Mta-türk videolar için tıklayınız.

Lemmeyi Melekiye ve Şeytani‘nin Kıyaslanması

Şimdi de kalbinizde oluşan düşüncelerde meleğin mi yoksa şeytanın mı etkisinin fazla olduğunu ölçmek için basit ve üç aşağı beş yukarı doğru sonuç veren bir yöntemi anlatayım.

Asıl düşünce membasının ister iyi olsun, ister kötü sizin içinizde olduğunu zaten söylemiştim. Bu sebeple kalbinizi inceleyerek hangisiyle (melek veya şeytan) daha sıkı ilişki içinde olduğunuz konusunda karar vermek mümkündür.

İlk olarak eğer kalbinizde önce iyi düşünce oluşuyorsa ve kötü düşünce arkasından geliyorsa bu melekle olan ilişkinin nispeten daha güçlü olduğunu gösterir. Melek bu ilişkiyi güçlendirmeye çalışmaktadır ve şeytan da engel olmayı denemektedir. Bu sebeple ne zaman aklınıza kötü bir şey gelirse daha önce iyiliğin gelip gelmediğine bakınız. Eğer gelmişse meleğin ilişkisi daha kuvvetlidir. Örneğin halis muhlis bir niyetle namaz kılmaya kalktınız ama sonra bazı vesveseler de zihninizde oluştuysa bu meleğin ilişkisinin daha güçlü olduğunu gösterir. Siz iyilik için kalkmıştınız ama şeytan bozmaya çalışmış. Bu aşağı yukarı iyilik ve kötülük güçlerinin berabere kaldığı bir durumdur.

İkinci olarak kalbinizin durumu şöyle olabilir ki aklınıza kötü bir şey geliyor ama hemen ardından yanlışlığını da fark ediyorsunuz. Örneğin önce “hadi camiye gidip namaz kılayım ki herkes görsün” diye düşünür düşünmez hemen ardından içinizden bir ses “olur mu hiç; namaz kılacaksan sadece Allah için kıl” diyorsa meleklerin sizinle olan ilişkisinin şeytanınkine göre zayıf olduğunu ama aynı zamanda meleklerin sizi tamamen bırakmadığını da biliniz. Fırsat bulur bulmaz sizi iyiliğe çağırmaktadırlar.

İşte bu noktaya kadar insan korunmuş sayılır çünkü meleklerin ilişkisi az da olsa devam etmektedir. İlk seviyede onlar yukarı kaldırırken bazen şeytan aşağı çekiyor ve ikinci seviyedeyse şeytan batırmaya çalışırken onlar tam batmadan kaldırıyorlar. Bu iki seviyeden birisinde olan insan için umut kapısı açıktır.

Üçüncü seviye son derece tehlikelidir. Bu seviyede insanın zihninde kötü bir düşünce gelir ama ardından düzeltici iyilik düşüncesi bir türlü gelmez. Saatler, günler geçer ama kalbi kötülüğe karşı tepki göstermez; coşmaz. Eğer durum böyleyse bilinsin ki melekler böyle birisini tamamen terk etmişlerdir; yerine şeytan musallat olmuştur.

Bu üç seviyede kötülüğün gücü iyiliğin gücüne eşit veya fazladır ve insan bu seviyelerdeyse çok dikkat etmelidir. Bunların üstünde iki seviye daha vardır ve bu seviyelerde iyiliğin gücü kötülüğün gücünden üstündür; galip gelebilecek seviyededir.

Birinci üst seviyede iyilikle ilgili düşünce zihninde oluşur ve arkasından kötü düşünce de gelmesine rağmen bu iyilik düşüncesi hâkim olur. Bu durumda meleklerin daha tam olarak insanı kuşatamadığını anlamak gerekir ama insan bu haliyle bile kötülük düşüncelerini bastırma gücüne de sahip olur. Asıl ilişki melekle olur; şeytan sadece bozmaya çalışır.

Bunun da üstündeki seviyede iyilik düşüncesinden sonra oluşan kötülük düşüncesi neredeyse yok olur ya da kötülük düşüncesi tamamen yok olur ama iyilikle ilgili düşünce tam olmaz; bir kısmını içerir, bir kısmını ise atlar. Bu seviyede insan artık önemli ölçüde korunmuş olduğunu anlayabilir; şeytan için sadece çok az girebilme kapısının kaldığını çıkartabilir. Bunun da üstüne çıkarsa yüzde yüz korunmuş olur; şeytanın girebileceği her kapıyı kapatmış olur. İşte bu şekilde bu beş seviyeyi kalbinde inceleyerek insan ne tarafa doğru gittiğini anlayabilir.

Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed (ra), Melaiketullah adlı eserinden

İlgili Diğer Konular

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 132

Dünya lanetlerinden korkmayınız, çünkü onlar duman gibi göz açıp kapayıncaya kadar dağılıverir ve gününüzü geceye çeviremezler. B...

Video

Downloads: 37

15 Ekim 2010 Cuma Hutbesi

Ses-mp3

Downloads: 104

Beyyine Suresi 1-4 Tefsiri Konuşmacı S.A. Ahmad 09 Nisan 2011 Skype Toplantısı

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Duyurular

Bu gece özellikle dünyanın batısı, dansla meşgulken, alkol tüketirken ve heyecanlanırken, biz yeni yılda O’nun emirlerine itaat duygusunu koruyarak, inancımızı geliştireceğize ve bütün davranışlarımızı Allah’ın emirleri doğrultusunda şekillendireceğimize, Allah’ın huzurunda söz vermeliyiz.

Allah’ın varlığı konusunu bir tarafa koyarsak, Kurtuluş sorusu belki de üzerinde durulması gereken en önemli konudur. Gerçek Kurtuluş nedir? İlahi Adalet ile birlikte orijinal günah ve reenkarnasyon kavramı gibi yanılgılar doğuran keyfi tanımları nedeniyle “Kurtuluş” konusu karışık bir hal aldı ve önemi anlaşılamadı. Öte yandan İslam, konu hakkında aslında tutarlı ve rasyonel bir anlayış sunuyor. Diğer taraftan günümüz dünyasında karşılaşılan sorunlara yer veren:

-          Dünyevi sıkıntılardan necat mümkün müdür?

-          İbtila ve azabın farkınedir?

-          Günahtan tamamen kurtulmak; necat bulmak mümkün müdür?

-          Günaha olan meyilden kurtulmak mümkün müdür?

-          Necata doğru ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

Sorularına da bu kitabımızda cevap bulacaksınız.

 

Kitap için tıklayın

Namaza yeni başlayacaksanız, veya zaten kılıyorsanız,

bilmeniz gerekenleri bulacağınız bölümümüz açıldı.

TIKLAYIN...

Bu kitap, manevi arayış içindekiler için ilmi gerçekleri çok pratik ve herkesin anlayabileceği bir dille anlatan ve manevi yolculuğunuza rehberlik vasfı olan bir kitaptır. Ahmediye Cemaati’nin İkinci Halifesi olan kitabın sahibi Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed, kitabında konunun ehemniyetini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Bu öyle bir konudur ki her insanın aklına gelir, kalbini gıdıklar. Birçok insan bunu bana sormuş ve varsa bir reçete talep etmiştir. Soru şudur;

“İnsan hangi yöntemlerle kötülükten arınabilir, iyilikleri cezp edebilir? “

Genellikle verilen cevap. “İyilik yap işte, kötülüklerden de sakın” şeklindedir. Ama herkesin çok iyi bildiği gibi birçok insan “biz Kûr’ân-ı Kerîm’i okuduk, hadis kitaplarını ezberledik, Vâdedilen Mesih’in yazdığı kitapları da okuduk ama tam olarak günahtan arınmış, iyilikleri cezp etmiş sayılamayız. Şimdi söyleyin; bizim ilacımız nedir?” diyorlar.”

Umarız manevi yolculuğunuzda yolunuzu aydınlatmaya vesile olur.

Kitap için tıklayın

Bir sonraki yemeğin nereden geleceğini 1 milyar kişi bugün merak ediyor, hatta güvenli içme suyu, uygun barınak, tıbbi yardımı da. 1 milyar kişi herhangi bir umut olmadan mücadele ederek bekliyor. Humanity First Yoksul insanların yoksulluğunu azaltmak için Afrika, Asya ve Latin Amerika bölgelerinde genelinde çalışıyor. Bu ay, yardımına ihtiyacım var, diyor...

Haydi yardım elini uzatın:

Fazal Ahmad is fundraising on JustGiving for Humanity First

 

Berakat-üd Dua

Yazan: Mirza Gulam Ahmed

Aligarh Müslim Üniversitesi’nin kurucusu Sir Seyyid Ahmed Han, Hindistan’daki Müslümanların çok önemli bir lideriydi. O, yeryüzünde meydana gelen her olayın kaza ve kadere tabi olarak gerçekleştiğine inanmaktaydı. Başka bir ifadeyle onun düşüncesine göre; Yüce Allahccher şeyi önceden tayin ettiği için, dua eden bir kimse, ettiği duanın sevabını ancak ahiret yaşamında bulacaktır ve dua vasıtasıyla bu dünyada bir değişiklik yaratmak mümkün değildir.

Berekâtü’d Dua, Müslüman Ahmediye Cemaatinin kurucusu Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed Kadiyani’ninas, Sir Seyyid Ahmed Han’ın yukarıda beyan edilen inancını reddetmek üzere kaleme aldığı eseridir. Eser ilk olarak Kadiyan’da bulunan Riyaz-ı Hind Matbaasında, Hicri 1310 senesinin mübarek Ramazan ayında yayınlanmıştır. Kitap için tıklayın...


Namaz

Namaz nedir?

·     Namaz, bir kimsenin ihtiyaçlarını gidermesi için, tevazu ve acz ile Allah'ıncc huzurunda, O'na boyun eğmesidir.

·     Namaz,  Allah'acc karşı duyulan aşk, O'nun korkusu keza kalbin onun zikri ile meşguliyetidir.

·     Namaz bir insanın, O olmadan gerçekten hayat bulamayacağı ve de emniyet ile mutluluk yollarına erişemeyeceği, yüce şanlı Rabbinecc hitaben yalvarışıdır.

·     Namaz en yüce düzeyde bir ibadettir.

·     Namaz sadece bedeni bir durum ve hareket değildir. Farklı namaz hareketleri saygı, tevazu ve aczin göstergeleridir.

·     Namaz, günahtan uzaklaşmanın bir aracıdır. Hiçbir yol insanı, namazdaki kadar Allah'acc yakın kılmaz.

·     Namaz, ibadette bulunan bir kimsenin takvasının etkin bir ölçütüdür.

·     Yüce Allah'ıncc  lütfu ancak namaz yoluyla elde edilir. Kitap için tıklayın...

Suriye'ye Humanity First ile yardım ulaştırın

Humanity First Web sayfası için tıklayın.

Galerimiz Resimler