Mta-türk videolar için tıklayınız.

HUTBE ÖZETİ,

Geçen yılın muhasebesini yaparak, iyilikler yapmak ve kötülüklerden sakınmak azim ve iradesiyle yeni yıla başlangıç yapın.

İyilikler konusunda, on biat şartında açıklanan standartları elde edin.

Seyyidna Hazret Halifetü’l Mesihi’l Hamis Atba, 2 Ocak 2015’de Beytü’l Futuh Camiinde Cuma Hutbesi irşad etti. Hutbe, çeşitli dillerdeki tercümesi ile birlikte her zaman olduğu gibi MTA’da canlı olarak yayınlandı.

Huzur-u Enver, Cuma hutbesinde yeni yılın başlaması üzerine bütün Ahmedilerin yeni yılını tebrik etti ve şöyle buyurdu: Böyle durumlarda bizim kendimizi muhasebe etmemiz gerekir ki, acaba biz verdiğimiz söze uygun olarak hayatımızı geçirdik mi geçirmedik mi? Bir eksiklik ve zayıflık kaldıysa yeni yılda onu gidermek için kendimizi incelememiz gerekir. Bakmak gerekir ki, görevimiz olan iyilikler yapma işini, hakkını verecek kadar yapmaya gayret ettik mi? Sonra iyiliklerde de, Hazret-i Mesih-i Mevud’un as arzu ve beklentilerini karşılayacak standardı elde etmek gerekir. Aramızdan her biri yılda en azından bir defa alem-i biat esnasında şu sözü mutlaka verir: Biz, Hazreti Mesih-i Mevud’un as beyan ettiği seviyeye ulaşmak için çaba sarfedeceğiz. Bu seviyeye ulaşmak için biat şartlarını göz önünde tutmak gerekir. Sadece inanmak yeterli değildir. Bilakis iyiliklerin derinliklerine inip onlara göre amel etmek ve kötülüklerden, bir insanın vahşi hayvanlardan korkup kurtulmaya çalıştığı gibi uzak durmak gerekir.

Biat şartları 10 tanedir. Ancak onda 30 hüküm vardır. Birincisi şirkten uzak durmaktır. Put, sadece altın ve gümüşten olmaz, bazen söz, fiil ve tedbir de put yapılır. Sonra yalandan korunmak gerekir. Yalana güvenenler Allah’a güvenmeyi de bırakırlar. Hayatınızın her alanında yalandan sakının. Üçüncü hüküm zinadan sakınmaktır. Yani zinaya yaklaştıran yollardan dahi sakının ki bu temizliğin alametidir. Dördüncüsü harama bakmaktan uzak durmaktır. Haram olan şeylere bakmaktan korunan gözlere cehennem ateşi haramdır. Beşinci hüküm fısk-u fücurdan uzak durmaktır. Allah’ın hükümlerinden dışarı çıkmak ve sövüşmek fısktır.  Altıncısı, zulmetmekten uzak duracaktır. Yani kimsenin hakkını yemeyecektir. Yedinci olarak hıyanetten uzak durmak emredilmiştir. Hainlik edene dahi haince davranmayın. Sekizincisi her türlü fesat ve kavgadan kaçınacaktır. Dokuzuncu olarak isyan yollarından kaçınmak emredilmiştir. Cemaat nizamı veya hükümet aleyhinde kanuna aykırı bir iş yapmayacak veya söz söylemeyecek. Onuncu olarak şu hüküm verilmiştir: nefsani isteklerine yenik düşmeyecek, tersine Allah’ın hükümlerini kabul edecek. On birinci olarak, beş vakit namazı tüm şartlarıyla eda edecek ve teheccüd namazı kılmak içinde çaba sarfedecek, denmiştir. Ta ki dua etme fırsatı bulsun. On ikinci hüküm şudur ki, Resulüllah’a sav daima salavat getirmeye devam edecek. On üçüncü olarak, istiğfara devamlılık göstermek emredilmiştir. On dördüncü hüküm, Allah’ın ihsanlarını daima anacaktır. Aynı şekilde ihsanda bulunan insanlara da teşekkür eden olacaktır. Onbeşinci olarak denmiştir ki, Allah-u Teala’ya devamlı olarak hamdedecek. On altıncısı, Allah’ın mahlukatına eziyet vermeyecek. On yedincisi affetmeyi benimseyecek. Buğz ve inadı bırakacak ve eğer ıslah söz konuysa konuyu hakimlere götürecek. On sekincisi, her durumda Allah’a itaatkar olacaktır. On dokuzuncu hüküm şudur ki, (İslamî olmayan) örf ve adetlere uymayacak. Yirmincisi, arzu ve heveslerinin peşinden gitmekten vazgeçecek. Buyurulmuştur ki, kim Allah için nefsani heveslerini terk ederse ona Cennette bir makam verilir. Yirmi birinci olarak, kendini tamamen Kur’ân-ı Kerim’in hâkimiyetine teslim edecektir, denmiştir. Yirmi ikinci olarak, Allah’ın ve Peygamber’in sav buyruklarını kendisine rehber edinecektir, denmiştir.  Yirmi üçüncüsü, kendini beğenme ve kibri tamamen bırakacaktır. Çünkü kibir Allah’ın gözünde çok çirkindir. Yirmi dördüncüsü şudur ki, alçak gönüllülük ve tevazuyu benimseyecek. Yirmi beşincisi olarak, yumuşak huyluluğu benimseyecek denmiştir. Yirmi altıncısı, yumuşaklık ve uysallıkla hayatını geçirecektir. Yirmi yedinci olarak buyrulmuştur ki, İslam’ın saygınlığını ve çıkarlarını kendi canı, malı ve saygınlığından daha üstün tutacak. Yirmi sekizincisi, Allah rızası için Allah’ın mahlukatına dert ortağı olacaktır. Yirmi dokuzuncu olarak, Allah’ın verdiği kuvvet ve yetenekleri insanoğlunun faydası için kullanacaktır, denmiştir. Ve otuzuncu olarak şu söz alınmıştır: Hazreti Mesih-i Mevudas ile öyle bir itaat ilişkisi kuracak ki benzeri hiçbir dünyevî ilişkide görülmeyecek.

Huzur-u Enver şöyle buyurdu: Allah-u Teala hepimizi sözlerini yerine getirenlerden kılsın ve bu talimatları kendi alışkanlığı haline getirenlerden olmayı nasip etsin. Geçen yılın zayıflıklarını göz önünde tutarak gelecekte iyilikler yapmaya muvaffak etsin. Amin.

Huzur (Atba) son olarak, Gucranvala’dan sayın Lokman Şehzad Beyin şehit oluşundan ve Makedonya’dan sayın Şehzadi Sultan Avs hanımefendinin vefatından dolayı onları hayır ile yad etti ve gaip cenaze namazlarını kıldıracağını bildirdi.


Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 181

Bu devir insanları özellikle barış ve sevgi arayışındadır. Kur'an-ı Kerim ve hadislerden az çok haberi olan herkes için bu devir öncede...

Video

Downloads: 169

Makyaj dine aykırı mıdır, şalvar cübbe sarık gibi şeylerin dindeki yeri nedir, namaz içi...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler