Mta-türk videolar için tıklayınız.

6 Mart 2015 Cuma Hutbesi

"Ey inananlar! Allah’ın takvasını benimseyin. Herkes yarın için önden neler gönderdiğine dikkat etsin. (Hepiniz) Allah’ın takvasını benimseyin. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan (daima) haberdar­dır. Allah’ı unutanlar gibi olmayın. Bunun sonucunda, Allah (da) onlara canlarının (faydalarını) unutturdu. İtaat dışına çıkanlar (ise,) ancak bunlardır." (Haşr Suresi, 19-20)

Seyyidna Hazret Halifetü’l Mesihi’l Hamis Atba, 6 Mart 2015’de Beytü’l Futuh Camiinde Cuma Hutbesi irşad etti. Hutbe, çeşitli dillerdeki tercümesi ile birlikte her zaman olduğu gibi MTA’da canlı olarak yayınlandı.

Huzur-u Enver hutbenin başında Haşr suresinin 19 ve 20. Ayetlerini ve tercümesini okuduktan sonra şöyle buyurdu: Her kötülük ve günahın sebebi onu önemsiz görerek ondan sakınmaya çalışmamaktır. Fakat işte bu dikkatsizlik insanı büyük günahlara müptela eder ve insan yavaş yavaş iyilikleri unutur, takvadan uzaklaşır ve ölümden sonraki hayata tam bir inancı kalmaz. Sonra da Allah-u Teala’nın nazarında mümin olarak kalmaz. Bu ayetlerde Hüda Teala müminlerin dikkatini tam da buna çekmiştir ki sadece dünyevî endişelere takılıp kalmayın, aksine asıl endişelenmeniz gereken şey sizin yarınınızdır. Ölümden sonraki hayat ve hesap kitaba iman, sizin düşüncelerinizin merkezi noktası olmalı. Birinci Halife hazretleri buyurur ki, Allah-u Teala, dünya ve ahrette başarının püf noktasını, yarının hesabını bugün yapmak olarak açıklamıştır. Bundan, dünyada da ahret hayatında da süs ve güzellik oluşur. Kuranın  (herkes yarın için neler gönderdiğine baksın) talimatına göre hareket etmekle insan sadece dünyada başarılı olmakla kalmaz, ahrette bile Allah’ın lütfu ile kazanan olur. Biz, karar günü için bugünden hazırlıklara başlamadıkça asla ahret için hayat sermayesi edinemeyiz. Huzur, biz bu ayeti nikah hutbesinde de okuruz buyurdu. Nikah hutbesi ayetlerinde Allah-u Teala çeşitli emirlere dikkat çeker:  Kendi yakın akrabalarınızı da gözetin, bu evlilik bağından dolayı gelecek olan sorumlulukları da göz önünde bulundurun, doğruluğu benimseyin. Bunun sayesinde hep iyi ameller ve akrabaları gözetme fırsatı bulacaksınız ve Allah’ın hükümlerine de dikkat edeceksiniz. Üstelik bu sadece sizinle sınırlı kalmayıp bunun sayesinde evlatlarınız da iyilikler üzerinde yürüyenler olacaktır. Kendi evini küçük küçük şeylerden dolayı tahrip eden aileler, eğer Allah’ın hükümleri üzerinde dikkatle düşünürlerse ve ona göre amel ederlerse, o takdirde sadece evlerinin sükunetinin garantörü olmakla kalmayacaklar; çocuklarına doğru terbiye veren ve onlara takva üzerinde yürümek konusunda yol gösteren de olacaklardır.

Huzur-u Enver, insanlar dünyevî vesileleri ve ihtiyaçları her şey zannederler,  buyurdu. Dünyanın rahatlığını şuursuz bir şekilde Allah’ın rahatlığına tercih ederler. Sonra tembellikleri ve beceriksizlikleri yüzünden bu dünyadaki istikballerini de gelecek cihanı da göz ardı ederler. Birinci Halife Hazretleri, müminin, yapacağı işin sonucunun ne olacağını önceden düşünmesi gereklidir, buyurdu. Bu usulü göz önünde tuttuğunuz takdirde takva üzerinde yürümeye muvaffak olursunuz. Müminlere kendi yarınına bakmasını söyleyip, evdeki sıradan muamelelerden tutup, toplumsal, ticari, ulusal ve uluslar arası bütün ilişkilerde takvaya göre hareket etmeye dikkat çekti. Eziyet vererek menfaat elde edilen bir davranış, dinden ve imandan uzaklaştırır. Daima hatırda tutmak gerekir ki, imanî sınanmalar dünyevî sınanmalardan çok daha fazladır ve bunun neticesinde dünya ve ahret her ikisi de tahrip olur. İşte biz bu düşünce ile kalplerimizi hep kurcalamalıyız ve Hüda Teala benim her işimi görmektedir bilinciyle her işin sonucunu göz önünde tutmak gerekir.

Huzur Enver, manevi hastalıklar bedensel hastalıklardan çok daha tehlikelidir, buyurdu. Bu ortamda manevi hastalıklar yayılmış durumdadır. Bu yüzden kendimizi korumak için düzenli amel ve tedaviye de ihtiyaç vardır. Müminin hiçbir zaman, Allah’ın korkusundan uzak olmaması gerekir. İşte her zaman işlerimizi ve halimizi takva üzerinde sürdürerek muhasebe etmemiz gerekir. Huzur-u Enver buyurdu ki, okuduğum ikinci ayette Allah-u Teala, sizler Allah’ı unutan insanlardan olmayın diye uyarmıştır. Allah-u Teala’dan uzak görünen dünyada üç kısım insan vardır: onlardan biri Allah’ın varlığını dahi inkar eden insanlardır, ikinci kısım insanların bütün güçlere sahip olan Allah’a imanları yoktur ve üçüncü kısım insanlar Allah-u Teala’yı unutacak kadar dünyevî işlere dalmışlardır ve Allah’ın bir mümin için günde beş vakit namazı farz kıldığına hiç dikkat etmezler. Allah-u Teala’yı unutan insanlar sonunda öyle bir duruma gelirler ki ahlaken de manen de çöküntüye uğrarlar ve en sonunda zihinsel huzurları bile elden gider. Eğer siz Allah-u Teala’yı unutursanız, Allah-u Teala’nın buyurduğuna göre fasıklardan sayılacaksınız. Fasık odur ki Allah-u Teala’nın koyduğu sınırları aşan ve itaatin dışına çıkanlardır. Kısacası aramızdan her birinin, kendi her davranışını Allah’ın hükümlerine uygun yapmaya çalışmak için çabalaması gerekir. Kendi geçici menfaatleriniz yerine yarınınıza dikkat edin. Allah hepimizi buna muvaffak kılsın. Amin.

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Galerimiz Resimler