Mta-türk videolar için tıklayınız.

Huzur-i Enver (Atba) Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresini okuduktan sonra şöyle buyurdu: Allah-u Teala’nın lütfu ile bugün Kadiyan’ın yıllık toplantısı başlıyor. Dua edelim ki bu üç günlük toplantı hayırlı bir şekilde geçsin ve Cemaatin ihlaslı kimseleri, bu calsaya katılmaktaki maksatlarını elde etsinler. Bu maksat, Yüce Allah’a dua etmek, kendi amel durumunu düzeltmek için çabalamaktır.

 

 

Allah-u Teala ile ilişkinin artması ve manevi ortamdan faydalanarak dualara özellikle yönelerek dikkati çevirmek; duaları kendi zatıyla sınırlı tutmayıp, cemaatin ilerlemesi için bilhassa dua etmek ve cemaate zarar vermek için dünyanın herhangi bir yerinde planlar yapan muhaliflere karşı koymak için Allah’ın özel yardım ve desteği için dua etmek, Yüce Allah bu muhaliflerin her şerrinden bizi korusun; Müslümanların genel durumu için ve Allah ve Resulü adına bazı grup ve hükümetlerin yaptıkları hareketler ve zulümler için dua etmek; İşte bunlar bugün bizim sorumluluğumuzdur. Allah-u Teala ve Nebi-yi Kerim (sav) adına bütün fırkalar bu zulmü yapıyor ve bu zulümler yüzünden gayri müslim dünyada İslam ve hz. Resulüllah’a (sav) itiraz ediliyor. Bunlar yüzünden bizim kalbimiz yaralanmaktadır. Hz. Resulüllah’ın (sav) sadık aşığı Vadedilen Mesih’in (as) diyarında bugünlerde toplanmış olanların bu gayeleri göz önünde tutmaları gerekir. Hz. Mesih-i Mevud (as) hangi maksat için gönderildiyse, bunun için dua etmeyi de unutmayın. Bu maksat, Müslümanları da hidayete kavuşturmak, gayri Müslimlere de İslam’ın hakikatini anlatmak ve onları Hz. Resulüllah’ın (sav) ayaklarına ve bayrağı altına getirmek, tevhide çekmektir.

Huzur-i Enver şöyle buyurdu: Aynı şekilde genel olarak dünyanın durumu için de dua edin. Allah-u Teala dünyaya akıl versin ve helak olmaktan korusun. Bugün dünyanın, hz. Mesih-i Mevud’a (as) inananların duasına çok ihtiyacı vardır. Özellikle Kadiyan calsasına katılanlara ve genel olarak da bütün cemaate diyorum ki, dua edin ki Allah-u Teala dünyaya akıl versin, Müslüman ümmete akıl versin. Allah onların anlamasını nasip etsin ki Allah’ın gönderdiği imamı kabul etmedikçe ne bekaları olabilir ne de kurtuluş. Yeni yıla girenler bunları anlayarak girsinler. Allah lütfetsin de akılları başlarına gelsin.

Hz. Mesih-i Mevud (as) dua konusundan birçok yerde bahsetti. Dua nedir, bunun için nasıl bir halde olmak gerekir, duaların kabulü nasıl olabilir. Dua her meselenin çözümüdür. Hz. Mesih-i Mevud (as) duaya bilhassa dikkatimizi çevirmeye dikkat çekti. Bu konudaki bazı alıntıları sunuyorum.

Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurdu: Kalp temiz olmadıkça dua kabul olmaz. Dünyevî meselelerden dolayı kin tutulduğu müddetçe dua kabul olamaz. Dünyevî işlerden dolayı hiç kimseye buğzetmemek gerekir. Dünya ve onunla ilgili meselelerin ne kıymeti vardır ki bunun için düşmanlık beslensin. Duanın kabulü için son derece önemli olan şey, bütün kişisel şikayetlerin unutulması ve Allah’ın huzurunda yalvararak günahların affını dilemek ve gelecekte de kalbi tertemiz tutmak için yardım istemektir. Bugün düşmanca işler yapmayı iyice artırmış olan Ahmediyetin muhaliflerine karşı tek vücut olarak Allah’ın huzurunda durmak gerekir. İnsan huzursuz bir şekilde ızdırap içinde eğildiğinde ve O’ndan istediğinde Allah yardıma gelir. Kısacası bu temel konuyu daima göz önünde tutmak ve asla umursamaz olmamak gerekir.

Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Uuutmayın ki Allah-u Teala son derece biniyaz (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, umursamayan)dır. Sık sık ve sancı ile dua edilmedikçe O, aldırış etmez. Bakınız, birinin hanımı ya da çocuğu hasta olduğunda yahut birisinin aleyhinde sert bir mahkeme açıldığında, bunlar yüzünden o nasıl ızdırap içinde olur. Her türlü ıstırap halinde ancak Allah-u Teala’nın Zatı işe yarar. Duaları dinleyen ve kullarına yardım eden ancak O’dur.

Huzur-i Enver şöyle dedi: Bugünlerde Kadiyan’dakiler özel bir manevi ortamın içinde, Vadedilen Mesih ve Mehdi’nin diyarında, birkaç günlerini geçiriyorlar. Onlar namazlarında, nafile namazlarında bir ızdırar durumu (kalp sancısı, üzüntüsü) yaratmaya çalışsınlar. Bütün cemaatin de buna dikkatini çevirmesi gerekir. Gezip dolaşırken, havadan sudan şeyler konuşacaklarına daha çok dua ve zikir ile vakitlerini geçirsinler. Çırpınış ile Allah’ın huzurunda eğilin. Ta ki her nerede Ahmediyet aleyhinde sıkıntılı bir durum varsa Allah-u Teala kendi lütfu ile onu düzeltsin ve düşman muradına eremesin.

Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur:  Kim Hüda Teala’nın huzurunda ağlayıp sızlarsa ve O’nun emirlerine  saygı gözüyle bakarsa Allah’ın lütfundan mutlaka pay alacaktır. Bizim cemaatimizin teheccüd namazını elzem tutması gerekir, fazla kılamazsa iki rekat kılsın, çünkü böylece dua etme fırsatı mutlaka doğacaktır. O vakitteki dualarda özel bir tesir olur ve gerçek sancı ve his ile çıkar. Kalpte sancı olmadıkça birisi rahat uykusundan nasıl uyanabilir. O vakitte kalkmak da kalp sancısı meydana getirir. Eğer kalkmakta tembellik ve gaflet gösterilirse bellidir ki kalpte o derd ve sancı yoktur, çünkü uyku kalp sancısını uzaklaştırır. Ancak uykudan uyanırsa anlaşılır ki derd ve üzüntü uykudan bile fazladır ki onu uyandırdı.

Cemaatin benimsemesi gereken bir şey daha çok gereklidir; dilini boş konuşmalardan uzak tutmalıdır. Dil vücudun kapısıdır, dil temiz tutulursa Allah vücut kapısının eşiğine gelir, eşiğe gelmişken içeriye girmesi hayret verici olmamalı. Hukukullah (Allah’ın hakları) ve hukukulibad (kulların hakları) konusunda asla bilerek gaflet gösterilmemeli. Kim bunları göz önünde tutarak dualarla işlerini yaparsa biz kesin inanıyoruz ki Allah-u Teala ona lütfedecek ve o kurtulacaktır.

Günah, bir zehirdir ki insanı helak eder ve Allah’ın azabını kabartır. Sadece Allah korkusu ve O’nun sevgisi günahtan uzaklaştırabilir.  Duayı hiç bırakmayın, dua ve tövbe ile iş yapın. Kalp Allah’ın önünde erirse ve Allah’tan başka hiçbir şey görülmez olursa, işte bu dua fayda verir. Kim Allah’a doğru koşarsa ve ızdırap ile selamet isterse sonunda  kurtulur.

İnsanın, herhangi bir sıkıntıya düşmeden de dua etmeye devam etmesi gerekir. O nereden bilebilir ki Allah’ın iradesi nedir, bu yüzden önceden dua etmeli ki kurtulabilsin. Bazen bela, insan dua etmeye mühlet bulamadığı için gelir. Velhasıl, önceden dua edilirse gerektiğinde işe yarar.

Kuran-ı Kerim’in başlangıcı da sonu da dua iledir. Bu konuyu açıklayarak hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurdu: Unutmayın ki, Allah-u Teala Kuran-ı Kerim’in  başlangıcını da sonunu da dua ile yaptı. Fatiha suresi de duadır, Nas suresi de duadır. Bunun anlamı, insan öyle zayıftır ki Allah’ın lütfu olmaksızın asla pak olamaz. Hüda Teala’nın yardımı olmadıkça iyiliklerde ilerlemesi mümkün değildir. Bir hadis-i şerif vardır: Allah’ın diriltttiği dışında herkes ölüdür, Allah’ın hidayet verdiği dışında herkes dalalettedir, Allah’ın görmeyi nasip ettiği dışında herkes kördür. Kısacası şu bir gerçektir ki Allah’ın lütfu nasip olmadıkça, dünya (işleri) gerdanlığı boyuna asılır ve ancak Allah’ın lütfettiği bundan kurtulabilir. Ancak unutulmamalı ki Allah’ın lütfu bile dua ile başlar, bunun için de dua gereklidir.

Duaların kabulü için, insanın her gün iyiliklerde ilerlemesi de şarttır. Allah’ın yardımı, daima iyiliklerde adımını ileri atan ve bir yerde durmayanlara iner ve onların sonu hayır olur. Bazı insanlarda, istek ve kalp sızısı olur fakat sonra duruverir ve sonu hayırlı olmaz. Allah-u Teala Kuran-ı Kerim’de “eslihli fi zürriyeti” benim eşimi çocuklarımı da ıslah et, duasını öğretmiştir. Kendi durumunda pak değişiklik yaratmakla birlikte evlat ve eş için de hep dua etmek gerekir. Çünkü genellikle evlat ve eş yüzünden insanın başına fitne gelir. Onların ıslahına da dikkat etmek ve dua etmek gerekir. Bizden size nasihat şudur ki, kendinizi en güzel ve salih bir örnek haline getirme çabası içinde olun. Melekler gibi tertemiz bir hayat olmadıkça, o pak oldu, nasıl denebilir.

Dua eden ve hiç yorulmayan tutsak ne mübarektir, o bir gün mutlaka özgür olacaktır. Dua eden ve hiç tembellik göstermeyen kör ne mübarektir, çünkü bir gün o görmeye başlayacaktır. Mezarda ölü (gibi) olup dualarla Allah’ın yardımını isteyen ne mübarektir, çünkü bir gün mezardan çıkarılacaktır.

Dua etmekten yorulmadığınız müddetçe, tembellik göstermedikçe siz mübareksiniz. Sizin ruhunuz dua için erir ve gözleriniz yaşlar akıtır, yüreğinizde bir ateş yanar ve sizi, yalnızlığın zevkini tattırmak için karanlığın soğukluğuna ve ücra ormanlara götürür ve sizi bitap düşürür, sizi divaneye döndürür, çünkü sonunda size lütfedilecektir. Sizi kendisine çağırdığımız Allah, son derece lütfeden, rahim, hayâ sahibi, vefalı ve acizlere rahmet edendir. Siz de vefalı olun ve tam bir sıdk ve vefa ile dua edin ki O size rahmet edecektir. Dünyanın şamatalarından ayrılın ve nefsani kavgalarınıza din süsü vermeyin. Allah için mağlubiyeti benimseyin ve yenilgiyi kabul edin, ta ki büyük fetihlerin varisi olasınız. Dua edenlere Hüda Teala mucizelerini gösterecek ve Kendisinden talep edenlere harikulade nimet verilecek. Dua Allah’tan gelir ve Allah’a gider. Dua vasıtasıyla, sizin canınızın size yakın olduğu kadar Hüda Teala size yakın olur. Duanın ilk nimeti şudur ki insanda pak değişiklik yaratır.

Huzur-i Enver şöyle dedi: Yüce Allah’ın hz. Mesih-i Mevud’a (as) dinin ilerlemesi için verdiği silahı, kendisine inananların da kullanması gereklidir. İşte bu silah inşallah bizi zorluklardan çıkaracak olan dua silahıdır. Her Ahmedinin buna dikkatini çevirmesi gerekir.

Son olarak, Hz. Mesih-i Mevud’un (as) Ümmmet-i Muhammediye için ettiği bir duayı sunuyorum. Kendisi şöyle yalvarır: Ya Rabbi! Kavmim hakkında benim duamı ve kardeşlerim için benim yalvarışımı duy. Ben senin Hatem-ün Nebiyyin ve günahkarların şefaatçisi olan -ki onun şefaati kabul edilecektir- Peygamberinin hatırına Sana arz ediyorum ki Ey Rabbim! Onları karanlıklardan Kendi nuruna çıkart. Ya Rabbi! Bana lanet okuyan ve elimi kırmaya çalışan (bu ümmete) Sen merhamet et. Bu ümmeti mahvolmaktan koru ve hidayetini onların kalbine indir. Onların hatalarını ve günahlarını gözardı et ve onları affeyle, onlara afiyet ver ve ıslah et ve onları pak eyle. Onlara öyle göz ver ki görebilsinler, öyle kulak ver ki duyabilsinler, öyle kalp ver ki anlayabilsinler, öyle nur ihsan et ki anlayabilsinler. Onlara rahmet et ve söylediklerini gözardı et, çünkü onlar bilmiyorlar.

Ya Rabbi! Hazreti Muhammed-i Mustafa sallelahu aleyhi vesellemin yüce makamının yüzü suyu hürmetine; geceleri kıyamda duran ve sabahleyin cenk edenlerin yüzü suyu hürmetine; geceleri hızla ilerleyen süvarilerin yüzü suyu hürmetine; Ümmü’l Kura (Kabe)’ye yapılan yolculukların yüzü suyu hürmetine; bizimle kardeşlerimizin arasında barış imkanı yarat ve onların gözlerini aç, kalplerini nurlandır ve bana anlattıklarını onlara da anlat, onlara takvanın yollarını öğret, geçmişte olanları gözardı et. Bizim son duamız ancak şudur ki tüm övgüler yüksek göklerin Rabbi olan Allah’a aittir.

Cuma Hutbesinin sonunda Huzur-i Enver şöyle buyurdu: Allah-u Teala Ümmet-i Müslime’nin gözlerini açsın ve onlar Yüce Allah tarafından gönderilene muhalefet etmekten vazgeçip Vadedilen Mesih ve Mehdi hazretlerinin yardımcısı olsunlar. Allah-u Teala bizi de duanın hakkını veren kimseler kılsın. Özellikle Kadiyan Calsasına katılanlar dualara çok yönelsinler ve bu calsaya katılmayı, içlerinde devrimsel bir değişiklik meydana getirici yapsınlar. Allah-u Teala hepimizi buna muvaffak kılsın.

Kaynak: https://www.alislam.org/friday-sermon/2017-12-29.html

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 147

Yüce Allah (cc) üst üste indirdiği vahiyler vasıtasıyla, ölüm zamanımın çok yaklaştığını bana haber vermiştir. O'nun bu konudaki v...

Video

Downloads: 78

Müslüman Ahmediye Cemaati, muhaliflerin bütün gayretine rağmen, Allah'ın izniyle ilerlemeye...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler