Mta-türk videolar için tıklayınız.

Hz. Peygamber (S.A.V.) yirmi beş yaşında bulunduğu sıralarda, bütün Mekke’de dürüst ve başkalarının derdine ortak olan şefkatli bir insan, diye şöhret kazanmıştı. Herkes ona takdirle bakar ve işte güvenilecek bir adam, derlerdi. Peygamber’in iyi şöhretini işiten bir dul bayan onun amcası Ebu Talib’e müracaatla, Suriye’ye göndermeyi tasarladığı bir ticaret kervanı için yeğeninin kervan başı olmasına müsaadesini istedi. Ebu Talip bunu Hz. Peygamber (S.A.V.)’e anlattı ve Hz. Peygamber (S.A.V) de kabul etti. kervanın Suriye seferi çok başarılı oldu ve büyük kâr sağladı. Zengin dul Hatice (r.a.), kervanın başarısının sadece Suriye’deki müsait piyasa şartlarından değil, aynı zamanda kervan başının dürüst ve ehil olmasından ileri geldiğine inanmıştı. Kölesi Meysere ile bu meseleyi konuştu ve köle hanımının görüşünü destekleyerek, bu genç kervan başının kervan işlerini idarede gösterdiği dürüstlüğü ve başarıyı gösterebilecek pek az insan bulunduğunu söyledi. Bu söz Hatice üzerinde çok iyi bir etki yaptı. Kendisi kırk yaşında idi ve iki defa dul kalmıştı. Bir kadın ahbabını Hz. Peygamber (S.A.V)’e gönderip onun kendisiyle evlenmeye razı olup olmayacağını anlamak istedi. Hatice (r.a.)’nın bu kadın ahbabı Hz. Peygamber (S.A.V)’e gitti ve niçin evlenmediğini kendisine sordu. Hz. Peygamber (S.A.V) evlenecek kadar zengin değilim, cevabını verdi. Ziyaretçi, evlenebileceği zengin ve güvenilir bir kadın bulunduğu takdirde onunla evlenmeye razı olup olmayacağını sordu. Hz. Peygamber (S.A.V) bu kadının kim olabileceğini anlamak isteyince, ziyaretçi “Haticedir” dedi. Hz. Peygamber (S.A.V) Hatice (r.a.)’nin kendisinden çok üstün olduğunu söyleyerek özür diledi. Ziyaretçi bu konuda her türlü zorlukları ortadan kaldırmak görevini üzerine aldı. Hz. Peygamber (S.A.V), o takdirde buna razı olacağını söyledi. Mesele bu kerteye geldikten sonra, Hatice (r.a.) Hz. Peygamber (S.A.V)’in amcasına haber gönderdi. Hz. Peygamber (S.A.V) ile Hatice (r.a.)’nin evlenmesi kararlaştırıldı ve böylece Hz. Peygamber (S.A.V)  Hz. Hatice anamız (r.a.) ile resmen evlendi. Çocuk iken öksüz kalmış fakir bir adam ilk defa olarak refaha kavuştu; zengin oldu. Fakat bu zenginliği ne yolda kullandığı durumu bütün insanlık için ibret alınacak bir derstir. Evlendikten sonra Hz. Hatice Anamız (r.a.) kendi zenginliğinden ve Hz. Peygamber (S.A.V)’in fakirliğinden üzülmeye başladı ve bu eşitsizliğin saadete hizmet etmeyeceğini gördü. Bu sebeple, malını ve kölelerini Hz. Peygamber (S.A.V)’e devretmek teklifinde bulundu. Hz. Peygamber (S.A.V) Hz. Hatice (r.a.)’nin bu işte ciddî olduğuna kanaat getirince köleler kendinin olduğunda onları derhal azat edeceğini açıkladı; ve dediğini yaptı. Üstelik, Hz. Hatice’den aldığı mal ve servetin büyük bir kısmını fukaraya dağıttı. Azatladığı köleler arasında Zeyd (r.a.) isimli biri vardı. Bunun öteki kölelerden daha zeki ve açıkgöz olduğu anlaşılıyor. Zeyd (R.A.) yüksek bir aileye mensuptu. Çocukken kaçırılmış, köle olarak birçok yerlerde satılmış ve nihayet Mekke’ye getirilmişti. Delikanlı (r.a.) hürriyetine kavuşunca, Hz. Peygamber (S.A.V)’in  kölesi olarak kalmanın hürriyetinden evlâ olduğunu derhal anladı. Hz. Peygamber (S.A.V) kölelerini azat ettiği vakit Zeyd (R.A.) azatlanmayı kabul etmedi ve Hz. Peygamber (S.A.V) ile beraber yaşamaya devam etmesine izin verilmesini istedi. Hz. Peygamber (S.A.V) izin verdi ve zaman geçtikçe Zeyd (R.A.)’in Hz. Peygamber (S.A.V)’e bağlılığı arttı. Fakat bu arada Zeyd (R.A.)’in babası  ve amcası kaçırılan çocuklarının izini arıyorlardı ve en sonunda onun Mekke’de bulunduğunu işitmişlerdi. Mekke’de Zeyd (R.A.)’in izini araştırırken, onun Hz. Peygamber (S.A.V)’in yanında olduğunu keşfettiler. Hz. Peygamber (S.A.V)’e giderek Zeyd (R.A.)’in hürriyetini satın almak istediklerini ve bunun için Hz. Peygamber (S.A.V)’in istediği fidyeyi ödemeye hazır olduklarını söylediler. Hz. Peygamber (S.A.V) Zeyd (R.A.)’in zaten hür olduğunu ve isterse kendileri ile birlikte gidebileceğini söyledi. Zeyd (R.A.)’i yanına çağırtıp babasına ve amcasına gösterdi. Taraflar karşılaştıktan ve sevinç gözyaşlarını sildikten sonra; Zeyd (R.A.)’in babası şefkatli efendisinin onu azat ettiğini, ayrıldığından ötürü annesinin  çok ıstırap çektiğini ve evlerine dönmesinin çok hayırlı olacağını oğluna anlattı. Zeyd (R.A.) şu cevabı verdi: “Baba! Dünyada anne-babasını sevmeyen var mı? Benim kalbim senin ve annemin sevgisi ile doludur. Fakat bu Muhammed (S.A.V.) denilen insanı o kadar çok seviyorum ki, ondan başkasının yanında yaşamayı aklımdan geçiremem. Size kavuştum ve çok sevindim. Ancak Muhammed (S.A.V.)’den ayrılmayı tahammül edemem.” Zeyd (R.A.)’in babası ve amcası onu kendileriyle birlikte evine ve memleketine dönmeye ikna etmek için çok uğraştılarsa da Zeyd (R.A.) kabul etmedi . Bunun üzerine, Hz. Peygamber (S.A.V) “Zeyd (R.A.) esasen azat edilmiştir ve hürdür, fakat bugünden itibaren benim oğlumdur” dedi. Hz. Peygamber (S.A.V) ile Zeyd (R.A.) arasındaki bu sevgiye şahit olan Zeyd (R.A.)’in babası ve amcası memleketlerine döndüler ve Zeyd (R.A.) Hz. Peygamber (S.A.V)’in yanında kaldı. (Hişam).

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 159

Namaz nedir? · Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir. · Namaz, Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun ...

Video

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler