Mta-türk videolar için tıklayınız.

6-   Cabir (R.A.) Resûlüllah’ın şöyle buyurduğunu işittiğini söylemiştir:

“En yüce zikr “Lâ ilahe illallahu” dur. (Yani Allah’tan başka ibadete layık birisi yoktur.) En yüce dua ise “El-hamdü lillahi” dir. (Yani her çeşit hamd Allah’a mahsustur.)  (Tirmizî) 

7-   Ebu Muse el-Eş’arî (R.A.) Resûlüllah (S.A.V.)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Rabbini zikreden bir kimse ile O’nu zikretmeyen bir kimsenin misali diri ile ölü gibidir.”   (Buharî) 

8-   Ebu Musa (R.A.) şöyle anlatmıştır:Bir yolculuk esnasında Resûlüllah (S.A.V.) ile beraber idik. İnsanlar yüksek sesle “Allahü Ekber” demeye başladılar. Bunun üzerine Resûlüllah (S.A.V.) şöyle buyurdu: “Ey insanlar ! Orta bir yolu benimseyiniz. Siz ne sağıra ne de gaip olana dua etmemektesiniz. Aksine siz dinleyene ve yakın olana dua etmektesiniz ve O, daima sizinle beraberdir.”   (Müslim) 

9-   Ebu Hüreyre (R.A.) Resûlüllah (S.A.V.)’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:

“Allah-ü tebareke ve Te’ala’nın her zaman dolaşmakta olan çok faziletli melekleri vardır. Onlar Allah’ın zikredildiği meclisleri araştırırlar. Allah’ın zikredildiği bir meclise geldikleri zaman o meclisteki insanlarla birlikte otururlar ve kanatlarıyla onları sararlar. Böylece birbirleriyle kanatlanarak o meclisteki insanlarla en yakın göğün arasını doldururlar.[1] İnsanlar dağılınca melekler yükselip semaya çekilirler. Allah azze ve celle onlardan daha iyi bildiği halde, onlara: “nereden geldiniz” diye sorar. Onlar da: “Yeryüzündeki kullarının yanından geldik. Onlar seni tesbih ederler. Seni yüceltirler. Senin birliğini anarlar. Seni överler ve sana yalvarırlar diye cevap verirler. Allah (C.C.) onlara tekrar kullarının neyi istediklerini sorar. Melekler de “Senin cennetini arzu ederler” diye cevap verirler. Allah da “Cennetimi gördüler mi ki? der. Melekler de: “Hayır ya Rabbî “ derler. Bunun üzerine Allah: “Eğer benim cennetimi görselerdi o zaman durumları ne olurdu? “ der. Melekler de “Kulların sana sığınırlar” derler. Allah: “Neden bana sığınırlar” ? diye sorar. Melekler de: “Ateşinden ya Rabbî” diyerek açıklama yaparlar. Allah yine: “Ateşimi gördüler mi ki” ? diye sorar. Melekler de: “Hayır” derler. Bunun üzerine Allah: “Eğer ateşimi görselerdi durumları ne olurdu”? der. Melekler: “Kulların senden bağışlamanı dilerler” derler. Bunun üzerine Allah: “Onları bağışladım. Benden her ne dilediyseler onlara verdim ve her neden bana sığındılarsa ondan onları korudum” der. Melekler de “Ya rabbî ! Aralarında çok günah işleyen şöyle bir kulun da vardır. O, oradan geçerken onların içine oturdu” derler. Bunun üzerine Allah: “Onu da bağışladım. Beni zikreden kullarımla birlikte oturan birisi de şanssız değildir” der.  (Müslim)


[1] Bu mecazi bir ifadedir ve Rablerini zikreden insanlar üzerinde Allah’ın rahmetine işaret etmektedir.


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 158

Müslüman Ahmediye Cemaati 3. Halifesi Hz. Mirza Nasır Ahmed’in bir konuşmasından metne aktarılmış olan bu kitapta Hz. Mirza Gulam Ahmed

Video

Downloads: 64

İslam'da Hilafet nedir? Kuran-ı Kerim'de nasıl anlatılmıştır? Asr-ı Saadet döneminde hil...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler