp yemek ister. Çocuğa meyvenin yıkanacağını, silineceğini ve herkesle beraber paylaşılacağını açıklayın. Açıkladığınız gibi yapın, kararlı olun ve yalnız bir kere olacağı için çocuk dikbaşlılık yapsa da aldırmayın. Benzer olarak çocuğa yıkanması ve kardeşlerinin okuldan bir saate kadar dönmesinin bekleneceği ve ondan sonra Allah’ın nimetlerine hep birlikte sahip olunacağı söylenebilir. Bu, sabrın faziletini ve başkaları yokken de paylaşabilme duygusunu geliştirir. Çocuklar bazen önemsiz konularda öfke ve hiddetlerine uyarak kendilerini kaybederler. Son derece hiddetli kışkırtılmış birini sakinleştirmek hemen hemen imkânsız olduğuna göre, büyüklerin daha başında bu durumlardan sakınmaları gerekir. Onunla yumuşakça konuşun, ibadet ederken onu günahtan uzaklaştırarak dikkatini başka bir yöne çekin.

3) İnsiyatifini kullanmasını desteklemek ve cesaretlendirmek için, hedeflerine ulaşmasında yardımcı olmalıyız. Örneğin çocuklar merdivenlere tırmanmak istediğinde ona yardımcı olun. Sadece seyredin ve düşmesi halinde ona yardımcı olmak için orada bulunun.

4) Çocuklar beğendikleri herşeyi sahiplenmek isterler. Bu onların içindeki hırsı teşvik ettiği için önüne geçilmelidir. Bu nedenle paylaşım ve ilgi göstermeyi özendirmek akıllıca olur. Eğer çocuk, ebeveynlerinin itirazlarına rağmen bir şeye sahip olmak için ısrar ederse, ana-baba bir çizgi çekip ‘’HAYIR’’ demelidirler.

5) Çocuk, namus ve doğruluğun ilk kavramlarıyla tanıştırılmalıdır. Ona ait olmayan bazı şeylerin sahibinin onayıyla ödünç alınabileceğini ve kullandıktan sonra geri verileceğini öğrenmelidir. Örneğin, bir oyuncak oynandıktan sonra kardeşine iade edilmelidir.

6) Bu yaşta bir çocuk büyüklerine uymayı ve yardım eli uzatmayı öğrenmelidir. Çocukların bütün isteklerine boyun eğmeyin. Bazı şeylerin onlar tarafından yapılmasının sizin hoşunuza gideceğinin farkında olmalarını sağlayın. Ara sıra çocuklardan büyükler için küçük işler yapmalarını istemek uygundur. Bu onları yardım etmeye ve söz dinlemeye teşvik eder.

Bu kılavuzun gerçek amacı, çocukların aşırı içgüdülerini, vahşi ve sorumsuz toplum fertleri olmaktansa uyumlu yaşamları olması için yönlendirmektir.

Her çocuğun değişik seviyelerde kabiliyetleri vardır. Bazen değişik gizli yetenekler ana babanın bakım ve gözlemlemesiyle kolaylıkla ortaya çıkar ve çıkarılmalıdır da. Bu yetenekler herkesin iyiliği için geliştirilmelidir.

Bu arada, düşkünler için, kendiniz için ve çok sevdiğiniz çocuğunuz için seçtiğiniz asil neden uğruna dua etmeyi unutmayınız.

Takvaya ve hikmete dayanan Huzur’un talimatlarını sürekli öğreniniz. Allah sonsuz rahmetiyle yardımcınız olsun.

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 160

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak...

Video

Downloads: 93

Müslüman Ahmediye Cemaati Başkanı ve Vadedilen Mesih'in 5. Halifesi Mirza Masrur Ahmed Hazret...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler