31.07.2026 – 2026 İngiltere Calsa Salanasında Allah’ın lütufları ve misafirlerin izlenimleri

Emir’ül Müminin 5. Halifetü’l Mesih hazretleri, 31 Temmuz  2026 (31 Vefa 1405 Hicri Şemsi) tarihinde İngiltere’nin Tilford şehrindeki İslamabad Mübarek Camii’nde Cuma Hutbesi irat etti. Hutbe, Müslüman Ahmediye Televizyonu (MTA) aracılığıyla tüm dünyaya yayınlandı.

Teşehhüd, Taavvuz ve Fatiha Suresi’nin tilavetinden sonra Huzur-i Enver (Allah desteklesin ve yardımcısı olsun)  şöyle buyurdu:

Allah Teala’nın lütfuyla geçtiğimiz pazar günü İngiltere Ahmediye Cemaati’nin üç günlük Calsa Salanası, Allah Teala’nın lütuflarını toplayarak nihayete erdi. Calsanın hazırlıkları aylar sürer; hatta bir yılın calsası biter bitmez hazırlıklar başlar. Bu hazırlıkların yoğunluğu calsadan birkaç hafta önce artar, bir iki hafta kala ise en üst seviyeye ulaşır. Calsa günlerinde ise binlerce gönüllü çalışan kızlar, kadınlar, çocuklar, erkekler, yaşlılar ve gençler, tüm yetenekleri ve ihlaslarıyla her an hizmet ederler. Dolayısıyla, calsanın herhangi bir biriminde görev yapan tüm çalışanlar teşekkürü hak etmektedir. Allah Teala onlara hizmetlerinin en güzel karşılığını versin.

Benzer şekilde MTA çalışanları var ki bunların çoğunluğunu gönüllüler oluşturuyor. Sonra basın ve medya ekibi var. Huddam-ül Ahmediyye Kanada’nın gençleri her yıl olduğu gibi büyük sayılarda buraya geldiler ve toparlanma sürecinde hizmet ettiler. Şimdi Avustralya’dakiler de gelmeye başladı; bunların hepsi çok güzel bir şekilde çalışıyorlar.

Ben kendim de tüm erkek ve kadın çalışanlara teşekkür ediyorum; ancak aynı zamanda, Allah’ın tüm bu çalışanlara Vadedilen Mesih’in (as) misafirlerine hizmet etme imkanı vermesinden dolayı kendilerinin de Allah Teâlâ’ya şükretmeleri gerektiğini unutmamalılar. İnsanların teşekkür ifadeleri karşısında sizlerin Allah’ın huzurunda daha da eğilmeniz, daha da mütevazi olmanız gerekir. Allah Teâlâ sizlere bunu nasip etsin.

Çalışanların azmi ve şevki sayesinde İslam’ın ve Ahmediyyet’in tebliği de yapılmaktadır.

Pek çok insan duygu ve gözlemlerini yorumlar şeklinde yazıp gönderiyor. Bunlardan bazılarını şimdi sunacağım.

Gambiya İletişim ve Dijital Ekonomi Bakanı Lamin Jabi Bey şöyle diyor: “Calsa Salanayı gördüğümde bu derin gerçeklik karşısında şaşkına döndüm. Bu, fedakarca hizmet ile sessiz ve sarsılmaz bir fedakarlık temeline dayanan muazzam bir küresel buluşmadır.

Nijerya’dan, idaresi altındaki Koba bölgesinin neredeyse yarısına hükmeden bir eyalet kralı, Wole Badewole Bey şöyle diyor: “İngiltere Yıllık Calsasına katılmak üzere yola çıktığımda, hayatımda bu denli derin bir iz bırakacak, böylesine muazzam, düzenli ve manevi bir toplantının parçası olacağıma dair hiçbir fikrim yoktu. Buraya geldiğimde sadece olağanüstü bir disiplin, kardeşlik ve halka hizmetin fiili bir örneğini görmekle kalmadım; dünyanın farklı ülkelerinden ve milletlerinden insanların sevgi, saygı ve kardeşlik bağıyla birbirine kenetlendiğini gördüm.

Aynı şekilde eşi olan prenses de benzer duyguları ifade ederek şöyle diyor: “Beni en çok ve en hoş şekilde şaşırtan şey, kadınlar için yapılan örnek niteliğindeki düzenlemeler, onların gördüğü saygı, özgürlük ve vakarlı ortam oldu. Binlerce kadının son derece düzenli bir şekilde gidip geldiğini ve tam bir vakarla calsaya katıldığını görmek, İslam hakkındaki birçok algımı değiştirdi.

Senegal’den bir misafir vardı, eski Saint-Louis Valisi Alyoune Badara Sam Bey. Şöyle diyor: “Bütün konuşmaları dikkatle dinledim. Farklı dillerdeki çeviri düzeni son derece iyiydi, bu sayede tüm konuşmaları ve mesajları çok iyi anlayabildik. Tüm calsa boyunca tekrar tekrar öne çıkan mesaj sevgi, barış ve kardeşlik mesajıydı.”

Lüksemburg’dan bir avukat bey gelmişti. Şöyle diyor: Calsanın üç günü hayatımın en önemli üç günü haline geldi. Hayatımda ilk defa bu kadar büyük ve düzenli bir İslami toplantı gördüm. Küresel biatın ruhu besleyen o manzarası benim için unutulmazdı. Cemaat İmamı ile görüştüm. Görüşmeden önce heyecanım/tedirginliğim olsa da kendisiyle tanışır tanışmaz bu tedirginlik kaybolup gitti.

Yeni Müslüman olmuş olan bir misafir şöyle diyor: “İslam’ı kabul etmeden önce Hristiyanlık inancına mensuptum. Bize her zaman imanın müzik ile bağlantılı olduğu öğretilirdi. Ancak ben bu yolla hiçbir zaman gerçek bir manevi huzur ve ilahi yakınlık hissedemedim.  Müslüman olduktan sonra da namazlarımı kılıyordum fakat hiçbir zaman ağlayıp yakarmaya muvaffak olamamıştım. Ancak calsa Salanaya katılma fırsatı bulduğumda, üzerime öyle bir manevi hal çöktü ki, gözlerimden gayri ihtiyari yaşlar boşaldı. Böylece hilafetle ve Allah Teala ile manevi bir bağım kuruldu.”

Çek Cumhuriyeti’nden iki profesör gelmişti. Şöyle diyorlar: Çek Cumhuriyeti’ne geri döndüğümüzde meslektaşlarımıza ve öğrencilerimize, gidip bu muazzam ortamı bizzat gözlemlemelerini söyleyeceğiz. Zamanın Halifesi’nin konuşmasından sonra İslam’ın ve takvanın gerçek mahiyetini kavradık.

Kazakistan’dan bir hanımefendi calsaya katıldı; kendisi, Cemaatin İmamının ve diğer konuşmacıların konuşmalarında iman, yüksek ahlak, karşılıklı uyum, gençlerin sorunları ve toplumun eğitimi gibi önemli konulara ışık tutulduğunu ifade etmektedir.

Amerika’dan bir hukuk profesörü şöyle dedi: “Dünya genelinde çeşitli uluslararası konferanslara ve kurultaylara katılma fırsatım oldu ancak İngiltere’deki Calsa Salana deneyimi bunların hepsinden benzersizdi.  Yüzden fazla ülkeden gelmiş, farklı dinlere, milliyetlere ve meslek gruplarına mensup insanlarla tanıştım. Farklı sergiler beni çok etkiledi. Üst düzey eğitimli doktorların, mühendislerin, avukatların ve diğer bilim uzmanlarının son derece mütevazı bir şekilde hizmet veriyor olması beni son derece etkiledi.”

Brezilya’dan bir televizyon muhabiri, bu etkinliğin görkemli ölçeğini ve genişliğini görünce hayrete düştüğünü; özellikle langarhanenin (aşevinin) büyüklüğü ve yiyeceklerin hazırlandığı tüm alanların son derece geniş, modern, düzenli ve tertemiz olduğunu belirtiyor.

Filipinler’den kendisi gibi profesör olan eşiyle birlikte katılan bir profesör bey, gönüllülerin emeğini görünce şaşırdıklarını ve kendi çabalarıyla bu geçici şehri nasıl kurduklarına hayran kaldıklarını söylüyor.

El Salvador’dan Orta Amerika Parlamentosu El Salvador temsilcisi olan bir konuk, Zamanın Halifesi ile görüştükten sonra Halife’nin kendi cemaati hakkında çok derin bir bilgiye sahip olduğuna ikna olduğunu ifade ediyor.

Belize’den yeni biat etmiş  bir hanım şöyle diyor: “Biz çok küçük bir ülkeden geliyoruz. Yaşadığım şehrin nüfusu elli bindir. Bir yerde yüz kişi bile toplansa kavgalar başlar; ancak calsanın organizasyonunda olağanüstü bir huzur ve güvenlik vardı.”

Bulgaristan’dan nüfuzlu bir şahsiyet, calsadaki konuşmaların çok bilgilendirici, ilmi ve yüksek kalitede olduğunu ifade etti. Konuşmacıların dini ve bilimsel konuları çok güzel bir tarzda sunduklarını, bunun da dinleyicilerin ilim ve irfanını artırdığını belirtti.

Senegal’den kendi bölgesinin dini lideri olan bir bey şöyle diyor: “Cemaat İmamı  ile görüştüm, bu görüşme cemaati anlamam için bana büyük bir fırsat sağladı. Gerçek şu ki size tüm kalbimle şükranlarımı sunuyorum.”

Senegal’den katılan bir milletvekili şöyle dedi: “Sadece sözde kalan bir İslam’ın ötesinde, burada gerçek hizmet anlayışına sahip İslam’ı gördüm. Veren eller gördüm, affeden kalpler gördüm, başkalarına her zaman açık olan kapılar gördüm.”

Kosova’dan son derece saygın bir araştırmacı, eğitimci profesör bey calsaya katıldı. Kendisi, Cemaat’in İmamının konuşmalarını dinleme fırsatı bulduğunu ve kendisiyle görüştüğünü belirtiyor. Kendisini en çok etkileyen şeyin barış, dinler arası uyum, insani eşitlik, karşılıklı saygı ve toplumun her bireyini kucaklayarak ilerleme konusundaki kararlı ve olağanüstü vurgu olduğunu söyledi.

İspanya’dan Pedro Abad Belediye Başkanı katıldı. Şöyle diyor: “Calsa Salana bize bunun sadece bir inanç kutlaması olmadığını; farklı ülkelerden, kültürlerden ve gerçekliklerden gelen insanlar arasında olağanüstü bir birlikte yaşam gösterisi olduğunu görme imkanı sundu.”

Aynı şekilde Huzur-u Enver, calsanın olağanüstü organizasyonunu ve manevi atmosferini takdir eden diğer bazı değerli konukların da gözlem ve izlenimlerini aktardı.

Yunanistan’dan bir kadın konuk, calsanın tüm işlerini övmekle birlikte hoșuna gitmeyen bir hususa değindi: Bazı kadınların İslami kıyafet kuralına yani tesettüre tam olarak uymadığını ve bazı erkeklerin de harama bakmaktan sakınma (gazzi basar) konusunda zafiyet gösterdiğini belirtti.

Huzur-u Enver şöyle buyurdu: “Oysa ben bu konuda özel olarak tavsiyede bulunmuştum. Olumsuz yorumları da kendi ıslahımız için dinlemeliyiz. Dolayısıyla dikkatsizlik edenler unutmamalıdır ki, dışarıdakiler bize çok derin ve dikkatli bir gözle bakmaktadır; İslam’ın gerçek resmine leke sürecek hiçbir fırsatı onlara vermemeliyiz. Calsa konuşmaları esnasında Vadedilen Mesih’in şu alıntısını da okumuştum: “Başkalarının, bizi suçlamasına fırsat vermeyin.”

Huzur-u Enver, calsanın basın ve medyada güzel bir şekilde yer bulduğundan bahsederek yazılı makale sayısının 16 olduğunu ve okuyucu sayısının 10 milyona ulaştığını belirtti. 35 radyo programı, 6 TV programı yapılmış; sosyal medyada ise 530 bin izlenme elde edilmiştir.

Basın ve medya aracılığıyla toplam 52.8 milyon kişiye ulaşmıştır. Yaklaşık 12 farklı gazete ve televizyon kanalı bunu haber yaptı; bunların arasında ünlü ulusal kanallar ve gazeteler vardı.

Hutbenin sonunda Huzur-u Enver şöyle dua buyurdu: Allah Teâlâ bu calsanın hayırlı etkilerini cemaat fertleri üzerinde daim kılarken, insanlara da yol göstersin ve onları hakiki İslam’a ve Ahmediyyet’e yönlendirsin. Amin.

Önceki

Haftalık Bülten – 1 Ağustos 2026

Sonraki

Haftalık Bülten – 4 Ağustos 2026