Mta-türk videolar için tıklayınız.

Sözüyle birisini sevdiğini belirttikten sonra Allah ameliyle de belirtir. Şimdi de bunu anlatayım. İmandan sonra hiç geri çekilmeyen ve hep ileri adım atan birisi hakkında Kûr’ân-ı Kerîm şöyle der;

نَحْنُ اَوْلِيَاؤُكُمْ فِى الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِى ا لْاٰخِرَةِ وَلَكُمْ فٖيهَا مَا تَشْتَهٖى اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ فٖيهَا مَا تَدَّعُونَ  [1]

Hem bu dünyada hem ahirette Biz arkadaşınız. Ahirette nefisleriniz neyi arzu ederse verilecektir. Yani fiili şehadeti bu dünyada böyle insanlara bir arkadaş gibi yardım ederek verir. Bunun birçok yöntemi vardır;

1. Böyle birisinin duaları kabul olur; Allah onun sözüne değer verir; dinler. Burada iki sorunun cevaplanması uygun olur. Birincisi şudur ki acaba böyle insanların tüm duaları mı kabul olur? Cevabı şudur ki tüm duaları değil bazı duaları kabul görür. İkinci soru da şudur ki bunlar dışında bu seviyeye varmamış olan diğer insanların duaları kabul olmuyor mu? Cevabı şudur ki “Hayır; Allah kâfirlerin dualarını bile kabul eder.” Bu iki soru yan yana getirilince bir üçüncü soruyu doğurur. O da şudur ki “eğer böyle insanların tüm duaları kabul olmayıp sadece bazı duaları kabul oluyorsa ve bu durum sıradan insanlar için de geçerliyse o zaman farkı nedir? Diğerleri üzerinde ne gibi bir fazilete sahipler?” Cevabı şudur ki bunların dualarının kabulüyle diğerlerin duaların kabulü arasında çok büyük farklar vardır. Bu farkları şöyle sıralayabiliriz;

  • Böyle birisinin dualarının çoğu kabul görürken diğerlerinin ise ancak tek tük kabul görüyor. Dost ve dost olmayanın farkı da budur zaten. Dostumuz olmayan insanların söylediklerini de bazen kabul ederiz ama dostumuzun istediği çoğu şeyi reddetmeyiz.
  • Bazen böyle birisine, duasının kabul olduğu ilham veya kalpte bırakılan özel bir etkiyle haber verilir. Sıradan insanlar ise dualarının kabul gördüğünün farkında bile olmazlar. Hep şüpheyle beklerler.
  • Eğer sıradan birisi bunun istediğinin tersini isterse hep bununki kabul olur. Bu da dostların birbiriyle olan muamelesiyle aynıdır. Normalde herkes diğer insanların istedikleri bazı şeyleri kabul eder ama arada bir dost olursa onun isteği hep ön plandadır. Vâdedilen Mesih, Allah’ın bu özelliğine dayanarak tüm muhaliflere meydan okumuştu. “Hepiniz birleşip bana karşı dua edin ve ben de edeyim. Görelim kimin duası kabul görecektir” demişti.
  • Allah’a yakın birisinin duası sıra dışı bir şekilde kabul görür; sıradan doğanın kanununu ret edercesine sonuç verir. Bunun örneği tüm doktorların “yaşaması imkânsızdır; tıpta böyle bir şey mümkün değildir” demelerine rağmen Vâdedilen Mesih’in duasıyla kuduz köpeği tarafından ısırılmış birisinin kurtulmasıdır.
  • Bazen insan dostuna bir şey vermek ister ve özellikle istesin diye teşvik eder. Allah da bazen sevdiği kulunu teşvik eder; “ne istiyorsan vereyim” der. Vâdedilen Mesih’e bir şiir ilham olmuştu. Anlamı Merhamet rüzgârlarım esiyor. Bugün ne istersen kabulümdür şeklindedir. Sıradan insanlara böyle bir şey verilmez.

2. İkinci fiili şehadeti şudur ki Allah böyle birisine yardım eder; başarmasını sağlar. Bunun anlamı para pul veya şan şöhret değildir. Kastedilen şudur ki böyle birisinin hayatının ana gayesini yerine getirir. Zaten böyle insan dünyevi nimetlere hiç ama hiç meraklı olmazlar; istedikleri tek şey Allah’ın tevhidinin dünyada kurulmasıdır ve bu istekleri yerine getirilir. Böyleleri hakkında “neden Allah onlara para pul vermiyor” diyenin misali bir küçük çocuğun birisi hakkında “iyi birisidir; neden kimse ona şeker vermiyor; oyuncak almıyor” demesi gibidir.

Hikâyeye göre birkaç köylü oturup kralın ne yediğini tartışıyorlardı. Her ağızdan başka ses çıkıyordu. Birisi “herhalde bunu yiyordur” derken diğeri de “bence bunu yiyordur” diyordu. İhtiyar birisi bir süre bunları yok saymış ama sonra dayanamamış,“Siz ne saçmalıyorsunuz. Hiç söylediklerinizi yer mi? Eminim sarayında şeker dolusu iki oda yaptırmıştır. Bir tarafa yürürken birinden bir parça alıp yiyordur. Dönerken de diğerinden alıyordur” demiş. “Falanca kişiye Allah ne yardım etti ki? Ne mal verdi ne de hükümet” diyenin misali de o ihtiyar gibidir. Allah’ı sevenler bu seviyeleri çoktan geçmiş oluyorlar. Onlar için yardım kalplerinde alevlenen tevhit arzularının yerine getirilmesidir. Kûr’ân-ı Kerîm mal mülk elde etmeye başarı bile demez. Şöyle buyurur;

اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِهٖ مِنْ مَالٍ وَبَنٖينَ  ۞نُسَارِعُ لَهُمْ فِى الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ  [2]

İnsanlar onlara verilen mal ve erkek evlatlarının onlara gerçek mutluluk vereceklerini mi sanırlar? Demek ki Allah sevgisinin ne kadar mutluluk veren bir şey olduğunu bilmezler bile.

Yani asıl başarı getirdikleri öğretiyi dünyada yayabilmektir. Oysa tam ters yöne giden dünya bunun imkân dâhilinde olduğunu bile sanmaz; “kesinlikle olamaz” der.

3. Üçüncü fiili şehadeti şudur ki eğer düşmanları rahatsız edip şerlerini yaymaya devam ederlerse eninde sonunda helak edilirler. Yani onların düşmanlığı Allah’ın sevdiği kulu öldürecek seviyeye gelirse Allah devreye girer; onları öldürür.

4. Dördüncü fiili şehadeti şudur ki iyi kalpli insanlar böyle birisini sevmeye başlarlar. Bunun sebebi şudur ki benzer sevgilerle dolmuş kalpler birbirine çekilirler. Allah birisini sevmeye başlayınca temiz insanlar da onu sevmeye başlarlar. Hadis’e göre Allah birini severse meleklere haber verir ve bu haber yayıldıkça dünyadakilerin kalplerini de etkiler. İyi olan herkes onu sevmeye başlar.

Necatın sunduğu bu seviyeyi ki bunda insan necatı bulmuş olduğundan emin olur; ancak İslamiyet sunar. Diğer dinler iddia bile etmezler. Yani gerçek necat sadece İslamiyet’tedir; diğer dinler daha düşüğünü bile sunamazlar çünkü iddia etmek için örnek gerekir ama onlar örnek sunabilmekten yoksunlar; insanlar için necatı vaat edemezler.


[1] Hâ mim Secde (41) sûresi, ayet 32

[2] Mü’minûn (23) sûresi, ayet 56-57

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler