Mta-türk videolar için tıklayınız.

Kuran-ı Kerim’in beyan ettiği gibi namaz bir müminin esas vasıflarından biridir. Hak Tealacc Kuran-ı Kerim’de:

“Bu mükemmel bir kitaptır. Bunda hiç şüphe yoktur. Allah’tan sakınanlara yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar. Namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiklerimizden harcarlar.”[1]buyurmuştur.

Namaz günahlardan korunmak konusunda bize yardımcı olur. Bizi gittikçe Rabbimize yaklaştırır ve hayırlı işler yapmamızı teşvik eder. Böylece namaz bizi arındırır. Bu kadarla kalmayıp namazın bize başka birçok faydaları da vardır. Namaz insanı yaratıcısına yaklaştırır. Kul ibadet ederek Rabbinin en güzel sıfatlarını yansıtır ve böylece devamlı dünyaya bağlı olan ve onu seven bir insanı düşük seviyesinden, Yüce Allah’ıncc sevgili bir kulu olarak daha yüksek ahlaki ve manevi seviyelere yükseltir. Kuran-ı Kerim namazın bu özelliğini:

“Bu kitaptan sana vahiy edileni insanlara okuyup anlat ve namazı da ikame et (bütün şartlarıyla dosdoğru kıl). Şüphesiz namaz insanı bütün kötülüklerden, çirkin iş ve hareketlerden alıkoyar. Allah’ıcc anmak şüphesiz en yüce bir iştir. Allah bütün yaptıklarınızı bilir.”[2] diyerek beyan etmiştir.

Namaz ruh ve kalp temizliğinin kesin ve tecrübe edilmiş bir ilacıdır. Biz Yüce Allahcc ile ancak namaz vasıtasıyla canlı bir ilişki kurabiliriz. Hak Tealacc Kuran-ı Kerim’de:

“Allah’ın Kitabını okuyan ve namazı da ikame eden (şartlarına göre dosdoğru ve cemaat ile birlikte kılan); keza kendilerine verdiklerimizi hem gizlice hem de açıkça Allah yolunda harcayanlar, hiçbir zaman zarara uğramayacak olan bir ticaret peşindedirler. Çünkü bunun neticesinde Allahcc onlara mükafatlarını tastamam verecektir ve kendi lütfundan daha da çoğaltarak bahşeyleyecektir. O, şüphesiz çok bağışlayan, çok takdir edendir.”[3] buyurmuştur.

Hz. Resulüllah’ınsav beyan ettiğine göre, namaz bir müminin manevi hayatının zirvesidir. Bu, Allah’acc ibadet etmenin doruğudur. Hz. Resulüllahsav ayrıca; namaz bir müminin Rabbi ile alakasını sağlar buyurmuştur.

İçten bir duanın hiçbir zaman boşa gitmediğini unutmamalıyız. Bazen Yüce Allah’ıncc derin sevgisi neticesinde gözlerimiz yaşlarla dolar. Bazen de bu sevgi gönlümüzü sevince boğar. Bütün bu hisler namazımızın diri olduğunu kanıtlamakta, anlamlı ve faydalı olduğuna işaret etmektedir. Yoksa kuru bir namazın formalite olarak eda edilmesi insana herhangi bir fayda sağlamaz. Böyle namaz kılmak, istemeyerek bir emire boyun eğmek gibi bir şeydir. O bakımdan her namaz kılmaya başlayan bu yüce gayeyi göz önünde bulundurmalı ve namazlarını diri tutmaya çalışmalıdır.

Namaz, itaat ve alçakgönüllülüğü ifade eden bütün hareket ve davranışları kendi bünyesinde toplamıştır. Namaz kılanlar sıralar halinde, saygı ile imamın arkasında yer alırlar.

İmamın arkasında sıra halinde duran müminlerin namaz kılarken imamın sesine uyarak, onun hareketlerine göre hareket etmeleri gerekir. İmam her hareketten önce “Allahü Ekber” der. Yalnız rüku’dan kalkarken “Semiallahü Limen Hamideh” der. Bunun  anlamı; “Allah şüphesiz kendisini methedenlerin methini dinler” demektir. İmam bu kelimeleri yüksek sesle söyleyince onun arkasında namaz kılanlar sessiz olarak “Rabbena ve lekel hamd, Hamden kesiren tayyiben mübareken fihi” diyerek dururlar ve ellerini de yanlarına indirirler.

Ciddiyet ve tevazu namazın özetidir. Allahcc inananlara:

“Huşu ile namazlarını eda eden müminler şüphesiz başarıya ulaşmışlardır.”[4] diyerek nasihat eder.

Hz. Resulüllahsav: Allah’ıncc bir kulu Yüce Allah’ıncc rızası uğruna tevazu gösterdiği zaman Yüce Allahcc böyle bir kula kendi katında yüksek bir derece ihsan eyler, buyurmuştur. Bu hadiste “Rafa’a” kelimesi kullanılmıştır. Arapça bir kelime olan “Rafa’a” yükseltmek demektir. Bu, Allahcc onu bedeniyle gökyüzüne kaldıracak demek değildir. Şüphesiz bunun anlamı Allahcc kendi katında yüksek bir derece verecek demektir.

Gerçek tevazu ancak Yüce Allah’ıncc sıfatlarını derinlemesine düşünmek yoluyla elde edilebilir. Bir insan Yüce Allah’ıncc gerçek yüceliğini kavradığı zaman, alçakgönüllü ve mütevazi olmaktan başka bir yol benimseyebilmesi mümkün değildir.

 

[1] Bakara (2) Suresi; ayet 3-4

[2] Ankebût (29) Suresi ayet 46

[3] Fatır (35) Sûresi; ayet 30-31

[4] Müminun (23) Suresi, ayet 2 ve 3


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 330

İsa Mesih'in çarmıh hadisesi nasıl oldu. Peki çarmıhtan sonra göğemi yükseldi? Yoksa hayatına devammı etti. Şu an göktemi? Yoksa ve...

Video

Downloads: 47

2010 Yılı Uluslararası Yıllık Toplantıda Huzur'un (ATBA) 2. Gün Yaptığı Konuşma

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler