Mta-türk videolar için tıklayınız.

Şimdi meleğin insanın kalbini ve zihnini nasıl etkilediğini anlatacağım. Kendi tecrübelerim ve Allah’a yakın olan insanların aktardığı kadarıyla birisi hayırlı bir işe kalkıştığında melek o işin sevgisini onun kalbinde artırır. Sonra bir insan “ben bu iyiliği muhakkak yapacağım” diye kendi kendine karar verirse o iyiliği yapma zamanı gelince melek “şimdi tam sırası; yap hadi” der. Bu melek insanı zorlar anlamına gelmiyor; sadece zamanında haberdar eder.

İkinci yöntemleri şudur insanın ilmini artırırlar. Böylece insan yeni iyilikleri öğreniyor ve “bunu da yapayım; şu fırsat da boşa gitmesin” diyor. Ama unutmamak gerekir ki meleğin bu etkilerini tetikleyen yine insanın kendi kalbidir. Kalbi cilalandıkça meleğin etkisini çeker. Meleğin asıl işi insanı zorlamak değildir, kalbinde oluşan iyi düşüncelerini yerine getirmeyi kolaylaştırmaktır. Toplumda saygıdeğer birisi bir yoldan geçiyorsa herkes yol verir; önünden çekilir ama bu onların onu yürüttüğü anlamına gelmez. Sadece yürümesini kolaylaştıran bir ortam yarattığını gösterir. Melekler de aynı şekilde insan kolayca iyilik yapabilsin diye önünü açarlar.

Şeytanın işleyişi de benzerdir. O da zorla kötülük yaptırmaz. İnsan bir kötülüğü yapınca o hemen önüne ikinci kötülüğü koyar; “bunu da yap şimdi” der. İkinciden sonra üçüncü gelir ve böylece insan günaha batar. Örneğin birisinin aklına “çalayım” fikri gelir gelmez şeytan da “falanca kişi çok zengindir” fikrini yerleştirir. Yani şeytan da tavsiyeden başka bir şey yapamaz; gerçek anlamda kontrol edemez. Bu sebeple hem iyilik hem kötülük insanın kendi amelidir, melek veya şeytan sadece tavsiyelerde bulunurlar; yapılmasını kolaylaştırırlar.

Üçüncü yöntemleri şudur ki insanı öyle bir yere götürürler ki aklına iyilik fikirleri gelsin. Sonra akla gelen bu iyiliği gerçekten de yapmak insanın kendi elindedir, kendi işidir.

Denilebilir ki eğer hem iyilik hem kötülük konularıyla ilgili melek veya şeytanın yardımı dokunuyorsa ve özellikle kötülük konusunda şeytan insanın önünü açıyorsa insan neden cezalandırılıyor. Her ne kadar kötülüğü insanın kendisinin işlemiş olduğunu kabul etsek de sonuçta şeytanın katkısı da vardır. Bu konuda unutulmaması gereken şey şudur ki şeytanın insanın kalbine kötü bir düşünceyi yollaması insan için günah sayılmadığı gibi dikkate almaması iyilik sayılmaktadır. Günah ancak tavsiyeyi dikkate alınca ve uygulamaya geçince olur. Bir seferinde birisi Peygamber Efendimize gelmiş ve “aklıma öyle şeyler geliyor ki dilime bile getiremem” demiş. Peygamber Efendimiz ise “zaten iman’ın nuru budur” demiş.

Sözün özü şeytanın önerisi bir günah sayılmaz. İnsan eğer kalbinde oluşan bir vesveseyi terk ederse günahkar sayılmayacaktır. Kuran-ı Kerim şöyle der;

Yani kalbinizde yerleşmiş olan her şeyden sorulacaksınız. İster gizleyin ister gösterin.[1]

Bu ayet kalbinde oluşan kötü düşüncelerden sorulmayacağımızı söylemektedir. Ancak onları besleyip kalbimizde yerleştirirsek sorulacaktır. Bu sebeple şeytanın tahrik etmesi zulüm sayılmaz çünkü cezası yoktur. Bin kere de olsa cezası yok. Hatta her seferinde insan reddederse sevabını toplar.


 

[1] Bakara süresi 285. ayeti


Related news items:
Newer news items:
Older news items:

Sosyal Medyamız

Ahmediyet'e Davet

Multimedya

Dergimiz 20 sayısı

Müslümanlar için Ahmediye Cemaati'nin fedakarlıkları

Kur'an Meali

Cemaatimiz tarafından hazırlanan İkinci Kuran Mealimiz Yayında

Her Sureden önce açıklaması, Arapçası ve Türkçesi aynı hizada, Geniş indeks, Geniş Dipnotlar

Kitap

Downloads: 136

Yüce Allah (cc) üst üste indirdiği vahiyler vasıtasıyla, ölüm zamanımın çok yaklaştığını bana haber vermiştir. O'nun bu konudaki v...

Video

Ses-mp3

Downloads: 132

Şems Suresi Tefsiri Konuşmacı S.A. Ahmad 13 Mart 2011 Skype Toplantısı

Namaz Vakitleri

Bölge :

Üyelere Özel Hediye Kitap

Galerimiz Resimler