Mta-türk videolar için tıklayınız.

Hz.Ahmed (a.s.)’a atfedilen suçlamalardan birisi de cihad ile ilgilidir. Güya o, artık cihadın haram edildiğini söyleyerek Müslümanların savaşçı ve cesur ruhunu baltalamış böylece İslâmiyet’e büyük zarar vermiş, aynı zamanda İngiliz İmparatorluğuna yarar sağlamıştır.

AHMEDİLER’İN CEVABI: Ahmedilere  göre bu suçlama tamamen asılsızdır. Bir defa Hz.Ahmed (a.s.)’a inanmayan Müslümanlar üzerinde Ahmed’in herhangi bir sözünün ne etkisi olabilir? Müslümanlar cihad yapmak istiyorlar fakat, Hz.Ahmed cihadı haram ettiği için yapmıyorlar demek tamamen uydurmadır. Müslümanlar Ahmed (a.s.)’a inanmıyorlarsa cihad ile ilgili düşüncelerine neden bağlı kalsınlar. Aslında cihadın değişik şekilleri vardır:

Kılıçla yapılan cihad
Vakti din uğruna feda etme cihadı
İslâmiyet’i yayma cihadı

Nefse karşı yapılan cihad vs.

Acaba Hz.Ahmed bütün bu cihadların ortadan kaldırıldığını söylemiş midir? Bu sorunun cevabı buradaki yazıları okuyarak elde etmek mümkündür. Hz.Ahmed (a.s.) şöyle der: “İslâm talimatını yükseltmeye çalışınız. Muhaliflerin dinî suçlamalarını cevaplandırınız. Güzel bir din olan İslâm’ın güzelliklerini dünyaya yayınız. Resulüllah’ın doğruluğunu dünyaya ispat ediniz Allah başka bir durumu dünyaya göstermedikçe cihad işte budur.[1]Papazlara karşı rahat durmamalıyız. Yalnız bizim harbimiz de onlar gibi olsun. Onlar hangi silahlarla meydana çıktılarsa aynı çeşit silahları biz de ellerimize almalıyız. İşte o silah kalemdir..... Bu cenk ve savaş çağı değildir. Aksine bu çağ kalem çağıdır.”[2]Demek ki Hz.Ahmed (a.s.)’ın her çeşit  cihadın haram edildiğine fetva verdiğini söylemek doğru değildir. Hz.Ahmed cihad ile ilgili ulemanın yanlış düşüncesini düzeltmeye ve onlara doğru yolu göstermeye çalışmıştır. O, hocaların ileri sürdüğü yanlış cihad düşüncesi hakkında şöyle demiştir: “Bütün dünyayı av olarak görmektedirler. Bir avcının bir korulukta sinsice bir ceylana yaklaşarak, fırsat kollayıp tüfeğiyle onu vurduğu gibi, hocaların çoğu da aynı şekilde hareket etmektedirler. Hümanistlik dersinden bir tek harf bile okumamışlardır. Onların fikrince, hiçbir sebep yokken, gafil bir insana tabanca yahut tüfek ile saldırmak İslâm’dır..... Ashab-ı Kiram gibi dayak yiyip sabreden insanlar nerede? Allah bize, hiç bilmediğimiz ve tanımadığımız birisini elimizde suçlu olduğuna dair hiçbir delil yokken, gafil avlayalım ve bıçakla onu doğrayalım yahut tüfekle onu öldürelim diye emretmiş midir? Acaba Allah’ın günahsız, suçsuz, din hakkında tam olarak ikna edilmemiş kullarını öldürün; böylece cennete girersiniz diye emreden bir din Allah tarafından olabilir mi? Eskiden beri bir düşmanlığımız bulunmayan hatta belki de hiç tanımadığımız birisine, sebepsiz olarak, tabancayla ateş ederek birden karısını dul, çocuklarını yetim ve evini de bir matem yerine döndürmek günah ve utanç verici değil midir? Hangi hadiste yahut hangi ayette böyle yazılıdır? Bu soruya cevap verebilecek bir din adamı var mıdır? Ey cahiller! Siz yalnız cihad adını duymuşsunuz ve onunla nefsanî amaçlarınızı yerine getirmek istemişsinizidir.”[3]Hz.Ahmed (a.s.), kılıçla yapılan cihadın ancak belli şartlar altında yapılabileceğini vurgulamış ve şöyle demiştir: “Kuran-ı Kerim ancak Allah kullarının ona iman etmelerine mani olan ve böylece dine karışan kimselerle savaşmayı emreder. O insanların Allah’ın buyruklarına uymalarını ve O’na ibadet etmelerini yasaklayanlarla, aynı şekilde sebepsiz olarak Müslümanlarla savaşan ve müminleri evlerinden ve yurtlarından çıkaran; Allah’ın kullarını zorla kendi dinlerine çekmek isteyen ve insanların Müslüman olmalarına mani olan kimselerle savaşmayı emreder. Allah’ın gazabına uğrayanlar da işte onlardır..... Vazgeçmedikleri takdirde müminlerin onlarla savaşmaları lâzımdır.”[4]Hz.Ahmed’in cihad düşüncesi işte budur. Bu düşüncenin İslâm’a yahut Kurana aykırı olan hiçbir tarafı yoktur. Hindistan’ın  ileri gelen bazı hocaları da aynı düşünceyi desteklemişlerdir. Hatta bazı hocalar daha da ileri gitmişler ve İngilizler’in işine yarayacak fetvaları vermişlerdir. Bir kısmını örnek olarak aşağıya naklediyoruz. Ehl-i Hadis Cemaati’nin lideri Muhammed Hüseyin adlı hoca şöyle demiştir: “(İngilizlere karşı başlatılan) 1857 isyanına karışan Müslümanlar, çok günahkâr ve Kuran ile Hadis’in hükmüne göre hain ve kötü karakterli idiler.... İngiliz Hükümetiyle savaşmak yahut onunla savaşanlara (velev ki Müslüman olsun) her ne olursa olsun yardım etmek, açık bir hıyanettir ve yasaktır.”[5]Bu hoca İslâmî cihadla ilgili fikrini kesin olarak şöyle sergilemiştir:“Bu çağda şer’î cihadın hiçbir şekli yoktur. Çünkü şu anda Müslümanların imamlık şart ve sıfatlarına uygun bir imamları mevcut değildir. Ayrıca Müslümanlar arasında, düşmanlarına üstün çıkabilecekleri bir birlik ve beraberlik bile bulunmamaktadır.”[6]Hindistan’daki Müslümanların önde gelen liderlerinden olan tanınmış bir ilim adamı Sir Sayyid Ahmed Han, İngilizlere karşı başlatılan 1857’deki savaşa katılanlar hakkında Esbab-ı Bağavat-i Hind adlı kitabında şöyle demiştir:“Onların hepsi günah işleyen birer piçtir. İslâmiyet’le hiçbir alakası yoktur.”Aynı şekilde Ehl-i Sünnet liderlerinden çok tanınmış bir lider olan Ahmed Rıza Han İngiliz Hükümeti ve Cihad ile ilgili fikirlerini şöyle ifade etmiştir:“İngiliz Hükümeti, Müslümanlara zulüm etmemekte; haksızlığa başvurmamakta; dinî vecibelerine ve ibadetlerine mani olmamaktadır. Biz onların memleketinde açıkça vaz’etmekte ve dinimizi yaymaktayız. Fakat İngiliz Hükümeti hiçbir zaman buna karışmamaktadır. Öyleyse İngiliz Hükümeti’ne karşı ne sebepten dolayı cihad edelim ve niçin İslâm talimatına aykırı davranarak her iki tarafın kanını akıtalım?”[7]Hz.Ahmed (a.s.) hocaların yanlış cihad düşüncesini düzeltmeye çalıştığı zaman ona İngiliz casusu ve İslâm hanini  gözüyle bakılıyor. Fakat diğer İslâm liderlerinin fetvalarına ses çıkarılmıyor! Bu bir Müslüman’a yakışacak bir tavır mıdır?

 


[1] Darud Şerif; M.M.İsmail; s.26

[2] Melfuzat; c. 1; s.232

[3] İngiliz Hükümeti ve Cihad; s.12-13

[4] Nur-ul Hak; Cüz 1; s.45 Arapça’dan tercüme

[5] İşaat-üs Sünne; c.9; No. 10; s.187

[6] El-İktisad Fi Mesail-el Cihad; s.42

[7] Savanih-i Ahmedî Kalân; s.71

Mirza Gülam Ahmed Resim Galerisi

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 134

Bu kitap Vâdedilen Mehdi ve Mesih (a.s.)’ın Dördüncü Halifesi Mirza Tahir Ahmet hazretlerinin körfez savaşı esnasında vermiş olduğu cu...

Video

Downloads: 66

Kuran-ı Kerim ve Hadisler ışığında cinler konusuna doyurucu açıklamaları bu bölümde bu...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler