Mta-türk videolar için tıklayınız.

(Hutbenin özetidir.)

Hüda Teala’ya ibadet ederek ve sadece O’ndan yardım isteyerek Hüda Teala’nın huzuruna eğilin![1]

Seyyidna Hazret Halifetü’l Mesihi’l Hamis Atba, 28 Kasım 2014’de Beytü’l Futuh Camiinde Cuma Hutbesi irşad etti. Hutbe, çeşitli dillerdeki tercümesi ile birlikte her zaman olduğu gibi MTA’da canlı olarak yayınlandı. Hazret Emirü’l Müminin şöyle buyurdu:

Hazreti Mesih-i Mevud as buyurur ki, dua ve yardım istemekle ilgili olarak şu daima hatırda tutulmalıdır ki  asıl yardım istenmeye layık olan sadece Allah-u Teala’dır. Yani eğer işlerinizi tamamlamak için birisinin yardımına ihtiyacınız varsa o sadece, size gerçek şekliyle yardım edebilecek, yardım etme gücüne sahip olan ve hep yardım eden Yüce Allah’ın Zatıdır.

Bu o kadar önemli bir konudur ki hakiki bir müminin her zaman bunu göz önünde tutması gerekir. İster o kişisel bir ihtiyaç için olsun ister Cemaatin ihtiyacı ile ilgili. Fakat fiilen görmekteyiz ki insanlar sıkıntılarını gidermenin çeşitli yollarını, işlerinin tamamlanmasının veya ihtiyaçlarının giderilmesinin yolu zannederler.

Hazreti Muslih Mevud ra bir yerde örneklerle  öyle durumlar anlattı ki; insan, yardımın çeşitli insanlar tarafından yapıldığını zanneder.  Veya bizzat kendi gücüyle maksadını elde ettiği zannedilir. Bazen o, dost ve akrabalarını, amacında başarılı olmanın vesilesi zanneder. Böylece o bazen kendi dost ahbabını ve görüştüğü kişileri, bazen nizamı, kendi hacetini gideren zanneder. Bazen devletten, bazen insani yardım kuruluşlarından yardım talep eder.

Huzur-u Enver buyurdu ki; fakat şu da inkar edilemez: Bazen öyle olur ki, her ne zaman onlardan hiçbirisi işe yaramazsa, hiçbirisi başarının vesilesi olmazsa, fakat birisi bütün bunlara rağmen maksadını elde ederse, o zaman o, başarısının kesinlikle gaybî bir yardım ile olduğunu düşünür. Ve gaybî yardım konusunda birisinde ne kadar kesin inanç olursa o, başarıyı da Hüda Teala’ya isnat eder. Eğer insan, yardım istenmeye layık olan sadece Allah’tır ve sadece O yardım eder diye kesin inanca sahip olursa, o herhangi bir dış yardım vasıtasıyla sonuca ulaşan başarıyı da, Hüda Teala’ya isnat eder. Fakat Hüda Teala ile güçlü bir bağı olmayan insan, dünyevî vesileleri herşey zanneder ve ilgisi onlara olur, dikkatini Allah-u Teala’ya çevirmez. Fakat her ne zaman bütün o vasıtalar başarısız kalırsa, Hüda Teala onların aklına işte o zaman gelir ve O’na yalvarırlar. Çünkü o zaman Hüda Teala’yı yad etmekten başka çareleri olmaz.

Huzur-u Enver şöyle dedi: Allah-u Teala buyurur ki, zorluk anında bütün diğerleri sizi terkeder. Yanınızda kalan ve işinize yarayan sadece Allah’ın Zatıdır. Allah-u Teala buyurur ki, dua eden, dünyaperest inkarcı birisi bile olsa ızdırap içinde yapılan dualar kabul olur. Allah-u Teala inkarcılara bile Kendi Varlığının ispatını sunmak için bazen bir alamet gösterir. Buyurdu ki, dünyaperest insanlar dahi müşkülat anında hiçbir kolaylık göremediklerinde Hüda Teala’nın yardımını elde etmeye çalışırlar.

O halde, her şey için devamlı Allah’a yöneldiklerini iddia edenlerin, “bizim teveccühümüz her zaman Allah’a doğru olmalıdır,” konusuna ne kadar dikkat etmeleri gerekir. Allah-u Teala işte bu sebeple bize, namazın her rekatinde okunması emredilen (iyya ke nağbüdü yani yalnız sana ibadet ederiz) duasını öğretmiştir ki hiçbir zaman dikkatimiz Hüda Teala’dan uzaklaşmasın, hiçbir zaman bakışlarımız dünyevî vasıtalara kaymasın. Zahiri tedbirlere başvurmayı hiç şüphesiz Allah-u Teala emretmiştir, fakat tevekkül, Allah’ın Zatına olmalıdır. Bizler, yüce miracı elde eden müminler gibi Allah’a ibadet ederek ve O’ndan yardım isteyerek, ona göre amel etmeliyiz. Bizim, Hüda Teala’nın önünde eğilmek ve  (iyya ke nağbüdü…)’nün ruhunu anlayarak Hüda Teala'nın Dergahına ait olmaktan başka çaremiz yoktur. Her yerde bizim yolumuza zorluklar çıkıyor. Fakat hatırınızda olsun, bu muhalefet ateşleri kendi ateşinde kendisi yanacaktır, bizim kendi vazifelerimizi unutmamamız lazım. Hazret Mesih-i Mevud as buyurur ki, Allah-u Teala (iyya ke nağbüdü…) öğretti. Ve insanın kendi gücüne güvenmesi ve Hüda Teala’dan uzaklaşması mümkündü. Bu yüzden hemen akabinde (iyya ke nestain yani yalnız senden yardım dileriz) duasını öğretti ki, yaptığınız ibadeti kendi gücünüz ve kuvvetinizle yaptığınızı zannetmeyin. Kesinlikle hayır! Bilakis Allah’ın yardımı olmazsa ve Kendisi Pak olan Zat güç ve kuvvet vermezse hiçbir şey olamaz. İşte bu önemli gerçeği de her zaman gözönünde tutmalıyız.

Huzur-u Enver şöyle buyurdu: Dünyadaki durumlar hangi hızda değişiyorsa, Allah-u Teala onu Cemaatin ilerlemesine vesile kılsın. Bizler Allah’a ibadet edenler ve O’nun yardımından ve nusretinden feyz bulanlar olalım ve ilerde de olmaya devam edelim. Amin.


 

[1] Cuma Hutbesinin bu özeti Alfazl’ın sorumluluğu altında yayınlanmaktadır. Alfazl International 2.12.2014 sayısı


Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 222

İspanya, Seville Üniversitesi İslamî Bilimler Bölümünün l2 Mart l990 yılında yaptığı davet üzerine, Mirza Tahir Ahmed Hazretleri “

Video

Downloads: 65

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler