Mta-türk videolar için tıklayınız.

Sakın! Sizler başka milletlerin dünya işlerinde önemli derecede başarıya ulaştıklarını görerek sakın onlar gibi olmayı istemeyin ve onların izinden yürümeyin. Dik­katle dinleyiniz ve anlamaya çalışınız ki onlar sizi, hepinizi, Kendisine çağıran Allah'a (c.c.) karşı kayıtsız ve yabancıdırlar. Onların Tanrısı nedir? Yalnız âciz bir insandır. Bundan dolayı onlar gaflet içinde bırakıldılar.

Ben size dünya işlerinde çalışıp çabalamanızı yasak etmiyorum. Fakat bu dünyayı her şeyleri bilen o insanların yolundan yürümeyi­niz. İster dünya olsun ister din her işinizde daima Allah'tan yardım istemelisiniz. Bu yalvarış sadece kuru dudak­larınızla olmamalı, bunun yanında, her bereketin gökten indiğine dair gerçek, derin ve sağlam bir inancınız da bulunmalıdır.

Her zorluk anında onu çözümlemek için bir çare aramanızdan önce kapınızı kendi üzerinize kapatınız ve öncelikle Allah'a secde ederek o zorluklarınızı ortadan kaldırması için O'ndan yardım dileyiniz. İşte, ancak o zaman siz gerçekten doğru insan olursunuz. O zaman Rûhül Kudüs[1]  size yardım edecek ve gaybdan sizin için bir yol açılacaktır.

Kendi kendinize merhamet ediniz. Allah (c.c.) ile alakalarını tamamen kesmiş ve külliyeten maddî sebeplere bağlanmış olan, hatta Allah'tan kuvvet dilemek üzere ağızlarından "İnşâllah" kelimesini bile çıkarmayan insan­lara tabi olmayınız. Allah'ın (c.c.) bütün tedbirlerinizin merteği (dayanağı) olduğunu idrak etmek üzere Allah gözlerinizi açsın. Eğer mertek düşerse, acaba kirişler çatıda durabilir mi? Tabi ki hayır. Bunların hepsi yerle bir olacaktır. Hatta belki de birçok kişi hayatını kaybedebilir.

Keza sizin tedbirleriniz Allah'ın (c.c.) yardımı olmaksızın bir işe yaramaz. Eğer siz O'ndan yardım istemezseniz ve O'ndan kuvvet istemeyi âdet hâline getirmezseniz hiç bir başarı elde edemezsiniz ve sonunda büyük bir hasretle ölürsünüz.

Peki, o zaman diğer milletler kâmil ve kudret sahibi olan Allah (c.c.) hakkında en küçük bir fikirleri olmamalarına rağmen nasıl başarılı oldukları hususunda sizde bir merak uyanmasın. Bunun cevabı şudur: Allah'ı terk ettikleri için dünya ile imtihan edilmektedirler. Her kim O'nu terk ederse, dünya zevk ve eğlencelerine kapılırsa, dünya mallarına heves ederse dünya kapıları ona açılır. Lâkin din bakımından o, ancak bir müflis ve çıplak olur, sonunda dünya hayalleriyle ölür ve ebedî cehenneme atılır. Allah'ın insanları sınaması bazen böyledir. Bazen de böyle birisi dünyadan da yoksun bırakılarak imtihan edilir. Yalnız bu ikinci imtihan şekli ilk imtihan kadar tehlikeli değildir, çünkü birinci şekilde imtihan edilen daha fazla gurura ve yükseklik kompleksine kapılmıştır.  

Her neyse, bu iki topluluk  (Allah tarafın­dan gazaba uğratılmış) demektir. Gerçek mutluluğun kay­nağı Allah'tır. Öyleyse bu insanlar o Hayy[2] ve Kayyûm[3] yaratıcıdan bihaber hatta ilgisiz ve O'na yüz çevirmekte oldukları hâlde gerçek mutluluğa nasıl ulaşabilirler? Ne mutlu bu sırrı anlayana! Bunu anlamayan ise helâk olmuş demektir.

Keza bu dünyanın filozoflarına da uymamanız ve onların öyle çok hürmete lâyık olduklarını düşünmemeniz gerekir. Bunlar hep cehaletin tezahürleridir. Gerçek ve doğru felsefe Allah'ın size kendi kitabında öğretmiş oldu­ğudur. Bu dünya felsefesine kapılmış insanlar helâk oldular, gerçek bilgiyi ve felsefeyi Allah'ın kitabında arayanlar ise başarıya ulaştılar. Neden bilgisizlik ve cehalet yollarına düşmektesiniz? Allah'a bilmediklerini mi öğreteceksiniz? Size yol göstersinler diye körler arkasından mı koşuyorsu­nuz? Ey cahiller, kendisi kör olan size nasıl yol gösterebilir? Size vadedilen gerçek felsefe, Rûh-ül Kudüs'ten elde edilir. Sizler, yabancıların varamadıkları pak bilgilere ancak Rûh­ül Kudüs yoluyla ulaştırılacaksınız. İçtenlikle isterseniz sonunda onu bulursunuz. O zaman, kalbe ferahlık ve hayat veren, insanı inancın zirvesine götüren bilginin bu bilgi olduğunu anlarsınız. Kendisi murdar yiyen size temiz ve helâl yiyeceği nereden bulup getirsin? Kendisi kör olan size nasıl yol göstersin? Her çeşit pak ve temiz hikmet yalnızca gökten gelir. Öyleyse siz dünya insanlarından ne beklersi­niz? Hikmete vâris olanlar yalnız ruhları göğe doğru yükse­lenlerdir. Kendileri teselli bulmamış olanlar size nasıl teselli verebilirler? Lâkin öncelikle kalp temizliği gerekir. Önce doğruluk ve iç temizliğinin bulunması lazımdır. Ondan sonra bunların hepsi size bağışlanacaktır.

Hazreti Mirza Gulam Ahmed Kadiyani

Keşti-i Nuh Kitabından
 


[1] Ruh-ül Kudüs: Pak Ruh; Cebrail (as) (Mütercim)

[2] Hayy: Yaşamakta olan; Hayat sahibi. (Mütercim)

[3] Kayyum: Sebat veren; Kaim olan; ezelî  (Mütercim)


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 158

Bu kitap “Davetü’l Emir” adı altında 1926’da bir mektup şeklinde Urdu dilinde yazılmış olup, Farsçaya çevrilerek eski Afgan Kralı Emanullah Han’a sunulmuştu. İlk İngilizce te...

Video

Downloads: 47

2010 Yılı Uluslararası Yıllık Toplantıda Huzur'un (ATBA) 2. Gün Yaptığı Konuşma

Ses-mp3

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler