Mta-türk videolar için tıklayınız.

Her Müslüman, namazın farzlarını cemaat ile birlikte kılmalıdır ve elinden geldiğince buna dikkat etmelidir. Camiler, cemaatle birlikte namaz kılmak için inşa edilir. Bir hadisin bildirdiğine göre cemaatle birlikte kılınan namazın sevabı, tek başına kılınan namazın sevabından yirmi yedi kat fazladır.[1]

İmam mümkün olduğu kadar takva sahibi ve Kuran-ı Kerim bilgisine sahip olmalıdır ve cemaat tarafından seçilmelidir. Aynı şekilde imam, Müslümanların halifesi yahut onun onayladığı amir tarafından da tayin edilebilir. Herkim imam tayin edilirse, bütün Müslümanlar onun arkasında namaz kılmalıdırlar. Hatta eğer onun imamlık mertebesine uygun olmadığı bilinirse bile, yine de değiştirilmediği müddetçe her Müslüman’ın onun arkasında namaz kılması gerekir. Bazı kimseler imama itiraz etmeye kalkışırlar. Onlar için aşağıdaki hadis aydınlatıcı olacaktır:

Okunuşu: An ebî hüreyrete kâle, kâle Resulüllahi sallallahu aleyhi ve selemle essalâtül mektubete vacibetün halfe külli müslimin barren kana ev faciren ve in amilel kebaire [2]

Anlamı: Ebu Hureyrera, Hz. Resulüllah’ınsav şöyle dediğini rivayet etmiştir: İmam olduğu takdirde her Müslüman’ın arkasında farz namazı eda etmek (diğer Müslümanlara) vaciptir. İster imam hayır ameller yapan birisi olsun; isterse günah işleyen birisi olsun. Hatta eğer kebair (büyük günahlar) işleyen birisi (imam olursa, onun arkasında namaz kılmak diğer Müslümanlara vacip olur.)

Eğer bir namaz anında iki yahut daha fazla Müslüman, camiden uzak olursalar, namazın farzlarını tek başına eda etmeleri uygun değildir. Aksine hep birlikte cemaat olarak bir imamın arkasında namazı eda etmeleri gerekir. Eğer yalnız iki kişi olursa onlardan birisi imam olabilir. Her ikisi birlikteyken; imam sol tarafta, ikinci şahıs ise imamın sağ tarafında namaza durmalıdır.

Eğer evde namaz kılınırsa ve imamın ailesinden bir bayan imam ile birlikte namaz kılmak isterse o, imamın solunda durmalıdır. Eğer iki erkek namaz kılarken daha sonra başka şahıslar da gelerek namaza katılmak isterlerse, imamın her iki tarafında saf halinde durmaları gerekir. Öyle ki imam ortasında bulunsun. Normal durumlarda, yani üç veya daha fazla Müslüman’ın namaz kılması durumunda, imam onların önünde duracak ve bütün cemaat yüzlerini kıbleye doğru çevirecektir. Ancak zorunlu durumlarda, mesela yer darlığı dolayısıyla, imam ilk safın ortasında diğer Müslümanlarla birlikte duracaktır.

Bazı fıkıhçılara göre imamın arkasında son safta en az iki kişi olmalıdır. Onlara göre eğer son safta tek kişi olursa o, önündeki saftan birisini nazikçe arkaya çekebilir ki son safta en az iki kişi yan yana namaz kılabilsin.

Ancak diğer fukaha (din bilginleri) buna izin vermezler. Onlara göre namaz halinde olan birisini arkaya çekmek, hem onun hem de diğer namaz kılanların namazına mani olmak ve cemaatin dikkatini dağıtmak demektir ve bu asla uygun değildir.

Hatırda tutulması gereken diğer bazı hususlar

1-   Hz. Resulüllah’ınsav bir buyruğuna göre ön safta namaz kılmak, arka saflarda namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Bunun nedeni daha erken gelenler, namazın başlamasından önce zamanlarını zikr-i İlâhî (Allahıcc anmak) ile geçirirler. Demek ki onlar, daha sonra gelen Müslümanlara göre daha fazla hayır işlemiş ve böylece Rablerinin rızasına daha fazla ermiş olurlar.

Hz. Resulüllah’ınsav başka bir buyruğuna göre, ilk saf tamamlanmadan ikinci saf oluşturulmamalıdır. Demek ki ilk safta namaz kılanlar Rablerini daha fazla zikretmek ve O’na daha fazla dua etmek fırsatını elde etmiş olurlar. Tabii ki Yüce Allahcc katında onların mertebesi, namaza daha sonra katılanlara göre daha yücedir. Sonradan gelenlerin daha arka saflarda namaz kılmaları, dolayısıyla ilk saflardakiler kadar zikr-i İlâhî ile meşgul olamamaları bir gerçektir.

2-   Eğer cemaat namaza başlamışsa, sonradan gelenler hemen cemaate iştirak ederler. Cemaat hangi durumda ise, mesela kıyamda ise sonradan gelenler de kıyama dururlar. Eğer cemaat secdedeyse, sonradan gelenler de hemen secdeye kapanırlar. İmam, selam vererek namazı bitirdiği zaman yüzünü sağa ve sola çevirir. Ancak namaza sonradan iştirak eden kimse, imam selam verdiği zaman selam vermeyip hemen kıyama kalkmalı ve kalan rekâtları tamamlamalıdır.

3-   Namazın belli bölümleri vardır. Her birine rekât denir. Namazların farzları iki, üç yahut dört rekât olur. Her rekât aşağıdaki kısımlardan oluşur.

a-       Kıyam, yani ayakta duruş şekline verilen addır.

b-       Rüku, yani elleri dizlerin üzerine koyarak eğilmektir.

c-        Kavme, yani elleri aşağıya sarkıtarak yeniden doğrulmaktır.

d-       Secde, yani başı belli bir şekilde yere koymaktır. Bilindiği gibi her rekatta iki secde vardır.

e-       Celse, iki secde arasında oturuş şeklidir.

f-         Kade, iki secdeden sonra oturuşa verilen isimdir.

Eğer sonradan iştirak eden birisi rükudan önce yahut rüku anında namaza katılırsa o rekatı eda etmiş sayılacak ve onu tekrar etmesine gerek kalmayacaktır. Eğer o, kıyam ile rükuyu kaçırır ve daha sonra namaza katılırsa, bu durumda imam her iki selamı verdikten sonra namazı bitirdiği an, sonradan namaza iştirak eden kişi selam vermeyip kıyam edecek ve kaçırdığı rekâtı kılacaktır.

4-   Cemaat bir imam arkasında namazı kılmaya başlarsa, hiçbir Müslüman sünnet yahut nafile namazı eda etmemelidir. Eğer birisi imamın cemaatle birlikte namazı başlatmasından önce sünnet namazı kılmakta ise, namazını da bir saf ortasında kılıyorsa, namazı hemen bozarak cemaate iştirak etmesi gerekir. Ancak eğer cemaatten uzak bir yerde namaz kılıyorsa ve ilk rekâta kolayca katılabileceğinden eminse, bu durumda o namazı tamamlayabilir. Aksi takdirde namazını bozarak cemaate katılması uygun olur.

5-   Cemaat namaza başlamışsa, sonradan gelenlerin koşarak cemaate katılması yasaktır. Sonradan gelenler gürültü çıkarmadan cemaate iştirak etmelidirler.

6-   Kadınlar, erkeklerin önünde namaza duramazlar. Bunun sebebi kadınların iffetini ve hürmetini korumaktır. Onun için kadınların safları daima erkeklerin arkasında olur. Kadınlar bu durumda erkeklerin orada bulunmalarından etkilenmeyip serbestçe namaz kılabilirler. Ancak kadınlara namaz kılmaları için ayrı bir yer tahsis edilirse daha uygun olur. Bundan anlaşıldığına göre bir kadın erkeklere imam olamaz. Kadın ancak, kadınlara imam olabilir. Diğer bir ifade ile bir kadın, hem kadınlara hem de kız olsun erkek olsun küçük çocuklara imam olabilir, fakat erkeklere imam olamaz.

7-   Kadınlar, cemaatle birlikte namaz kılmak için ezan okumazlar. Sadece kadınların olduğu durumda, kadın imam olursa ilk safın ortasında durur; erkek imam gibi cemaatin önünde durmaz. Kadınlar için genel kural budur.

8-   Eğer imam bir hata yaparsa, onun arkasındaki cemaat aşağıdaki yollardan uygun olanına başvurmalıdır.

a-       Eğer imam Kuran-ı Kerim’in bir ayetini yanlış okursa, yahut herhangi bir ayeti unutursa, cemaat arasından o ayeti bilen birisi, ilgili kelimeyi yahut ayeti yüksek sesle ve anlaşılır bir şekilde okuyarak imamın hatasını düzeltir ve böylece ona yardımcı olur.

b-       Eğer imam namazdayken başka bir hata yaparsa cemaat arasından birisi “Subhanallah” diyerek imamın dikkatini çeker. Yani herçeşit eksiklikten uzak olan ancak Allah’tır. İmam böylece bir hata yaptığını anlayacak ve hatasını hemen düzeltecektir. Ancak eğer hatasının farkına varmazsa, arkasındaki cemaat ona yine de mutlaka uymalı ve hiç kimse onun yaptığının aksini yapmamalıdır. Demek ki imamın yaptığı hatada bile herkes ona tabi olmaya mecburdur. Ancak namaz bittikten sonra ona yaptığı hata konusunda bilgi verilir. Böylece imam tekrar cemaate imamlık yapacak ve iki secde ederek hatasını adeta Rabbine itiraf ederek O’ndan af dileyecektir. Bu iki secdeye “Sehiv secdeleri” denir. İmam bu secdelerden sonra tekrar “Esselamü aleyküm ve rahmetullah” diyerek sağa ve sola selam vererek namazını böylece tamamlamış olacaktır.

9-   Eğer kadınlardan birisi imamın bir hatasına işaret ederek onun dikkatini çekmek isterse, o yüksek sesle “Subhanallah” diyemez. Aksine o, el çırpmalıdır. Kadınların el çırpmaları imama bir hata yaptığını hatırlatır. Eğer bir kadın namazda imamlık yapmaktaysa, onun arkasındaki kadınlar hatasını iki şekilde düzeltebilirler. Birincisi onun yanlış okuduğu bir ayeti düzgün okumaktır. İkincisi “Subhanallah” diyerek onun hatasına işaret etmek ve böylece hatayı düzeltmektir. Duruma göre bu iki yoldan uygun olanına başvurulabilir.

10-   İmam namazını arkasındaki cemaati bıktırıncaya kadar uzatmamalıdır. İmam, cemaat arasında yaşlı, hasta ve zayıf insanlar bulunabileceğini, keza namazdan sonra önemli işlerle meşgul olacak insanların da mevcut olabileceğini unutmamalıdır.

 

[1] Sahih-i Buhari; Kitab-üs salât

[2] Sünen Ebi Daud; Kitab-üs Salât


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 162

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak...

Video

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler