Mta-türk videolar için tıklayınız.

İmam Allah-u Ekber diyerek ellerini kulakları hizasına kaldırır ve daha sonra sağ kolu sol kolunun üzerine gelecek şekilde göğüs kafesi üzerinde birleştirir ve namaz kılmaya başlar. Namaz kılan tam bir huşu ile Rabbinin (c.c.) huzurunda durur. Namaz kılanın elleri tam bir saygı ile göğsünün üzerinde bağlı olur ve o, ayakta namaz kılar. Bu duruma “kıyam” denir.

Ancak kıyamın mahiyeti konusunda da anlaşmazlık vardır. Bazı kimseler ellerini göbeklerinin biraz altında; diğerleri ise göbeklerinin üstünde; yine başkaları da biraz daha yukarıda bağlarlar. Bütün bunlar birer saygı işaretidir. Bu küçük farklılıklar için birbirimizle kavga edecek kadar bağnaz olmamalıyız. Şunu da unutmayalım ki Malikilerle Şiiler ellerini asla bağlamazlar. Aksine yanlarına doğru sarkıtırlar. Hz. Resulüllah’ınsav böyle yaptığını gösteren bir tek hadis mevcut değildir. Buna rağmen böyle yapanların namazlarının doğru olmadığını iddia edemeyiz. Hiçbirimiz bu hakka sahip değiliz. Tekbir-i Tahrimeden sonra tek başına sessizce şu sena okuyarak Rabbimizi methetmeliyiz:

Okunuşu: Sübhaneke allahümme ve bihamdike ve tebareke kesmüke ve teala ceddüke vela ilahe gayrük.

Anlamı:  Ey Allah’ım! Gerçek pak olan Sensin ve gerçek hamd Senindir. Senin ismin mübarektir. Senin şanın pek yücedir. Senden başka ibadet edilmeye lâyık olan yoktur.[1]

Bazı hadislerde Hz. Resulüllah’ınsav bunun yerine başka bazı dualar okuduğu rivayet edilmişse de genel olarak Müslümanlar arasında yaygın olan dua budur. Bu duadan sonra “taavvuz okunur. Sessizce okunan taavvuz şöyledir:

Okunuşu: Eûzübillahi mineşşeytanirracim

Anlamı: Yüce Allahcc tarafından kovulmuş olan şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.

Taavvuzdan sonra imam sessizce veya yüksek sesle besmele okur. Cemaat ise besmeleyi daima sessizce okur:

Okunuşu: Bismillahirrahmanirrahim

Anlamı: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlıyorum.

Bazı rivayetlere göre Hz. Resulüllahsav Besmeleyi bazı zamanlarda yüksek sesle okurdu. Fakat bazı zamanlarda sessizce içten okurdu. Müslümanlar arasında, özellikle bazı Arap ülkelerinde Besmele genellikle yüksek sesle okunur. Ancak Hanefilerle bazı diğer Müslümanlar Besmeleyi sessizce içten okurlar.

Besmeleden sonra imam Fatiha suresini okur. Sabah, akşam ve yatsı namazlarında imam bu sureyi yüksek sesle okur. Ancak öğle ile ikindi namazlarında bu sure sessizce okunur. Hem imam hem de arkasındaki cemaat bu iki namazda bu sureyi sessizce okurlar. İmam bu sureyi yüksek sesle okuduğu zamanlarda bile cemaat bunu sessizce okur. İmam bir ayeti bitirdiği zaman biraz ara verince cemaat aynı ayeti sessizce içinden okur.

Okunuşu: Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Elhamdülillâhi rabbil âlemin. Errahmanir rahim. Mâlikî yevmiddin. İyyâke nâğbüdü ve iyyâke nesteîn. İhdinassıratel müstâkîm. Sırâtellezîne en’amte aleyhim, Gayril mağdûbî aleyhim veleddâllîn.

Anlamı: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla (okumaya) başlıyorum. Bütün hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, Rahman ve Rahim’dir. (İnsanların) mükâfatlandırılacağı yahut cezalandırılacağı günün sahibidir. (Ey Allah’ım!) Biz ancak Sana ibadet eder ve ancak Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola; mükâfatlandırdığın kimselerin yoluna; gazabına uğramamış olanların yahut (sonradan) sapmamış olanların yoluna ilet.

Fatiha suresinin sonunda Cemaat yüksek sesle “Amin” der. Yani, dualarımızı kabul eyle ya Rabbi!

Unutmamalıyız ki Malikiler, Şafiiler ve Hanbeliler, “Amin”i yüksek sesle, Hanefiler ise içten söylerler. Her iki yol da doğrudur. Amin’i yüksek sesle yahut içten söylemek namaz bozucu olmamalıdır. İbadet eden yüksek sesle mi yahut içten mi, hangi yolu isterse benimseyebilir. Hiç kimsenin buna itiraz hakkı yoktur. Fakat, Amin derken diğer ibadet edenlerin ibadetine mani olmamalıdır. İmam daha sonra Kuran-ı Kerim’in bazı ayetlerini okur. En az üç kısa ayet yahut bir tek uzun ayet okuyabilir. Aynı şekilde kısa bir sure de okuyabilir. Mesela:

Kevser suresi

Okunuşu: Bismillahirrahmanirrahim. İnna a’taynakel Kevser. Fesalli li Rabbike venhar. İnne şanieke hüvel ebter.

Meali: Sonsuz kerem ve rahmet eden Al­lah’ın adıyla (okuyorum.) Şüphesiz Biz, sana Kevser verdik. (Bunun karşısında şükranını göstermek üzere) Rabbine ibadet et ve fedakârlıkta bulun. Şüphesiz, ancak senin düşmanın erkek evlattan mahrum kala­caktır.

İhlas suresi

Okunuşu: Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Kulhûvallahü ehad. Allahüssamed. Lem yelid ve lem yüled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Meali: Sonsuz kerem ve rahmet eden Al­lah’ın adıyla (okuyorum.) De ki: “Allah, tektir. Herkesin muhtaç olduğu Allah, (hiç kimseye muhtaç değildir.) O, ne (kimseyi) doğurdu, ne (de biri tarafından) doğruldu. (Sıfatlarında da,) kimse O’na denk (veya ortak) değildir.”

Felak suresi

Okunuşu: Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Kul e’uzu birabbilfelak. Minşerri ma halak. Ve min şerri ğasikin iza vekab. Ve min şerrinneffasati fil'ukad. Ve min şerri hasidin iza hased.

Meali: Sonsuz kerem ve rahmet eden Al­lah’ın adıyla (okuyorum.) De ki: “Ben, (eşyaları) yararak (yenisini) yaratan Rabbe sığınırım. O’nun yarattıklarının (iç ve dış) kötülüğünden, karanlık yayanın, karanlığı yaymasının kötülüğünden, bağları (ko­parmak için) üfürenlerin kötülüğünden, haset edenin, haset ettiğindeki kötülüğünden, (O’na sığınırım.)”

Nas Suresi

Okunuşu: Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Kul e'uzu birabbinnâs. Melikinnâs. İlahinnas. Min şerril vesvasil hannas. Ellezi yüvesvisü fi sudurinnas. Minel cinneti vennas.

Meali: Sonsuz kerem ve rahmet eden Al­lah’ın adıyla (okuyorum.) De ki: “Bütün insanların Rabbine, bütün insanların hükümdarına, bütün insanların İlâhı olan (Al­lah’a) sığınırım. Çok vesvese yaratıp, geri çekilenin kötülüğün­den (de,) insanların kalplerine vesvese sokan, hem cinlerden hem (de) insanlardan olanların kötülüğünden (de Al­lah’a sığınırım.)”

Yukarda mealleriyle birlikte verdiğimiz sureler sadece birer örnek olarak verilmiştir. İmam Fatiha suresini okuduktan sonra Kuran-ı Kerim’in hangi kısmını isterse okuyabilir.

İmam Kuran-ı Kerim okuduğu zaman arkasındaki cemaat sessizce okuduğu Kuran-ı Kerim’i dinlemelidirler. Hak Tealacc Kuran-ı Kerim’de:

buyurmuştur. Yani: Kuran-ı Kerim okunduğu zaman onu dikkatle dinleyin ve susun ki merhamet edilesiniz.[2]

Hz. Resulüllah’ınsav bir sahabesi Hz. İbade B. Samitra şöyle rivayet eder; Bir sabah namazı esnasında Hz. Resulüllahsav arkasında namaz kılmakta olan bazı kimselerin fısıldamalarından dolayı rahat bir şekilde Kuran-ı Kerim’i okuyamadı. Namazı bitirdikten sonra Hz. Resulüllahsav ashaplara, kendilerinin de onun arkasında Kuran-ı Kerim’in ayetlerini okuyup okumadıklarını sordu. Ashaplar, evet Ya Resulüllahsav diye cevap verdiler. Bunun üzerine o, şöyle buyurdu: “Fatiha Suresi dışında imamın arkasında Kuran okumayınız. Fatiha suresi ise namazın ayrılmaz bir parçasıdır.”

Cemaatlerde herkesin Hz. Resulüllah’ınsav bu nasihatine uyması ve diğer ibadet edenlerin ibadetine mani olmaması gerekir.

 


[1] Tirmizi Kitab-üs salat; Sünen Nesai; Kitab-ül İftah

[2] Araf (7) suresi; 205


Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler