Mta-türk videolar için tıklayınız.

Huzur-i Enver (Atba)18 mayıs 2018’de Londra’da Beyül Futuh camisinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden Bakara suresinin 184. Ayetini ve tercümesini okudu.

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Tercümesi: Ey inananlar, oruç tutmak siz­den öncekilere farz kılındığı gibi (her tür­lü manevi ve ahlâki fenalıklardan) korunasınız diye, size (de) farz kılınmıştır.

 

Devamını oku...

 

Huzur-i Enver (Atba) 4 mayıs 2018’de Londra’da Beyül Futuh camisinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra  şöyle buyurdu:

Hz. Mesih-i Mevud (as) bir yerde şöyle der: Hz. Nebi-yi Kerim (sav) dünyaya teşrif ettiği zaman, Arap kavminin kültürü, ahlakı ve maneviyatı ne haldeydi. Her evde kavga, içki, zina, gasp, kısacası her türlü kötülük mevcuttu. Hiçbirinin Yüce Allah ile alakası yoktu ve hiçbiri yüksek ahlaki vasıflara sahip değildi. Ama hz. Resulüllah (sav) geldiğinde onlar İslam’a girince onlarda öyle bir Allah sevgisi ve birlik ruhu oluştu ki her biri Allah yolunda ölmeye razı oldular. Onlar biatin hakikatini gösterdiler ve amelleriyle örnek oldular. Hz. Resulüllah’ın (sav) sahabeleri o kadar vefa örneği gösterdiler ki bunun bir benzeri ne daha önce görüldü ne de ilerde görülür. Ancak Allah-u Teala isterse yine de öyle yapabilir. O örneklerde başkaları için fayda vardır. Hz. Mesih-i Mevud (as) kendi cemaati ile ilgili olarak, Allah-u Teala öyle örnekler yaratabilir, der.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 20 nisan 2018’de İspanya’da Beşaret Camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra  fussilet suresinin 34. Ayetini okudu:

وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَا اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّنٖى مِنَ الْمُسْلِمٖينَ

Tercüme: Allah’a çağıran, (yerli yerinde) iyi işler yapan ve şüphesiz ben itaat edenlerdenim diyenden daha gü­zel sözlü kim olabilir? Bu ayet, bir müminde olması gereken bütün özellikleri ihtiva etmektedir. Allah-u Teala’nın bildirdiği bu üç konu yahut özellik eğer birisinde mevcut olursa onun hayatında ve toplumda bir inkılap gerçekleşebilir. Bu üç şey; Tebliğ yapmak, salih ameller yapmak ve itaatkarlığın örneğini sergileyerek şunu ilan etmek: Ben, Allah-u Teala ve O’nun resulünün bütün emirlerine uyan, yahut gücüm yettiğince uymaya çalışan birisiyim. Bunlardan ilki bir mümini, dinî ilim öğrenen ve onu dünyaya öğreten birisi haline getirir. Başkalarına öğretmeye ancak, onları şeytanın pençesinden ve tasallutundan kurtarmak için kalp sancısı ile bir çırpınış ve ilgi olduğunda dikkat çevrilebilir. Allah korkusu taşıyan ve Allah’a yaklaşmanın yollarını arayanlar ancak bu çaba ve cihadı yapabilirler.

 

Devamını oku...

Daha önceki Ramazanlarda ne salih amel işlemişsek, hangi takvayı edinmişsek ve hangi makama erişmişsek manevi makama, bundan istifade etmeliyiz. Bu Ramazan ayında kendimizi incelemeliyiz, biz geçen Ramazanda hangi makama erişmişsek bu Ramazanda da o makam bizde devam etmekte midir yoksa bizden uzaklaşmış mıdır?

Eğer biz eski makamımızdan bile uzaklaşmışsak o zaman bu Ramazanın bize ne bereketi kalmıştır. Allah-u Teâlâ "Siz bu belli günlerde oruç tutarsanız iyi davranışlarda bulununuz, sâlih amel yapınız ki Allah-u Teâlâ’ya yakınlık kazanasınız." der, eğer sizde hiçbir değişiklik olmazsa biz takvayı edindik diyebilir misiniz?

Yüzde yüz gerçek olan bir şey vardır ki Allah-u Teâlâ’nın sözleri hiçbir zaman yanlış değildir, insan yanlıştır insan yanlışlığı yapar. Bu nedenle kesin olan ne varsa orada bizde eksiklikler, zayıflıklar vardır. Ya biz bu Ramazandan ve geçmiş Ramazanlardan faydalanmamışızdır veya biz geçici olarak bir iyilik edinmişizdir ondan sonra zaman geçince biz bunlardan vazgeçmişiz ve uzaklaşmışızdır.

Devamını oku...

30 mart 2018 cuma hutbesi-Yüce insanlar:Ashab-ı Kiram

Huzur-i Enver (Atba) 23 mart 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Hz. Resulüllah’ın (sav) sahabelerinden biri de Abdullah bin Amr bin Haram’ın oğlu olan hz. Cabir bin Abdullah idi. Hz. Abdullah bin Amr bin Haram’dan önceki Cuma hutbesinde bahsetmiştim. Hz. Resulüllah (sav) onun şehit olmasından sonra şöyle buyurmuştu: Allah-u Teala ona, her ne arzun varsa söyle gerçekleştireceğim, buyurdu. O dedi ki Ey Allah’ım! Benim arzum yeniden hayata döndürülerek dünyaya gönderilmek ve Senin yolunda tekrar şehit olmaktır. Allah-u Teala, “bu asla olamaz, çünkü ölen bir daha dünyaya döndürülmez,” buyurdu. Ne olursa olsun bundan, onun fedakarlığının seviyesi ve Allah-u Teala’nın ona karşı olağanüstü davranışı anlaşılmaktadır. Onun oğlu olan Cabir bin Abdullah daha çocukken biat etmişti.  Hz. Abdullah bin Amr bin Haram’dan bahsedilirken şu da anlatılmıştı: O, oğluna dedi ki, benim yahudiden aldığım borcu, bahçenin meyvelerini satarak öde. Oğlu da onu ödedi.

 

Devamını oku...

Mükemmel İnsanlar: ASHAB-I KİRAM

Huzur-i Enver (Atba) 16 mart 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Hz. Mesih-i Mevud (as) bir yerde ashabı kiram’ın (ra) makam ve mertebesini açıklayarak şöyle buyurur: Ashab-ı Kiram (rıdvanullahi aleyhim ecmain), hz. Resulüllah’ın (sav) siretinin apaydınlık bir ispatıdır. Şimdi bir şahıs bu delilleri yok ederse sanki o hz. Resulüllah’ın (sav) peygamberliğini zayi etmek istiyor demektir. İşte ancak, ashabı kirama değer veren birisi hz. Resulüllah’a (sav) gerçekten değer verebilir. Ashab-ı Kiramın değerini bilmeyen Peygamber Efendimizin kadrini de bilmez. Çünkü hz. Resulüllah’ı (sav) sevip de ashab-ı kirama düşmanlık edilemez. Ashab-ı Kiram’ın o pak cemaati, peygamberlerinden (sav) asla ayrılmadılar ve onun yolunda can vermekten de geri durmadılar. Onlar hz. Resulüllah’a (sav) itaate kendilerini öyle verdiler ki bunun için her sıkıntı ve musibete katlanmaya her zaman hazır idiler. İşte bu, ashab-ı kiramın yüce makamıdır, her Ahmedinin bunu göz önünde bulundurması gerekir. Sahabelerin sireti bizim için örnektir, bizim bunu hayatımızın bir parçası haline getirmek için çabalamamız lazım.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 2 mart 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Hz. Resulüllah (sav) ümmetine, ahlakın yüce seviyelerini elde etmelerini ısrarla vurguladı. Müslümanlar genellikle Peygamber sevgisini dile getirmesine getirirler, fakat Peygamber Efendimizin nasihatleri ve sünnetine göre amel etmek neredeyse yok denecek seviyededir. Müslümanların bu durumunu dikkate alarak Allah-u Teala hz. Mesih-i Mevud’u (as) gönderdi. Ancak bu insanlar buna da ilgi göstermeye yanaşmadılar ve hz. Mesih-i Mevud (as) ve ona inananlara son derece pis ve küfürlü bir dil kullanırlar ve bunun da sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyorlar, söylediğim gibi dünyanın her yerinde gayri müslimler onları şiddetle eleştiriyorlar. Onların bu hali biz Ahmedilerin dikkatini şu yöne çekmeli ki biz bütün gayretimizle İslam’ın talimatı ve Peygamber Efendimizin sünneti olan yüce ahlakı edinmeye çalışmalıyız.

Üstün ahlak edinmek, her durumda güzel ahlak sergilemek, evde, toplumda ve her düzeyde yüce ahlak göstermek, eş dost tanıdıklara da başkalarına da güzel ahlak ile davranmak konusunda İslam’ın verdiği kadar talimat başka dinlerde o kadar ayrıntılarıyla açıklanmamıştır. Ancak ne yazık ki bu konuda genellikle en düşük görülenler de Müslümanlardır. Gayri müslimler onları eleştirirler, çünkü Müslümanların davranışları söylediklerine aykırıdır.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 16 şubat 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Ben Allah’a iman ediyorum diyen bir müminin, Allah’ın, “Ben cinleri ve insanları ibadet için yarattım,” hükmünü daima dikkate alması gerekir. Sonra ibadetin yolu da anlatıldı. İbadette dış hareketler ve hareketsiz durmak da vardır, dua kelimeleri de vardır. Buna zikir de denir. Namazda bunların her ikisi de vardır; zahiri hareketler de var, zikir de var.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba), 2 şubat 2018 tarihinde Londra Beytül-Futuh Camiinden verdiği Cuma hutbesinde Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra Mümin suresinin 1 ila 4. Ayetlerini ve Bakara suresinin 256. Ayteini (Ayet-el Kürsi) okudu;

Tercümesi: Sonsuz kerem ve rahmet eden Al­lah’ın adıyla. O, hamid (her türlü hamda layık olan) ve mecid (ve her türlü yüceliğe sahip olan) dır. Bu Kitab’ın indirilişi, (her şeyden) üstün ve son­suz bilgi sahibi olan Allah tarafındandır. O, günahları bağışlayan ve tevbeyi kabul edendir. O, ceza vermekte şiddetli olup, çok ih­san edendir. O’ndan başka hiçbir İlah yoktur. Ancak O’na dönülecektir.

Ayet-el Kürsi’nin tercümesi: Allah, kendisinden başkası ibadete lâyık olmayandır. O, daima diri­ (ve) Kendi kendine kaim olan (ve tüm yaratıkları) ayakta tutandır. O’nun ne uyuklamaya, ne (de) uykuya (ihtiyacı vardır). Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan huzurun­da, kim şefaat edebilir? (Yaratıklarının) önünde ve ardında ne varsa, hepsini bilir. (Kulları,) O’nun dilediği dışında ilminden hiç bir şeyi kavrayamazlar. O’nun hükümranlığı gökleri (de,) yeri (de) kapsamaktadır. (Gökleri ve yeri) gözetmek, O’nu asla yormaz. O, Ulu ve Yücedir.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresini okuduktan sonra şöyle buyurdu: Kuran-ı Kerim’de müminlerin mal fedakarlığına dikkat etmeleri konusundan bir çok yerde bahsedilmiştir. Bir yerde Allah-u Teala şöyle buyurur: “Vema tünfigu min hayrin fe lienfüsiküm” her ne mal harcarsanız o sizin faydanız içindir. Ve bununla birlikte müminin alametini şöyle bildirmiştir: O, Allah rızasını elde etmek için harcar. “Vema tünfigune illebtiğâe vechillah” siz ancak Allah rızasını elde etmek için harcarsınız, buyurur. İşte bu düşünce ile malını Allah yolunda harcayanlar ne talihli insanlardır.

Devamını oku...

Ashab-ı Kiram

Huzur-i Enver (Atba)11 mayıs 2018’de Londra’da Beyül Futuh camisinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra  şöyle buyurdu:

Bugün anlatacağım sahabelerden ilki Hz. Abdullah bin Cahş’tır (ra). Onun annesi Ümeyye binti Abdulmuttalib, hz. Resulüllah’ın (sav) halası idi. Aynı şekilde Abdullah bin Cahş (ra) Peygamber Efendimizin (sav) halaoğlu idi. O, Peygamber Efendimizin (sav) Dar-ı Erkam’a gitmesinden önce İslam’ı kabul etmişti. Kureyş’in müşriklerinin zulümlerinden onun ailesi de korunmuş değildi. Hz. Abdullah bin Cahş, her iki erkek kardeşi hz. Ebu Ahmed ve Ubeydullah ve de kızkardeşleri hz. Zeyneb binti Cahş, hz. Ümmü Habibe ve Hemna binti Cahş ile birlikte iki defa Habeşistan’a hicret etti. Hz. Abdullah bin Cahş, Medine’ye hicretten önce Mekke’ye geldi ve buradan kendi kabilesi Benü Ganem’deki Müslüman olmuş olanları yanına alarak Medine’ye ulaştı. Onlar akrabalarıyla birlikte Mekke’yi öyle boşaltmışlardı ki mahalleler ıssız kaldı, evlerin kapısına kilit vuruldu.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 13 nisan 2018’de İspanya’da Beyt-ür Rahman Camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Bu devirde dünyanın her yerinde fitne ve fesat vardır. Kimi yerde din adına fesat vardır, kimi yerde dünyevî güç ve üstünlüğünü ispatlamak için fesat vardır. Kimi yerde yoksulluk ve yönetime karşı çıkmaktan dolayı fesat vardır  Kimi yerde siyasi gruplar hükümet yetkilerini elde tutmak için fesat çıkarırlar. Kimi yerde, evlerdeki küçük küçük şeylerden dolayı kavgalar ve fesat vardır, kimi yerde biri diğerinin hakkını vermediği için kavga-dövüş ve fitne-fesat çıkıyor. Kimi yerde ırk üstünlüğünü ispatlamak için fesat çıkarmaya çalışılıyor, kimi yerde hakkını almak için yanlış yollar benimsenerek fitne fesat çıkarılıyor. Kısacası hangi açıdan bakarsanız bakın, dünya, fitne fesat ile dolmuştur.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 6 nisan 2018’de İspanya’da Beyt-ür Rahman Camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

İspanya bir batı ülkesidir, ancak ekonomik istikrar bakımından Avrupa ülkelerinden daha istikrarsız sayılır. İş imkanları, gelir seviyesi ve hayat standartları, Avrupa’nın diğer ülkelerine, mesela fransa, Almanya, Hollanda yahut İngiltere’ye nazaran daha düşüktür. Ama yine de Pakistan’a kıyasla ekonomik durumu kat kat daha iyidir. Bu yüzden de bir çok Pakistanlı, iş kurmak yahut çalışmak için buraya gelirler. Ahmedilere gelince, onlar Pakistan’dan iki sebeple ayrılırlar; en büyük sebep dinî engeller ve özgürlük olmayışıdır. İkinci sebep de ekonomik durumun burada daha iyi olmasıdır. Buraya gelenlerin çoğu sığınmacı olmak veya yerleşme vizesi almak için çabalarken şöyle derler: Pakistan’da, inancımıza uygun olarak özgür bir şekilde kendimize Müslüman diyebileceğimiz, ibadet edebileceğimiz yahut dinî vecibelerimizi yerine getirebileceğimiz bir imkan yoktur Ahmediler için.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 23 mart 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Bugün 23 marttır ve bu gün Ahmediye Cemaatinde Yevm-i Mesih-i Mevud dolayısıyla yad edilir. Yevm-i Mesih-i Mevud toplantılarını da cemaatimiz bu münasebetle düzenler. Şimdi ben hz. Mesih-i Mevud’un (as) bazı yazılarını sunacağım. O bu yazılarında, vadedilen Mesihin gönderilişinin gayesini, gerekliliğini ve makamını açıkladı. Hz. Mesih-i Mevud’un (as) ilanından sonra sözde Müslüman ulema, sade Müslüman halkı onun aleyhinde kışkırtmak için ellerinden geleni yaptılar. Fakat Allah’ın desteğiyle onun cemaati her gün ilerlemekte ve iyi yaratılışlı insanlar cemaate katılıyorlar.

 

Devamını oku...

Peygamber Efendimizin (sallellahu aleyhi vesellem) Sahabeleri-örnek insanlar

Huzur-i Enver (Atba) 9 mart 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Hz. Mesih-i Mevud (as) bir yerde, Peygamber Efendimiz hz. Muhammed’in (sav) sahabelerinin fedakarlıkları, makam ve mertebeleri ve Yüce Allah’ın onlara lütuflarından bahsederek şöyle buyurur: Hz. Ebubekir (ra) bütün malını mülkünü Allah yolunda verdi ve kendisi battaniye giyinmişti ama Allah- Teala ona neler verdi; Onu bütün Arabistan’ın padişahı yaptı ve onun eliyle İslam’ı yeniden canlandırdı, mürted olmuş Arabistan’ın tekrar fethini müyesser kıldı ve hiçkimsenin tahmin edemeyeceği şeyleri verdi. Velhasıl onların doğruluk ve vefaları, ihlas ve bahtiyarlığı her Müslüman için örnektir. Sahabelerin hayatı öyle bir hayattı ki hiçbir peygamberin hayatında bunun bir örneği bulunmaz. Doğrusu şu ki insan, Allah’ın huzuruna, bütün arzu ve amaçlarından ayrılarak gelmedikçe hiçbir şey elde edemez, bilakis kendine zarar verir. Fakat bütün nefsanî arzu ve gayelerini terkedip, boş el ve temiz kalp ile Allah’ın huzuruna gelirse Allah lütfeder ve yardım eder, ancak şart şudur ki insan ölmeye razı olmalı ve O’nun yolunda aşağılanmak ve ölüm karşısında, ne mutlu bana diyen olmalıdır.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba) 23 şubat 2018’de Londra Beytül Futuh camiinde Cuma hutbesi verdi. Teşehhüd taavvuz ve fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Bugünlerde cemaatlerimizde “Yevmi Muslih Mevud” (Vadedilen reformcu günü) programı yapılmaktadır. Hz. Mesih-i Mevud (as) Yüce Allah’tan bilgi edinerek, bir oğulun doğacağı haberini vermişti. Bu bildiri 20 şubat 1886’da yayınlandı.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba), 9 şubat 2018 tarihinde Londra Beytül-Futuh Camiinden verdiği Cuma hutbesinde Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu:

Hz. Aişe’den (ra) şöyle rivayet edilmiştir: Bir ölünün cenaze namazını yüz Müslüman kılarsa ve onların hepsi merhumun bağışlanması için dua ederse, duaları kabul olur. Şöyle bir rivayet de vardır: Bir cenazenin geçmesi üzerine insanlar o şahsı övmeye başladılar, bunun üzerine Hz.Resulüllah (sav), cennet onun için vacip oldu, buyurdu.

 

Devamını oku...

Huzur-i Enver (Atba), 26 ocak 2018 tarihinde Londra Beytül-Futuh Camiinden verdiği Cuma hutbesinde Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra şöyle buyurdu;

Hz. Mesih-i Mevud (as) duanın hikmetini açıklayarak şöyle buyurdu: Bir bebek acıkıp süt için feryat edip ağladığında annenin göğüslerine süt adeta çağıldayarak iner. Bebek duanın ismini dahi bilmez ama onun çığlıkları sütü çeker getirir. Bazen anneler sütü hissetmezler bile ama çocuğun feryatları sütü çeker. Peki biz Allah’ın huzurunda ağlayıp sızladığımızda bu hiçbir şeyi çekmez mi acaba? Gelir, her şey gelir. Fakat manevi gözleri kör filozoflar bunu göremezler. Bebeğin anne ile olan münasebetini zihninde tutarak insan duanın hikmetini anlamaya çalışırsa çok kolay bir şekilde öğrenebilir.

 

Devamını oku...

Yüce insanlar - Ashab-ı Kiram

Huzur-i Enver (Atba) Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra şöyle dedi:

Geçen hutbemde ashab-ı kiramın (rıdvanullahi aleyhim) yüceliği, onların faziletleri ve örnek oluşları hakkında anlatmıştım. Bazı sahabelerin hayatlarını açıklamıştım. Daha da anlatmak istiyordum fakat vaktin yetersizliği sebebiyle anlatamamıştım. Daha sonra gelen mektuplardan dolayı, en azından aldığım notları anlatayım dedim. Böylece bir yandan sahabelerin durumu, onların fedakarlıkları öğrenilsin, öbür yandan onların örneğini benimsemeye dikkatimiz çevrilsin. Bu yüzden de bugün aynı konuda konuşacağım.

Devamını oku...

Jalsa Salana

Çocuklar İçin Oyunlar, Bulmacalar

Mta Tv (Tr - De)

Mta-tv

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 22. Sayısı

Hz. Resulüllah'ın Yüce Şanı


Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 136

Orijinal adı “Hasti-i Bari Teala” olan kitabımızın girişinde, kitabın yazarıda olan Hz Mirza Beşiruddin Ahmed radiyallahü anh şöyle ...

Video

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

MTA Türk

Duyurular

Her hafta değişik konularda sorularınızı cevaplandırıyoruz. Sorularınızı canlı olarak iletebilirsiniz.

Tek yapmanız gereken aşağıdaki web sayfamıza tıklamak:
www.islamiyetin-sesi.org

Her Cumartesi Türkiye Saati ile 20:00, Almanya Saati ile 19:00 da

islamiyetin-sesi.org adresinden canlı izleyebilirsiniz. Sorularınızı sorabilirsiniz.

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler