Mta-türk videolar için tıklayınız.

Sonra günümüze bakalım. Zahiri ulemalar yine pes edip “evet Kur’an-ı Kerim’de bazı hatalar olabilir” dediler. “Aslında Kur’an diğer insanların inançlarını anlatıyor; kendi fikrini değil” dediler ama Vâdedilen Mesih (a.s.) bu yaklaşımı ret etti ve asıl anlamlarını beyan ederek Kur’an’ın mucizevî içeriğini ispat etti. “Bana bir şey söyleyin ki insanın ruhaniyetiyle alakalı olsun ve doğru da olsun ama Kur’an onu beyan etmemiş olsun. Ya da Kur’an’ın beyan ettiği bir şeye itiraz edin ki size doğrusunu söyleyeyim” diyerek meydan okudu. Öyle acayip irfan incileri çıkartıp gösterdi ki görenler mest oldular; itiraz edenlerin cehaletine ve gafletine üzüldüler. Vâdedilen Mesih’in (a.s.) vefatından sonra onun cemaati de Allah’ın özel lütfundan faydalanmaktadır ve kimsenin aklına gelmeyen ince anlamlarına Allah’ın fazlıyla ulaşabilmektedir.

Kur’an sadece iddia etmez; delilini de sunar

 

Vâdedilen Mesih’in sayesinde açıklanan bilgilerden birisi şuydu ki Kur’an her iddiasının delilini de kendisi içerir; başkalarına dilenmeye mahkûm değildir. İddia üstüne iddia edip hiç delil sunmayan bir kitap ne işe yarar! Vâdedilen Mesih “ancak başkalarından bir şey istemeyen; kendi kendine yeten kitap Allah (c.c.) tarafından olabilir” dedi. “Sadece iddia edip asıl zor olan delil kısmını başkalarına bırakan kitap semavi olamaz” dedi. Herkes iddiada bulunabilir; oysaki asıl mesele delil verebilmektir.

Ahlak teorisi konusunda Kur’an-ı Kerim’in eşi benzeri olmayan öğretisi

Sonra Vâdedilen Mesih (a.s.) Kur’an’da verilen ahlak teorisinin hiçbir dinde verilmediğini gösterdi. Her şeyi Kur’an’a dayandırarak ahlak teorisi hakkında öyle derin noktalar beyan etti ki günümüzün insan psikolojisi konusundaki uzmanları dahi itiraz edecek gücü bulamadılar. Hatta daha önce muhalif oldukları bazı konular hakkında Vâdedilen Mesih’in açıklamalarından sonra fikirlerini değiştirdiler; teyit eder hale geldiler. Vâdedilen Mesih bu teoriyi tamamen Kur’an’dan çıkarttı ve yüce ahlakların nasıl elde edileceği konusuna ışık tuttu. Hangi engellerle karşılaşılacağını açıkladı ve bu engellerin nasıl aşılacağı konusunu aydınlattı. Bütün bunları Kur’an’dan çıkarttı ve dünyayı hayret içinde bırakarak Kur’an’ın faziletini ispat etti.

Peygamberliğin gerçeğinin anlaşılması

Sonra Vâdedilen Mesih Kur’an’a dayandırarak peygamberliğin gerçeğini anlattı. Daha önceki tüm kitaplar bu konuda sessizdi. Ben bu konu hakkında büyük papazlara yazılar yazdım ve semavi kitaplarına göre bir peygamberin tanımını sordum. Bazıları “bu konuda bir şey bilmiyoruz” diye cevap yazdılar. Oysaki dinin temelini oluşturan bu mesele anlaşılmıyorsa ne anladık! Ama gelin görün ki büyük din adamları “bilmiyoruz” dediler. Hatta birisi “bir şeyler yazıyorum ama doğru olup olmadığından emin değilim” dedi. Vâdedilen Mesih (a.s.) ise sadece Kur’an’a dayandırarak bu meseleyi açıkladı ve hangi şartlarda nasıl bir vahyin inmesi durumunda birinin peygamber sayıldığını anlattı. Fikir yürüten papazlar “herhalde gaybî haberler veren peygamber olur” dediler ama hemen ardından “ama İncil bazı gaybî haber verenlerden bahseder ki kesinlikle peygamber değillerdi” diye eklediler. Böyleleri ve gerçek peygamberler arasındaki farkı açıklayamadılar. Oysaki Vâdedilen Mesih (a.s.) kitaplarında bu meseleyi enine boyuna tartışmıştır.

Kur’an’daki olağanüstü tertip ve sıralaması

Dördüncü olarak Vâdedilen Mesih (a.s.) Kur’an’ın fevkalade tertip ve sıralaması konusunu beyan etti. Oysaki o ana kadar Müslümanlar dahi ayetlerin arasında muhakkak bir bağlantının olmadığını söylüyorlardı.

Gelecekle ilgili haberler

Beşinci olarak Kur’an’da hiçbir kıssa ve hikâyenin olmadığını anlattı. Bu o kadar olağanüstü bir inkişaf idi ki eski tefsirleri altüst etti. Eski müfessirler dakika başı hikâyelere dalarlardı ve insan aklının hiç kabul edemeyeceği saçma sapan komik şeyler beyan ederlerdi. Ama Vâdedilen Mesih Kur’an’da beyan edilen tüm eski kıssaların aslında gelecekle ilgili birer gaybî haber olduğunu anlattı; gerçekten de öyle olduğunu ispatladı.

Kıyametin yakınlığıyla alakalı haberlerin asıl mefhumu

Kur’an’da beyan edilen Kıyamet ve kıyametin yakınlığıyla ilgili ayetlerin gerçek anlamlarını açıkladı ve haklarında oluşmuş olan yanlış fikirleri ret etti.

Tüm hatalı dinlerin reddi

Herkesin anlayabileceği bir konu da eski yeni tüm hatalı dinlerin reddidir. Vâdedilen Mesih (a.s.) tüm dinlerindeki hataların reddinin Kur’an’da olduğunu iddia etti. Bakınız bu Kur’an’ın faziletini gösteren ne kadar bariz bir şeydir. Bugün Brahmu Samaj’lılar kalkıp “gösterin bakalım; bizim dinimizi Kur’an nasıl ret ediyor” diyebilirler; Protestanlar kalkıp da “bizim inançlarımızı nasıl çürütüyor; hangi delil veriyor” diyebilirler. Hatta tüm dinler bunu sorabilirdi ama Vâdedilen Mesih’in (a.s.) zamanında hiç soran olmadı; cesaret edemediler. Oysaki bu meydan okuması bugün de geçerlidir. Aklı kullanarak konuşmak isteyen herkes bize gelebilir ve dininin yanlış akidelerinin Kur’an-ı Kerim tarafından nasıl ret edildiğini sorabilir. Allah’ın lütfuyla, hemen ilgili reddi Kur’an’dan çıkartıp gösteririz.

Zatında kâmil bir kitap

Vâdedilen Mesih’ın (a.s.) beyan ettiği sekizinci şey şuydu ki Kur’an başka herhangi bir kitaba muhtaç değildir; kendi zatında kâmildir. Gereken her şey ve lazım olan her ilim bunun kendisindedir. Sadece yanılmış dinlerin reddini sunmakla kalmıyor; gerekli olan her bilgiyi de sunuyor. Bu iddia da sınanabilirdi çünkü Vâdedilen Mesih’in zamanında bazı yeni ahlaklar ve yeni insan kabiliyetleri ortaya çıkmıştı ve birisi kalkıp “hani nerede” diyebilirdi ama diyemedi.

Yüce ruhani seviyelere götüren kitap

Vâdedilen Mesih’in (a.s.) beyan ettiği dokuzuncu şey şudur ki Kur’an insanın ruhani gelişiminin en derin sırlarını içermektedir; hatta Allah’ı (c.c.) bile gösteren bir yol haritası anlatılmıştır. Terakki etmek için her tür yöntem beyan edilmiştir.

Öbür dünyanın hakikati

Onuncu olarak öbür dünyadaki hayatın hakikatini beyan etti. Cehennem nasıl bir yerdir; kimler oraya gönderilecektir sorularına ışık tuttu. Cennetin ne anlama geldiğini ve ne gibi lezzetler içerdiğini anlattı; daimi olup olmadığını açıkladı. Gereken her şeyi bize öğretti. Şu anda detaylara giremem ama Vâdedilen Mesih’in (a.s.) kitapları bu bilgilerle doludur. Özellikle “İslamiyet’in Öğrettiği Esaslar” ve benim “Ahmediyet” adlı kitabımda detaylı bilgiler vardır.


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 1680

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Video

Downloads: 89

Sabır, Müminlerin bir özelliğidir.

Ses-mp3

Downloads: 73

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler