Mta-türk videolar için tıklayınız.

Ebu Süfyanın zihninden her halde bir çok düşünceler geçiyordu. Yedi sene zarfında inanılmayacak kadar muazzam değişiklikler olmamış mıydı? Şimdi, Mekkelilerin lideri sıfatıyla ne yapmalıydı? Mukavemet mi etmeli, yoksa teslim mi olmalıydı? Bu düşüncelerin üzüntüsü ile Ebu Süfyan, görenlere sersemlemiş gibi göründü. Hz. Resulüllah (S.A.V.) Mekke liderinin bu ıstıraplı ve helecanlı halini fark etti. Abbas (R.A.)’a onu alıp götürmesini, geceleyin misafir etmesini söyledi; ve ertesi sabah onunla görüşmeyi vâdetti. Ebu Süfyan geceyi Abbasla birlikte geçirdi. Sabahleyin, ikisi birlikte Allah’ın Habibi’ni ziyaret etti. sabah namazı vakti idi. Sabahın erken vaktinde bu telâşlı faaliyet Ebu Süfyan’ın görmeğe alışık olmadığı bir manzara teşkil ediyordu. İslâmî disiplin altında Müslümanların âdet edindiği bu erkenciliği ne Ebu Süfyan ne de Mekkeliler başkalarında görmemişlerdi. Ebu Süfyan, bütün Müslümanların ibadet için çadırlarından çıktığını gördü. Bazıları abdest almak üzere su bulmak için şuraya buraya koşuyorlardı. Bazıları da cemaatin saf saf dizilmesine nezaret ediyordu. Ebu Süfyan bu erken faaliyetlerde bir mana görememişti. Yoksa bu, kendisini korkutup hareketten alıkoymak için tasarlanmış bir plan mıydı?

Dehşet içinde kalan Ebu Süfyan sordu: “Bunlar ne yapıyorlar?”

Hz. Abbas (R.A.) “Korkulacak bi şey yok; sadece sabah ibadeti için hazırlanıyorlar” cevabını verdi.

Ebu Süfyan binlerce Müslümanın Hz. Resulüllah (S.A.V.)’ın arkasında saf bağlayıp onun emriyle muayyen hareketler –eğilmeler, yere kapanmalar, tekrar ayağa kalkmalar – yaptıklarını gördü. Hz. Abbas (R.A.) o nöbetçilik yaptığı için Ebu Süfyanla serbestçe konuşabiliyordu.

Ebu Süfyan sordu: “Pekala, şimdi ne yapıyorlar? Bakıyorum ki, Hz. Muhammed (S.A.V.)’in yaptığını ötekilerde yapıyor.”

“Şunun düşündüğü şeye bak! Bu sadece Müslüman ibadeti, ya Ebu Süfyan! Müslümanlar Hz. Resulüllah (S.A.V.)’ın emriyle her şeyi yaparlar –meselâ yemekten, içmekten bile vazgeçerler.”

Doğru. Ben büyük kral sarayları gördüm. Kisranın sarayında ve Kayserin sarayında bulundum. Fakat Müslümanların peygamberine gösterdiği kadar derin bağlılığı başka kavimlerin kendi büyüklerine gösterdiğine şahit olmadım” (Halbiyya, Cilt 2, Sayfa 90)

İçi korku ve suçluluk duygusu ile dolu olan Ebu Süfyan sözüne devamla, Hz. Resulüllah (S.A.V.)’dan kavmini (yani Mekkelileri) bağışlamasını rica etse acaba ne olur diye Abbas (R.A.)’a sordu.

Sabah namazı bitince Hz. Abbas (R.A.) Ebu Süfyanı, Hz. Resulüllah (S.A.V.)’ın yanına götürdü.

Hz. Resulüllah (S.A.V.) Ebu Süfyan’a sordu: “Allah’tan başkasının tapılmaya lâyık olmadığını hâlâ anlamadın mı?”

“Anam babam sana kurban olsun! Sen akrabalarına ve yakınlarına her zaman şefkat ve nezaket ve saygı gösterdin. Şimdi kanaat getirdim ki, tapılmaya lâyık bir başkası olsaydı, sana karşı bize yardımı dokunurdu.”

“Benim Allah’ın Resulü olduğumu da anlamadın mı?”

“Anam babam sana kurban olsun! Bundan hâlâ şüphe etmekteyim.”

Ebu Süfyan, Hz. Resulüllah (S.A.V.)’ı Allah’ın Resulü diye kabul etmekte çekingen davranırken, İslâm ordusunun harekâtını gözetlemek üzere kendisiyle birlikte yola çıkan iki arkadaşı İslâmiyeti kabul etmişlerdi. Bunlardan biri Hakim bin Hizam (R.A.) idi. Biraz sonra Ebu Süfyan da onlara katıldı. Fakat, anlaşıldığına göre, samimî olarak iman getirmesi Mekke’nin fethinden sonra vuku bulmuştu. Hakim bin Hizam (R.A.), akrabalarını ve yakınlarını Müslümanlar acaba öldürecekler mi diye Hz. Resulüllah (S.A.V.)’dan sordu.

Allah’ın Haibi (S.A.V.) şöyle cevap verdi: “Bu insanlar çok zulmettiler. Kan döktüler,, aşırı hareketlere giriştiler ve kötü niyetli olduklarını gösterdiler. Hudeybiye’de imzaladıkları barışı bozdular ve Huzaa’ya vahşice saldırdılar. Allah’ın tecavüzden masun ve emin kıldığı bir yerde harbettiler.”

Hakim (R.A.) “Haklısın, ya Resul Allah! Kavmim bütün dediklerini yapmıştır; fakat Mekke üzerine yürüyeceğin yerde Havazin’e hücum etmeliydin” dedi.

“Havazinler de zulüm yaptılar ve vahşilik ettiler. Dilerim ki Allah üç gayenin gerçekleşmesini bana nasip etsin. Mekkenin fethi, İslâmiyetin yükselmesi, Havazin’in yenilgiye uğratılması”

Bu sözleri dinleyen Ebu Süfyan Hz. Resulüllah (S.A.V.)’a sordu: “Mekkeliler kılıç çekmezlerse, kendilerine aman verilir mi?”Hz. Resulüllah (S.A.V.) “Evet, evlerinde oturup dışarı çıkmayan herkese aman verilecektir” cevabını verdi.

Abbas (R.A.) söze karışıp dedi ki: “Ya Resul Allah! Ebu Süfyan kendisini de düşünüyor. Mekkeliler arasındaki mevkiine ve rütbesine saygı gösterilecek mi diye öğrenmek istiyor.”

Hz. Resulüllah (S.A.V.) şöyle cevap verdi: “Pek âlâ! Ebu Süfyanın evine sığınan herkese aman verilecektir. Silahlarını teslime edenlere aman verilecektir. Kapılarını kapayıp evlerinden dışarı çıkmayanlara aman verilecektir. Hakim bin Hizam (R.A.)’ın evinde oturanlara aman verilecektir.”

Bunları söyledikten sonra, Hz. Resulüllah (S.A.V.) Ebu Ruveyha (R.A.)’yı çağırdı ve Sancağı Şerifi kendisine teslim etti. Ebu Ruveyha (R.A.) zenci bir köle olan Bilâl (R.A.) ile kardeşlik antlaşması yapmıştı. Hz. Resulüllah (S.A.V.) Sancağı teslime ederken “Bu Sancak altında kim durursa ona aman verilecektir” dedi. Aynı zamanda, Bilâl (R.A.)’e Ebu Ruveyha (R.A.)’nın önünde yürümesini ve Ebu Ruveyha (R.A.)’nın taşıdığı Sancak altında aman bulunduğunu herkese ilân etmesini emir buyurdu.

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 147

Bilgi edinmek her Müslüman’ın görevidir. Bilginin sınırı yoktur. İnsan daha önce hiç bilmediği konularla karşılaşabilir. Yeni bir k...

Video

Downloads: 55

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler