Mta-türk videolar için tıklayınız.

İtiraz: Bazı şeylerin tekrar tekrar söylendiği konusu.

Buraya kadar Kur’an’ın zahiri güzelliğine yöneltilen itirazları cevaplamış oldum. Şimdi de Kur’an’ın bazı ayetleri tekrarladığı itirazını ele alacağım. Her şeyden önce bilinsin ki bu itirazın elebaşları Hıristiyanlar ve Hindulardır. Oysaki onların kendi kitaplarında tekrar vardır. İncil’de birçok şey tekrar edilmiştir; Dört İncil’de ortak olan birçok şey vardır. Matta ne diyorsa Mark, Luka ve Yuhanna tekrarlarlar. Hinduların kitapları da aynı şekildedirler. Örneğin Atharvaveda cilt 1, kitap 2, 27. dua ile Rigveda cilt 1, kitap 1, 96. dua aynıdırlar. Eğer bir şeyin tekrarlanması itiraz konusuysa bunlara neden itiraz edilmiyor?

Ama gerçek şudur ki Kur’an’a yöneltilen bu itiraz tamamen bilgisizlik ve eksik anlama kabiliyeti yüzündendir. Daha iyi anlatmak için bir ayetten örnek vereceğim.

Dediklerine göre Rahman suresinde

cümlesi gereksiz yere tekrar ediliyor. Hatta alakasız yerlerde kullanılıyor; tam ters bir şey beklenirken böyle bir şey söyleni-yor. Örneğin;

Dendikten sonra  geliyor. Ekber Mesih adlı bir papaz buna itiraz etmiştir. İlk ayetlerin (Rahman 27-28) anlamı “Yeryüzündeki tüm canlılar yok olacaklardır; Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacaktır” şeklin-dedir. Ama hemen ardından sürekli tekrarlanan ve “O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayacaksınız” anlamına gelen ayet gelmektedir! “Hangi nimetten bahsediliyor; ölmek, yok olmak da bir nimet midir?” diyor papaz.

Ölümün felsefesi

Hatırlamaya değerdir ki ölmek de bir nimettir. Tüm dinler bunun bir ceza olduğunu söylerken İslamiyet aslında bir nimet olduğunu vurgular. Örneğin başka bir yerde Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur;

[1]

Mutlak hükümdarlık elinde olan Allah (c.c.); yücelerin yücesi; kudreti her şeye yeten İnsanları sınamak için ve amellerinin uygun neticelerini yaratmak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O Galiptir; Gafur’dur.

Bu ayette Allah (c.c.) ölümün ve hayatın ana felsefesini beyan etmiştir.  (Hanginizin daha iyi amel yapacağını sınamak için) demiştir. Yani ölüm bu plan için şarttı ve ölüm olmadan amellerin neticeleri çıkamazdı. Eğer iyilikler bu dünyada ödüllendirilseydi ve kötülükler de hemen bu dünyada cezalandırılsaydı kimse peygamberleri inkâr etmezdi. Kötülüğün hemen ardından gelen cezayı görünce herkes ayağını denk alırdı[2] Oysaki gerçek ödül gayret gösterdikten sonra ve insanı çok zorlayan amellerden sonra anlamlı olur. İsa (a.s.) ve Musa (a.s.) hayattayken ölümden sonra elde ettikleri yüce makamları elde etseydi kimse inkâr edemezdi. Aynı şekilde her inkâr eden hemen yansaydı ilkinden sonra inkâr eden de olmazdı. Firavun ve Ebucehil hemen yansaydı tüm sınama senaryosu anlamsızlaşırdı. Sabredip iman edenlerin bir üstünlüğü de kalmazdı. Ama dediğim gibi ödül ancak uzun müddet sabrettikten sonra hak edilir. İşte ödül ve ceza için başka bir dünyanın yaratılması bu sebeple gerekliydi. Bu dünya maddi dünya gibi insanların gözlerinin önünde de olamazdı çünkü öyle olsaydı yine zorlama olurdu; herkes yüzde yüz bir ispat görüp hemen iman ederdi[3]. İşte bu sebeple bu ayet büyük planı açıklamaktadır; “hayatın amacı ameldir; ölümün amacı ise neticeyi ortaya çıkartmaktır” demektedir. Ayetin sonu  şeklindedir. Yani O yüce zat Galiptir; Gafur’dur. Ödüllendirebildiği gibi af da edebilir.

Ayet önce ölüm ve sonra hayattan bahsettiği için Allah’ın Galip sıfatı da aynı sırayla önce konmuştur; hayattaki günahları ve hataları örtmek için gereken Gafur sıfatı ise sonra[4]. Yani burada herhangi bir gereksiz tekrar söz konusu değildir; çok derin manalar ve hikmetler içermektedir.

------------

[1]Mülk 2-3

[2] Hatırlamaya değerdir ki dünyada iki kanun hep işler; birisi şeriatın kanunudur; diğeri ise doğanın kanunu. Doğanın kanunu hemen cezayı verir. Elini ateşe sokan yanar. Ama şeriatın kanunu genellikle günahların cezalarını öbür dünya için saklar ve bunun büyük hikmetleri vardır. *

[3] Bu yüzde yüz ispat, iman etmeyenler için mümkün değildir ama Vâdedilen Mesih’e göre tam bir teslimiyetle kendilerini helak edenler bu dünyada “Yakin-i-Kamil” denilen mutlak ve yüzde yüz eminlik seviyesine ulaşırlar. Detayları için Vâdedilen Mesih’in “Berahin-e-Ahmediye” adlı eseri okuyunuz. *

[4] Ölmüş ilan insanı diriltmek de büyük Kudret gerektirdiği için Galip anlamına gelen Aziyz sıfatı gösterilmiştir.

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler