Mta-türk videolar için tıklayınız.

Huzur-i Enver (Eyyedehullahu binasrihill aziz) 12 Ekim 2018’de Londra’da Beytül Futuh Camisinde Cuma hutbesi verdi. Kelime-yi şehadet ve Fatiha suresinden sonra şöyle dedi: Bugün bahsedeceğim sahabelerle ilgili olaylar ve rivayetler tarihte teferruatlı olarak korunmamıştır. Onlarla ilgili birkaç satırdan ibaret çok kısa bilgi vardır. Ancak ben istiyorum ki Bedir Sahabelerinden bir defa bahsedilsin ve bir yerde toplanarak cemaatimizin kaynaklarına girsin. Bu yüzden hakkında kısa bilgi verilen isimleri de anlatacağım. Ne kadar kısa bahsedilmiş olsa da o sahabelerin bir makamı vardır ve bu bizim için bereket sebebidir. Onlar öyle insanlardır ki fakir ve zayıf olmalarına rağmen dini korumak için ilk saflarda yer aldılar. Düşmanın gücünden korkmadılar, aksine onlar tam olarak Allah-u Teala’ya güveniyorlardı. Hz. Resulüllah’a (sav) bağlılık ve sevgi sözü verdiler ve bu yolda canlarını bile vermekten geri durmadılar. Onların bu ahde vefalarından ötürü Yüce Allah onları Cennet ile müjdeledi ve onlardan razı olduğunu açıkladı.

 

 

Hz. Abdurrebi bin Hak bin Evs o sahabelerden biri idi. Benü Hazrec’in Benü Saida hanedanından idi ve Bedir gazvesine katılmıştı.

Hz. Selma bin Sabit bin Vahş bir diğer sahabedir. Kendisi Bedir gazvesine katıldı, Uhud gazvesinde Ebu Süfyan kendisini şehit etti. Hz. Selma’nın babası hz. Sabit bin Vahş, amcası hz. Ayfa bin Vahş ve kardeşi hz. Amr bin Sabit de Uhud gazvesinde şehit oldular.

Bir başka sahabe, Hazrec’in bir kolu olan Benü Selma’dan hz. Sinan bin Seyfi’dir. Nübüvvetin 12. Yılında Mus’ab bin Amir’in tebliği neticesinde İslam’ı kabul etti. O, ikinci Ukbe biatindeki 70 sahabeden birisi idi. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Hendek gazvesine da katıldı ve o gazvede kendisine şehitlik nasip oldu.

Bir diğer sahabe Benü Nuğman kabilesinden hz. Abdullah bin Abdi Menaf’dır. Bedir ve Uhud gazvelerine katılmıştı.

Bir diğeri, hz. Muhric bin Amir bin Malik’dir. O da, Bedir gazvesine katıldı. Hz. Resulüllah’ın (sav) Uhud gazvesine çıkacağı gün sabahleyin vefat etti. Kendisi Uhud gazvesine katılanlar arasında sayılmıştı, çünkü o da Uhud gazvesine katılmak niyetindeydi.

Bir diğeri Ensar’dan Hz. Aiz bin Mais’dir. Hz. Ebubekir’in hilafet döneminde hicri 12 yılında Yemame savaşında şehit oldu.

Yine Ensar’dan hz. Abdullah bin Selma bin Malik vardır. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı ve Uhud gazvesinde şehit oldu. Hz. Abdullah bin Selma şehit olduğunda o ve hz. Mücezzir bin Ziyad bir tek örtü ile örtülerek deve üstünde Medine’ye getirildi. Hz. Abdullah bin Selma’nın annesi hz. Resulüllah’ın (sav) yanına geldi ve şöyle arzetti: Ya Resulallah! Benim oğlum Bedir gazvesine katılmıştı ve Uhud gazvesinde de şehit oldu, ben onu yanıma almak istiyorum, yani o, Medine’de defnedilsin ki ben onun yakınlığı ile avunayım. Peygamber Efendimiz (sav) buna izin verdi.

Bir diğer sahabe hz. Mesud bin Halda, Bedir ve Uhud gazvelerine katılmıştı. Bir diğeri Ensar’dan hz. Mesud bin Saad, Birr-i Mauna olayında şehit oldu. Muhammed bin Amara ve Ebu Naim’e göre o, Huneyn gazvesinde şehit oldu.

Bir diğer sahabe, hz. Zeyd bin Eslem Ensarî’dir. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Hz. Ebubekir’in hilafet döneminde Tuleyha bin Huveylid El-Esedî’ye karşı savaşarak şehit oldu.

Bir başka sahabe hz. Ebu-l Münzir Yezid bin Amir’dir. Ukbe biatine, Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Bir diğer sahabe hz. Amr bin Sağlebe Ensarî’dir, Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Hz. Amr bin Sağlebe şöyle beyan eder: Ben hz. Resulüllah (sav) ile Siyala’da görüştüm ve İslamiyet’i kabul ettim, Peygamber Efendimiz (sav) eliyle başımı okşadı. Rivayet edilmiştir ki, Peygamber Efendimizin hz. Amr bin Sağlebe’nin  başına mübarek elini sürdüğü yerdeki saçlar, o yüz yaşındayken bile beyazlamamıştı.

Hz. Ebu Halid Haris bin Kays bin Halid bin Muhallid, Ensarî bir sahabe idi. Ukbe biati ve Bedir gazvesi dahil, bütün gazvelere Peygamber Efendimiz (sav) ile birlikte katıldı. Hz. Halid bin Velid ile birlikte Yemame savaşına katıldı ve yaralandı. Yarası iyileşti ancak hz. Ömer’in döneminde yara tekrar açıldı ve bundan dolayı vefat etti.  Bu yüzden kendisi Yemame şehitleri arasında sayılır.

Bir diğer sahabe, hz. Abdullah bin Sağlebe Elbelevî’dir. O da Ensar’dandır ve Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Bir diğeri hz. Mahhab bin Sağlebe Ensarî’dir. Kendisi Ukbe biatine katılmıştı ve kardeşi hz. Abdullah bin Sağlebe ile birlikte Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı.

Bir başka sahabe hz. Malik bin Mesud Ensarî’dir. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Bir diğer Abdullah bin Kays bin Sahr Ensarî’dir. Kendisi Ensar’ın Benü Selma kabilesinden idi. Kardeşi hz. Ma’bed bin Kays ile birlikte Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Yine hz. Abdullah bin Abs Ensarî vardır. O da hz. Resulüllah (sav) ile birlikte Bedir gazvesi ve ondan sonraki bütün gazvelere katıldı.

Bir diğeri hz. Muattib bin Kuşeyr Ensarî’dir. Ukbe biatine dahildi, Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Hz. Savad bin Razn Ensar’dan bir diğer sahabe idi. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı.

Yine hz. Muatti bin Avf isimli bir sahabe vardır. İkinci Habeşistan hicretine gidenler arasındaydı. Hz. Muatti bin Avf, Bedir ve Uhud gazveleri dahil, bütün gazvelere hz. Resulüllah (sav) ile birlikte katıldı. Hicri 57 yılında 78 yaşında vefat etti.

Yine hz. Buceyr bin ebu Buceyr isimli sahabe vardır. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Bir diğer sahabe hz. Amir bin Bekir idi. Bedir gazvesine katıldı ve kendisiyle birlikte kardeşi hz. Ayas bin Bekir, hz. Akil bin Bekir ve hz. Halid bin Bekir de Bedir gazvesine katıldılar. Bunların hepsi daha sonraki gazvelere de katıldılar. Bütün kardeşler Dar-ı Erkam’da İslamiyet’i kabul etmişlerdi. Hz. Amir bin Bekir, Yemame savaşında şehit oldu.

Hz. Amr bin Suraka bin Muğtemer, Bedir ve Uhud dahil bütün gazvelere katılmış olan bir diğer sahabe idi. Hz. Amir bin Rabia şöyle rivayet eder: Hz. Resulüllah (sav) bizi Nahla seriyyesine gönderdi, bizimle birlikte hz. Amr bin Suraka da vardı, kendisi zayıf ve uzun boylu idi. Yolculuk sırasında hz. Amr bin Suraka’nın midesi bozuldu ve oturdu, şiddetli açlıktan dolayı yürüyemiyordu. Biz onun karnına bir taş bağladık ve o da bizimle birlikte yürümeye başladı. Daha sonra biz bir Arap kabilesine ulaştık, kabiledekiler bize ziyafet verdiler, ondan sonra kendisi yürümeye başladı. Yemekten sonra yürümeye başlayınca hz. Amr bin Süraka şöyle dedi: Ben zannederdim ki insanın bacakları onun midesini taşıyor, ancak bugün öğrendim ki aslında mide bacakları taşıyor. Hz. Amr bin Suraka, hz. Osman’ın hilafet döneminde vefat etti.

Yine hz. Sabit bin Huzaal bir sahabedir. Hz. Resulüllah (sav) ile birlikte Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelere katıldı. Hicri 12 yılında hz. Ebubekir’in hilafet dönemindeki Yemame savaşında şehit oldu.

Yine hz. Subehy bin Kays bir sahabedir. Ensar’dan Hazrec’li idi, Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Annesinin ismi Hatice binti Amr bin Zeyd’dir. Hz. Subehy bin Kays’ın bir oğlu vardı, adı Abdullah idi. Hz. Ubade bin Kays ve Zeyd bin Kays onun kardeşleri idi. Hz. Ebu Derda’nın amcası idi.

Hz. Habbab isimli bir sahabe vardı. Hz. Utbe bin Gazvan’ın azat ettiği bir köle idi. Hz. Resulüllah (sav) Medine’ye hicret zamanında onunla hz. Temim Mevla Haraş bin Usame arasında dini kardeşlik kurmuştu. Hz. Habbab, hz. Resulüllah (sav) ile birlikte Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelere katıldı. Hicri 19 yılında Medine’de vefat ettiğinde 50 yaşında idi. Cenazesini hz. Ömer kıldırdı.

Hz. Sufyan bin Nasr, Ensar’dan bir sahabe idi. Hazrec kabilesinin benu Cuşem kolundandı. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Bir rivayete göre hz. Resulüllah (sav) hz. Sufyan ile hz. Tufeyl bin Haris arasında dini kardeşlik kurdurdu.

Hz. Ebu Mağşî Al-Taî bir diğer sahabedir. Ebu Mağşî lakabıyla meşhurdu, adı Said bin Mağşî’dir. Hz. Ebu Mağşî Al-Taî, Beni Esed kabilesinin halefi idi, ilk muhacirlerden idi. Bedir gazvesine katıldı.

Bir başka sahabe, hz. Vehb bin ebi Surra’dır. Musa bin Ukbe der ki, kendisi kardeşiyle Amr ile birlikte Bedir gazvesine katılmıştı. Yine hz. Temim mevla benu Ğanem, Ensarî bir sahabedir. Kendisi Benü Ğanem Eleslem’in azat ettiği köle idi. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Yine hz. Ebul Hamra mevla hz. Haris bin Afraa bir sahabedir. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı. Bedir gazvesinde hz. Muaz, hz. Avf, hz. Mauz ve onun azat ettiği köle Ebul Hamra için bir tek deve vardı ve sıra ile bu deveye biniyorlardı.

Bir diğer sahabe, hz. Ebu Sebra bin ebi Ruhm idi. Annesi Beraa binti Abdulmuttalib, hz. Resulüllah’ın (sav) halası idi. Hz. Ebu Sebra, Habeşistan’a iki defa hicret etti. Medine’ye hicret ettikten sonra Münzir bin Muhammed’in yanında kaldı. Peygamber Efendimiz (sav) onunla Selime bin Selama arasında dini kardeşlik kurdu. Hz. Resulüllah (sav) ile birlikte Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelere katıldı. Hz. Osman’ın hilafet döneminde vefat etti.

Hz. Sabir bin Amr bin Zeyd bir diğer sahabe idi. İbni İshak ve Zühri onun Benü Neccar’dan olduğunu beyan ettiler. Bedir ve Uhud gazvesine katıldı ve Uhud gazvesinde şehit oldu.

Bir diğer sahabe, hz. Ebul Aver bin Elharis’dir. Annesi Ümmü Neyyar binti Ayas bin Amir idi. edir ve Uhud gazvelerine katıldı.

Yine hz. Abs bin Amir bin Âdi bir başka sahabe idi. Annesi, Ümmül Benin binti Zahir bin Sağlebe idi. Ukbe biatine katılan yetmiş sahabeden biri idi. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı.

Hz. Ayas bin Bukeyr bir diğer sahabedir.Benü Saad bin Leys kabilesinden idi ve Benü Âdi’nin halefi idi. Hz. Akil, hz. Amir, hz. Ayas ve hz. Halid, Dar-ı Erkam’da birlikte İslam’ı kabul etmişlerdi. Medine’ye hicret ettikten sonra kendisi Refa’ bin Abdulmünzir’in yanında kaldı. Onun anne tarafından üç erkek kardeşi daha vardı, hepsi de Bedir gazvesine katıldılar. İbni Yunus, hz. Ayas’ın Mısır’ın fethine de katıldığını söylemiştir. Hz. Ayas, hicri 34 yılında vefat etti, bir başka rivayete göre de Yemame savaşında şehit oldu.

Bir diğer sahabe hz. Malik bin Nemila’dır. Annesinin ismi Nemila’dır. Bedir ve Uhud gazvelerine katıldı ve Uhud’da şehit oldu.

Hz. Anîs bin Kutade bin Rabia Ensar’ın Evs kabilesinden idi. Bedir ve Uhud gazvesine hz. Resulüllah (sav) ile birlikte katılmıştı, Uhud’da şehit oldu. Hz. Hansa bin Hizam, hz. Anîs bin Kutade ile nikahlı idi. O şehit olunca hz. Hansa’nın babası onu Mezine kabilesinden birisi ile nikahladı, fakat hz. Hansa ondan hoşlanmıyordu. O, hz. Resulüllah’ın (sav) yanına geldi ve Peygamber Efendimiz (sav) onun nikahını feshetti. Bundan sonra hz. Hansa, hz. Ebu Lebabe ile evlendi. Evlilik işlemlerinde kadının özgürlüğünün örneği işte budur. Kendi kızlarına baskı yapan kimselerin düşünmesi lazım.

Hz. Rafiğ bin Uncada, Ensar’dan bir başka sahabedir. Babasının ismi Abdul Haris idi, Uncada onun annesinin adıdır. Bedir, Uhud ve Hendek gazvelerine katıldı. Hz. Resulüllah (sav) hz Rafiğ bin Uncada ve hz. Hüseyin bin Haris arasında dini kardeşlik kurdu.

Bir başka sahabe hz. Huleyde bin Kays idi. Annesi Benü Selma’dan Ağdam bin Elkayn idi. Bedir ve Uhud gazvelerine katılmıştı. Kardeşinin adı Halad idi ve bazı tarihçilere göre o da Bedir sahabelerinden biri idi.

Hz. Sakıf bin Amr bir başka sahabedir. Benü Esed’in halefi idi. iki kardeşi ile birlikte Bedir gazvesine katılmıştı. Kardeşlerinin ismi hz. Malik bin Amr ve hz. Batlac bin Amr’dır. Hz. Sakıf bin Amr, ilk muhacirlerdendir. Bedir, Uhud, Hendek, Hudeybiye ve Hayber gazvelerine katıldı ve Hayber’de şehit oldu.

Bir başka sahabe, hz. Sabra bin Fâtik’dir. Harim bin Fâtik’in kardeşi ve Benü Esed’den idi. Babasının adı, Fâtik bin Elahzem idi. Eymen bin Harim şöyle beyan eder: Benim babam ve amcam Bedir gazvesine katılmışlardı ve hiçbir Müslüman ile savaşmayacağıma dair benden sağlam söz aldı. O şöyle beyan eder: Hz. Resulüllah (sav) buyurdu ki, mizan Rahman Allah’ın elindedir, O bazı milletleri yüceltir, bazılarını küçük düşürür. Onun vakti, hz. Ebu Derda’nın yanında geçti. Ebu Derda dedi ki, Sabra’da hz. Muhammed’in (sav) nuru vardır.

Hutbenin sonunda Huzur-i Enver şöyle dedi: Cuma namazından sonra iki gaip cenaze namazı da kıldıracağım. Onlardan biri, Malezya Cemaatinin Sadırı Umko Adnan İsmail beydir. 8 Ekim’de 74 yaşında vefat etti. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun. İkinci cenaze, Rabvah’tan Çodri Halil Ahmed beyin hanımı Hamide Begüm Hanımdır. 5 Ekim’de 84 yaşında vefat etti. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 22. Sayısı

Hz. Resulüllah'ın Yüce Şanı


Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 219

Dostlarım, bana biraz olsun kulak verirmisiniz? Çağımızda maddiyatçılığın karanlığı yeryüzünün her köşesine yayılmış ve birço...

Video

Downloads: 115

Hz. Resulüllah'ın (s.a.v.) yüce mertebesi

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Her hafta değişik konularda sorularınızı cevaplandırıyoruz. Sorularınızı canlı olarak iletebilirsiniz.

Tek yapmanız gereken aşağıdaki web sayfamıza tıklamak:
www.islamiyetin-sesi.org

Her Cumartesi Türkiye Saati ile 20:00, Almanya Saati ile 19:00 da

islamiyetin-sesi.org adresinden canlı izleyebilirsiniz. Sorularınızı sorabilirsiniz.

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler