Mta-türk videolar için tıklayınız.

Herşeyden önce bilinmelidir ki; namazdan tat almak bir-iki günlük bir şey değildir. Devamlılık ve çaba şarttır ve tat alabilmeyi öğrenmenin yolu da namazı ayakta tutmaya çalışmaktan geçer. Yani bu yolları namaz kılmadan öğrenmekte mümkün değildir. Bugün tatsız kılınan namazlar bile ayakta tutulmaya çalışılır ve devamlılık ve çaba ile birlikte aşağıdaki yöntemlerle birleştirilirse namaz daki lezzet keşfedilecektir.

Mehdi (a.s.) "Bir insan uzun süre namaz kıldı ama gözünden bir damla yaş akmadı ise onun kalbinde hastalık vardır." der. Yani kalbimizi hastalıklardan arındırmadıkça o aranan namaza ulaşılamıyor. Ancak kalbi hastalıklardan arındırmanın yolu da yine namazdır. Ben bugün güzel namaz kılamam ilerde diyen bilsin ki şeytanın kendisini kandırmasına izin veriyor. Çünkü namaza ilerde de başlasa aynı manevi süreçler baştan başlayacaktır. Namaza bir gün önce bile başlayabilmek bazen insan hayatını tümden değiştirir.

Ancak bugün Müslümanlar tatsız tuzsuz hiçbir şey anlamadan ve sadece borç ödemek için namaz kılmaktadırlar. Aslolan ise tat alarak namazı hayatımızın vazgeçilmezi yapmak olmalıdır.

İslam şeriatına göre namazdan tat almak için gerekli olan şartlar ve diğer yapılabilecekler şunlardır:

1)   Abdest almak . Bilimsel olarak açıklık kazanmıştır ki ; bütün eklem yerleri soğutulunca, vücut sakinleşir ve insan düşüncelerden arınır. Abdest alırken bu şekilde düşünmek ve bunu nefsine kabul ettirerek niyet etmek gerekir. Ayrıca abdest esnasında , birazdan Allah(cc) ‘ın huzuruna çıkacağını düşünmeli ve başka bir şeyle ilgilenerek dikkat dağıtılmamalıdır.

2)   İnsanın doğasında olan bir özellik vardır. Bu özellik ; birisi her gün bir yere giderse veya her gün biriyle görüşürse, onu gördüğü an o yer veya kişi ile ilgili  diğer bildiği şeyler akla gelir. O nedenle, namazı daima belli bir yerde kılmalıdır. Bunun içinde evde bir yeri sadece namaz için ayırmalı ve başka bir iş için kullanmamalıyız . Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in bu konuyla ilgili hadisi de bulunmaktadır. Camilerde namazın güzelliğinin bir sebebi de budur.

3)   Kıbleye dönmek. İnsan kıbleye döndüğünde ,Hz. İbrahim(a.s.)’i aklına getirmelidir. O da bu kıbleye dönmüştü ve O, Allah(c.c.)’ın rızasını kazanmak için birçok sıkıntılara katlanmıştı ve evladını bile gözünü kırpmadan feda edebilmişti.

4)   Ezan. Bir Hadis-i Şerifte de bildirildiği üzere “Ezan şeytanı kovar.” Eğer ezan okunduğu zaman bizim şeytanımız kaçmıyorsa, demektir ki biz ezanı dinlemedik . Yine bir Hadiste “Müezzinden sonra ezanı tekrar edin ve dikkatle dinleyin” buyurulmaktadır. Buna uymalı ve dinlerken, örneğin “Allahu  Ekber” (En büyük Allah’tır) dendiğinde, Allah(c.c)’ın büyüklüğünü düşünmeli ve kendi büyüklenmemizden vazgeçmeliyiz. Diğer taraftan “Bir düşünce, diğer düşünceyi defeder.“ Ezanda ve diğer hayatımızda, düşüncelerimizden sıyrılıp Allah(c.c)’ı düşünmeliyiz. Bu bizi namaza hazırlayacaktır.

5)   Kamet. Bir hadiste “Kamet, şeytanın kovulmasına sebep olur.” denilmektedir. Bu nedenle Kamet okunurken aynı ezanda olduğu gibi davranmalı ve başka bir şeyle ilgilenmeden namaza hazırlanılmalıdır.

6)   Saf ‘ta durmak. İnsanın dış görünüş ve duruşu onun ruhunu etkiler. Safta dünyevi makamlar ortadan kalkar ve bir kralda , bir hizmetçide yan yana bir safda dururlar. Bu herkesin bir Allah(c.c)’a tabi olduğunu gösterir.Yine bir hadiste “Kalplerinizin eğri olmasını istemiyorsanız, düzgün tutun.” buyurulmaktadır.

7)   Niyet. Niyet kalbin iradesinin ismidir. Niyet ederken düşünmeli ki ,gerçekten biz şu an Allah(c.c.)’a yöneldik mi, yoksa düşüncelerimiz başka bir yerde mi?

8)   Cemaatle namaz. İnsan kendi namaz kılarken gaflete düşer. Cemaatte ise imam yüksek sesle “Allahu Ekber” der. İnsan bilinçliyse bu sesi duyunca , bu vesileyle o düşünceden sıyrılır ve gafletten kurtulur. Kullanılan kelimelerin anlamını bilir ve, imam o kelimeleri kullanınca onların üzerine düşünürse namaz güzelleşir.

9)   İslam ibadetinde diğer dinlerde olmayan bir özellik vardır. Biz ibadet ederken bazı hareketlerde bulunuruz. Bu harekette bizim tembelliği atmamıza ve kendimizi toparlamamıza neden olur.

10)      İslam dininde Farz namazlardan önce ve sonra sünnet ve nafile namazlar konulmuştur. Farz namazlarından önce konulan nafile ve sünnetler, esas olan farz namazda insanın kendini tam olarak Allah(c.c)’a yöneltmesini temin etmeği ve namaz öncesi  uğraştığı işlerle ilgili düşüncelerden arınmayı sağlar. Farz namazlardan sonra ki, nafile veya sünnetlerde, yine farz namazın güzelleşmesini temin etmek için ; insan şu namazı bir an evvel bitireyim de şu işle uğraşmaya başlayayım diye bir düşünceye kapılmasını sağlar. Yine namazda ; vücudumuzda ki eklem yerleri gibi namazında eklem yerleri vardır . Buralara (kıyamdan rukuya eğilme , kıyamdan secdeye varma v.b.) söylenen kelimelere dikkat edilirse (yani anlamları üzerinde düşünülürse)  namaz güzelleşir.

11)      Dikkat dağılmasını önlemek için bir yolda şudur. Eğer dikkatiniz dağılırsa söylediğiniz namaz kelimelerini teker teker söyleyip anlamını düşünün. O kadar yavaş okuyun  ki, kelimenin sözü ile anlamını aynı anda düşünebilin. O kelimenin manası zihinde canlanmada, diğer kelimeye geçmeyin. Bu nefse çok zor gelen bir yöntemdir.

12)      Bir hadiste “Sen namaza durduğunda  gözünü ve dikkatini secde ettiğin yere yoğunlaştır.“ denilmektedir. Şu bilinen bir gerçektir ki, duyularımızdan biri bir yere yoğunlaştığında , diğer duyularımız zayıflar. İnsan da namazda secde yerine dikkatini yoğunlaştırınca ister istemez secdenin heybetine kapılır. Bu nedenle dikkati dağıtmaması için seccadenin sade olması gerekir.

13)      İnsan nefsine neyi emrederse , nefs istesin veya istemesin ona riayet eder. O nedenle insan namaza durduğunda “Hiçbir düşüncenin namazımı etkilemesine izin vermeyeceğim “ diye nefsine emretmelidir.

14)      Nefsine hakim olamayanlar emretseler de, düşüncelerden kurtulamazlar. O zaman bu kişiler namazları küçük küçük parçalara bölüp, o aralarda nefslerine emir vermelidirler. Örneğin “Süphanekeyi bitirinceye kadar hiçbir düşünceye kapılmayacağım “ , bunu bitirince de “Fatiha suresini bitirinceye kadar hiçbir düşünceye kapılmayacağım” şeklinde nefsine emredebilir.

15)      Kuran’da bazı ayetler vardır ki  , onları okuyunca huşuya sebeb olur. Bunların namaz içinde tekrar tekrar okunması namazı güzelleştirecektir. Mesela Fatiha suresindeki “İyyake na’büdü ve İyyake nesta’in” ("Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz") ayetinin tekrar tekrar okunması insanın kalbini nurlandıracaktır.

16)      Ayrıca bilinmelidir ki , insan bir düşünceye kendini teslim ederse o düşünce insanda artar. Ancak karşı durursa o düşünce durur veya kaybolur.

17)      Nafile ve teheccütlerde (gece namazı)  yalnız namaz kılarken, kulağın duyacağı şekilde , namaz kelimeleri söylenebilir.

18)      Her yeni hareket, yeni bir düşünceyi getirir. O nedenle namaz esnasında, namaz harici boş hareketlerden kaçınılmalıdır.

19)      Namazda insanın duruşu da mühimdir. Bazıları öyle bir halde namaza dururlar ki, tembel tembel durduğu anlaşılır. Tembel olunca da düşmanın yani şeytanın saldırması kolaylaşır.

20)      Namaz kılarken okuduğumuz, hangi kelimede şeytan saldırırsa veya düşüncede gelirse , o kelimeyi tekrar okuyun. Böylece nefsinize savaş açın. Böyle olunca ve iradeli bir şekilde şavaşı devam ettirince , şeytan mücadeleden  vazgeçecektir.

21)      Günlük hayatında boş şeylerin düşüncesinden kurtulamayan insanlar vardır. Bu tip insanlar genelde düşüncelerin saldırısına uğrar. Allah (cc) Kur’an-ı Kerimde “Müminler işe yaramayan ( boş ) her şeyden uzak dururlar” buyurmaktadır. Günlük hayatta işe yarayan şeyler düşünmeye çalışırsak bu namazımıza da yansıyacaktır.

22)      Hz. Muhammed (s.a.v.)”Sen ibadet ederken, Allah(c.c.) görüyormuş gibi namaza dur. Bunu yapamıyorsan ,hiç değilse o seni görüyormuş gibi dur.” Ve yine “”Eğer bir kişi iki rekat namaz kıldıysa ve namaz içinde nefisle kelam etmediyse , onun bütün günahları af oldu.” demiştir.

Namazdan sonra selamın manası ; “Ben Allah (c.c.) ‘ın huzurundan geldim ve dünyada ki ey sağımdakiler ve ey solumdakiler size selam olsun” demekti.

Her kim bu yöntemlere başvurursa, o kısa zamanda sonuç alacaktır. Siz bu şekilde namaz boyunca ve hatta selam verene kadar savaştınız ama düşüncelerden yine kurtulamadıysanız, o zaman Allah(c.c.) sizin elinizden tutacaktır. Yeter ki savaşa devam edin ve teslim olmayın . Başarıya ulaştığınızı göreceksiniz.

Hz. Mirza Tahir Ahmed

Cuma Hutbesinden alıntıdır.

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 223

İspanya, Seville Üniversitesi İslamî Bilimler Bölümünün l2 Mart l990 yılında yaptığı davet üzerine, Mirza Tahir Ahmed Hazretleri “

Video

Downloads: 52

2010 Yılı Uluslararası Yıllık Toplantıda Huzur'un (ATBA) Hanımlara Hitaben Yaptığı Konu...

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler