Mta-türk videolar için tıklayınız.

20 mayıs 2016 Cuma Hutbesi Özeti

Bu çağ şeytana karşı son savaşın çağıdır ve biz şeytanı mağlup ederek hz. Mesih-i Mevud’un (as) yardımcıları olacağız.

Seyyidna Hazret Halifetü’l Mesihi’l Hamis Atba, 20 mayıs 2016’da İsveç Gutenberg’deki Nâsir camiinde Cuma Hutbesi irşad etti. Hutbe, çeşitli dillerdeki tercümesi ile birlikte MTA’da canlı olarak yayınlandı.

Huzur-i Enver hutbenin başında Nur suresinin yirmi ikinci ayetini ve tercümesini okuduktan sonra şöyle dedi: Allah-u Teala bu ayette, şeytanın adımlarını takip etmemek konusunda müminleri uyarmıştır. Bir mümin bile şeytanın pençesine düşebilir. Bu yüzden, şeytanın saldırılarından korunmak için daima Yüce Allah’ı hatırlamak her mümine farzdır. Şeytan insanı kandırmak için, iyilik adına kötülüğe götürür. Mesela bu insanların gözünde kadınların tesettürü kötülüktür, bu yüzden kadınların hakları gasp edilirmiş. Bazı genç kızlar da ortama bakarak tesettür konusunda gevşek davranırlar.  Ancak, tesettürünü açan kız ve kadınlar, bundan Kuran-ı Kerim’de bahsedildiğine dikkat etmezler. Kadınların edebi, edepli elbiselerdir. Kadınların saygınlığı, onların yabancı erkeklerle gerekli olmadığı halde buluşup görüşmekten kaçınmalarındadır. Bu bozulmuş devirde istiğfar ederek Allah’ın sığınağına girmek için her Ahmedinin çabalaması lazım. Hz. Resulüllah (sav), kocası evde olmayan kadınların evine gitmekten de men ederdi. Resulüllah (sav) bu emrinde usulî bir tembihte bulundu: Namahremler hiçbir zaman özgürce bir araya gelmesinler. Çünkü bu sayede şeytan işini yapma fırsatı bulabilir. Velhasıl Ahmedilerin bu ortamda çok dikkatli davranmaları gerekir.

Huzur-i Enver şöyle dedi: Kötülükler arasında bu günlerde televizyon ve internet de vardır. Çoğu evde büyüklerden küçüklere kadar, sabah namazının vaktinde eda edilmemesinin sebebi, gece geç vakte kadar televizyon veya internet başında oturmaktır. Bunun sonucunda sabahleyin gözleri açılmaz, hatta böyle insanların sabah namazına kalkmaya bile ilgileri olmaz. Namazın eda edilmesi her durumda zorunludur, fakat şeytan, sırf dünyevî bir programı seyretme hırsıyla namazdan uzaklaştırır. Huzur-i Enver, internetin yanlış kullanılmasından kaçınmaya dikkat çekerek her ahmedi ev halkının bu kötülüklerden sakınmasını telkin etti. İnsan kulaklarına ve gözlerine bereket için dua ettiğinde, selamet elde etmek, karanlıklardan aydınlığa çıkmak, hanımların hakkını vermek, evlatların gözlerin süruru olması için dua ettiğinde, o zaman boş ve çirkin şeylerden kendiliğinden ilgisi alakası kesilecektir. Böylece bütün evi şeytandan uzak tutmanın vesilesi olan bir mümin olacaktır. Böyle durumlarda bizim, MTA televizyonumuzda Cemaatimizin manevi, ilmi programlarından ve cemaatin web sitesinden olabildiğince istifade etmemiz gerekir. Eğer eğlence için başka televizyon kanallarına bakılacaksa da onların saygın programlar olması gerekir.  Her nerede işe yaramazlık ve pis şeyler varsa ondan sakının, çünkü bundan dolayı Allah-u Teala’dan uzaklaşma ortaya çıkar. Her Ahmedi evin şunu gerekli ve zorunlu yapması lazım: Bütün ev halkı birleşerek her hafta Cuma hutbesini MTA’dan dinlesinler ve buna ilave olarak hergün en az bir saat MTA’nın diğer programlarını seyretsinler. Bu sayede bir taraftan dini fayda elde edilir diğer taraftan şeytandan bile uzaklaşma sağlanır. Bunun sayesinde evlerde sükunet ve bereket de meydana gelecektir.

Huzur-i Enver şöyle dedi: Çocuklara, evde onların  önemi olduğu hissiyatını yaratırsanız o takdirde onlar sükunet aramak için dışarı çıkmazlar ve beyhude şeylere dalmazlar. Anne babalar çocukları camilere alıştırsınlar, yan kuruluşların programlarına katılmalarını sağlasınlar. Ben, yan kuruluşlara da üyelerine sahip çıkmalarını söylüyorum. Velhasıl görevliler davranışlarını o hale getirsinler ki üyeler cemaate bağlansınlar, yanlışa sürüklemesinler. Biz hz. Mesih-i Mevud’a (as) inandıysak bu şu sebepledir ki bu çağ şeytana karşı son savaşın çağıdır ve biz şeytanı mağlup ederek hz. Mesih-i Mevud’un (as) yardımcıları olacağız. Allah-u Teala, işiten ve bilen olduğunu bildirir, işte siz dua edin ki şeytanın saldırılarından daima korunun. Cemaat görevlileri sözlerini ve davranışlarını Allah’ın rızasına uygun yapsınlar ve dua etsinler ki onların tavırları yüzünden  hiç kimse şeytanın kucağına düşenlerden olmasın. Şeytan son anda bile Allah’ın velilerini yanıltmaya çalışır. Bundan sakınmak için tövbe ve istiğfar yapmaya devam etmek gerekir. Şeytan fasık ve günahkarlara açık açık saldırır ancak takva sahiplerine bile saldırır. Velhasıl müminin her zaman Allah’a dua ve istiğfar etmesi gerekir ki şeytanın her şerrinden korunsun. Bu günlerde “Rabbena zalemna enfüsena ve in lem tağfir lena ve terhamna le nekunenne minel hasirin” duasını çok okumak lazım. Allah-u Teala lütfetsin ki bizler, şeytanın adımlarını takip etmekten korunan olalım ve Kuran-ı Kerim’in talimatlarına göre davrananlardan olalım. Amin

Kaynak: Roznama Alfazl, 24 Mayıs 2016

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 120

Müslüman Ahmediye Cemaati’nin kuruluşunun 100. Yıldönümü dolayısıyla; Kelime-i şahadet getirmelerinden dolayı "suçlanan" ve ağır e...

Video

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler