سبحان الله
Allah (cc)

Allah’a ilerlemek İçin Fatiha sûresinde önerilen yol

Likâ; Allah’a kadar gitmek, Ona varmak demektir. Bu cümle bile bir ara mesafenin ve bir yolun var olduğunu ima etmektedir. İşte amacımıza ulaştıran bu yolu bulmak zorundayız. Kûr’ân-ı Kerîm bu konuyu açtığı için çözüm de getirmek durumunda. İncelediğimizde bakıyoruz ki bu ara mesafe ve yol konusu son derece detaylı bir şekilde ele alınıp anlatılmıştır. Kur’ân-ı...

Allah’a Doğru İlerlemek İsteyenlerin 10 Hali

1)   İnsan doğru veya yalan hiçbir söz için yemin etmemeli. Bir kul Allah (c.c.) adına yemini terk edince, Allah (c.c.) ona nur kapılarını açar ve insanlar onun peşinden gelmeye başlar. 2)   Bilerek veya bilmeyerek yalandan uzak durun Allah  (c.c.) sizin kalbinizi açacaktır. İlimle nurlandıracaktır. Böylece yalan duyunca ondan hoşlanmayacaktır. Yalan söyleyen kişi için dua edecektir....

Allah ile Tam ve Mükemmel Birleşme Yolları

Kur’an-ı Kerim, Allah (C.C.) ile tam bir manevî birleşme için bize iki vasıta gösteriyor. “İslâm” isminin ifade ettiği gibi İlâhî iradeye tam teslimiyet, ve Fatiha Suresinde öğretildiği şekilde devamlı dua ve ibadet. İman ve inancımıza ilişkin dinî kural ve prensiplerin özü “İslâm”da ve “Fatiha”dadır. Bunlar necat ve kurtuluş pınarına ulaşan iki yol, bizi Allah’a götüren yegâne...

Bizim Rabbimiz çok büyük kudretlere sahiptir

O Allah (c.c.), çok vefakârdır ve vefakârlar için O’nun olağanüstü işleri zuhur eder. Dünya onları parçalayıp yutmak, her düşman da onlara dişlerini bilemek ister. Fakat onların dostu (Allah c.c.) onları her tehlikeden kurtarır ve her alanda zafere ulaştırır. Bu Allah’tan ayrılmayan kimse ne şanslıdır. Biz O’na iman ettik. Biz O’nu tanıdık. Üzerime vahiy indiren, benim...

Allah’a inanmanın faydası nedir?

Allah’a inanma meselesi ortaya atıldığında bazı insanların zihinlerinde bir soru oluşuyor: Bu tartışmaya girmenin faydası nedir? Günümüzü kurtarmak için sarf ettiğimiz çaba Allah’a inanınca aynı kalmayacak mı? Yine aynı çabayı göstermek zorunda kalacaksak kendimizi bu ucu açık tartışmaya sokmanın manası ne? Avrupalı düşünürler de aynı soruya muhatap olmak zorunda kaldılar. Buna buldukları cevap da şudur....

Allah fikri nereden geldi?

Araştırıp araştırmama sorusunun cevabını bulunca ateistler tartışmanın yönünü değiştiriyorlar. Diyorlar ki eğer Allah gerçekten olsaydı kendini ilham[1] yoluyla tanıtması gerekirdi ama evrimin tarihini incelediğimizde görüyoruz ki doğaüstü bir varlık inancı kavimlerde yavaş yavaş yerleşmiştir. İnsanoğlu ilk başta korktuğu şeylere tapmıştır. Bir çocuk nasıl kendisinden güçlü sandığı şeylerin etkisinde kalıp ağlamaya veya yalvarmaya başlıyorsa, aynı şekilde...

Tek Tanrı düşüncesi sonradan oluşmamıştır

Eski ve vahşi kabilelerde güçlü ve maddi olmayan tek tanrı inancı sosyologların klasik korku-hayret-evrim teorisini çürütmekte ve vahiy teorisini güçlendirmektedir. Birisi diyebilir ki tek tanrı inancı bu kavimlerde ve kabilelerde mevcut olabilir ama daha da eski ve bilinmeyen çağlarda belki böyle değildi. Belki daha önce daha ilkel fikirler vardı ve en son tek tanrı fikri...

“Eğer Tanrı varsa göster” diyenlere cevap

Bu temel tartışmalardan geçince ve araştırmaktan başka çareleri olmadığı ispatlanınca Tanrı yoktur diyenler “peki biz kabul ederiz ama önce tanrıyı bize göster” diyorlar. Hatta bir hayli okumuş etmiş ateistler bile “gözümüzle bir görelim. Sonra inanırız” diyorlar. Onlara göre eğer Tanrı olsaydı her gün göklerden “Ey evlatlarım toplanın. Size yüzümü göstereceğim” diye bir ses gelmesi gerekirdi....

Allah’ın Varlığının 1. Delili: “Herkes tarafından kabul görmüş fikir yanlış olamaz”

Allah nasıl bir varlıktır? Kûr’ân-ı Kerîm şöyle buyurmaktadır.[1] Absar kelimesi ilim anlamında da kullanılır. Yani bu ayeti kerimeden anlarız ki insan ne bu zahiri gözlerle ne de ilmiyle Allah’ı görebilir. Ancak Allah kendisi onu çekerse tıpkı demirin mıknatıs tarafından çekilince bir kuvvet hissettiği gibi o da Allah’ı hisseder. Tartışma bu noktaya gelince Allah’ın varlığını inkâr...

Allah’ın Varlığının 2. Delili: “Muhtaç Olmayana İhtiyaç”

Allah’ın varlığı hakkında Kûr’ân-ı Kerîm’in verdiği ikinci delil şöyledir. “Deki Allah Tektir” [1]  Bu ayeti kerime iki iddiada bulunmaktadır. İlk iddiası Allah’ın var olduğuna dair olup ikincisi de onun tek olduğuna dairdir. İlk iddiasının ispatı için bir delil veriyor yani “Allah Samed’tir.” [2] ve ikinci iddiasının ispatı için iki delil veriyor “O ne doğurdu ne de doğuruldu.” [3]...

Allah’ın Varlığının 3. Delili: “Evrim Teorisi”

Allah’ın varlığını reddetmek için en çok öne sürülen mesele evrim teorisidir. İçinde yaşadığımız bu dünya hep böyle değildi. İlk başta küçük parçalar vardı. Sonra bunlar yavaş yavaş birden iki, ikiden üç, üçten dört olup hacim kazanmışlar. Bitkiler ve hayvanlar da benzer şekilde küçükten büyüğe doğru evrim geçirmişlerdir. Güçlü olan nesil daha da güçlü olanı doğurdu...

Allah’ın varlığının 4. Delili: “Etki-Tepki Kavramı”

Sıklıkla kullanılan ve okumamış insanların bile anlayabileceği delil etki-tepki delilidir. Bu sebepten de çok faydalıdır. Bir hikâyeye göre bir felsefe adamı bedevi olan cahil bir çiftçiye “Sen Allah’a inanıyor musun?” diye sordu. O da evet deyince filozof “bir delilin var mı?” deyip zorlamak istemiş. Bunun üzerine çiftçi “eğer ormanda deve pisliğini görünce devenin ve ayak...

Allah’ın varlığının 5. Delili: “İntizam”

Şimdi beşinci delili alacağım. Bu delil “düzenlilik delili” olarak isimlendirilebilir. Aslında bu dördüncü delilin gelişmiş halidir. Dördüncü delilde dünyanın var olmasından yola çıkarak bir yaratan fikrine doğru gidiliyor. Bu delildeyse var olmasından değil, içindeki düzeni inceleyerek, bir yaratanı vardır sonucuna varılıyor. Dünyanın muntazam olması Allah’ın varlığına dair son derece güçlü bir delildir. Birisi istediği kadar...

Allah’ın varlığının 6. Delili: “Ahlaklar”

Altıncı olarak ahlaki delili ele alacağım. Bu delilin esası şudur ki insanın içinde olan ahlaklar bir Yaratana işaret etmektedirler. İnsan içgüdüsel olarak iyilik yapmak istiyor ve buna meyillidir. Ayrıca kendisini iyi görmek istiyor. Kûr’ân-ı Kerîm bu delili şöyle anlatıyor: [1] Özetle bu ayeti kerime diyor ki: Sanma ki senin yaptıklarının muhasebesini tutan birisi yoktur. Böyle bir...

Allah’ın varlığının 7. Delili: “Şehadet”

Yedinci delil şehadet [1] delilidir. Bütün hipotezler eninde sonunda şehadetle kesinlik kazanırlar. Zannedersem kararların yüzde doksan dokuzu bu şekilde verilir. Sadece mahkemelerde değil, bilimde bile bir şeyi kesinleştirmenin son aşaması şehadettir. Dünyada herkes neyin doğru olduğuna inanıyorsa veya neleri biliyorsa, âlim bile olsa yüzde doksan dokuzu başkalarının şehadetindendir. Bizzat kendi tecrübesi ve müşahedesi[2] yüzünden değildir....

Allah’ın varlığının 8. Delili: “Allah’ın Sıfatları”

Bu delil bizzat şahit olmakla alakalıdır ve bizzat şahit olmak yanılgı içermez.

“Tekellüm” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı

Eğer bir varlık konuşarak kendi iradesini insana bildiriyorsa o varlığın mevcudiyeti nasıl tartışılabilir.

“Mücib” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı

Eğer hakikaten duaları kabul eden bir varlık bulunursa Allah’ın varlığı da ispatlanmış olur.

“Hafîz” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı

Olayların doğal akışının sağlayabileceği korumanın ötesinde ve dışında ayrıca koruyan bir zat var mıdır? Eğer böyle bir zat’ın varlığı ispatlanırsa Allah’ın varlığı da ispatlanmış olur.

“Hâlik” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı

Beşinci olarak Allah’ın “Hâlik” (Yaratan) sıfatını ele alacağım. İlk başta yarattığı bu kâinatın dışında daha önceden var olmayan yeni maddenin yaratılışını ispat edebilirsek kudreti her şeye yeten bir Allah’ın varlığına dair inanılmaz bir delil bulmuş oluruz. Bu sıfatın ispatı için Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatından bir olayı anlatacağım. Bir seferinde arkadaşlarıyla bir yere giderken yolda yanlarına...

“Şafi” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı

Altıncı olarak Allah’ın Şafi (şifa veren) sıfatını anlatacağım. Eğer bazı durumlarda normalde mümkün olmayacak bir şekilde veya doğanın kanununa sanki aykırı bir şekilde bazı hastalar iyileşiyorsa, elinde şifa olan ve bu sıfatı zaman zaman kullanan bir varlık olduğuna inanmak zorunda kalırız. Görüyoruz ki dünyada bazen mucizevî bir şekilde hastalar iyileşiyor. Bu bazen tedavileri için çaba...

“Âlim-ul-Gayb” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı

Yedinci olarak “Âlim-ul-Gayb” sıfatını alalım. Eğer insan normal şartlarda öğrenmesi imkânsız şeyleri bilir hale gelirse seçtiği kullarına bu bilgileri aktaran “Âlim-ul-Gayb” (Gayb[1] perdesinin arkasında kalanları bilen) bir zatın varlığı ispatlanmış olur. Bazıları diyorlar ki böyle insanların gaybı bulmanın gizli bir yöntemini bulmuş olmaları mümkün değil midir? Belki bu yöntemi kullanarak evham dolu Allah kavramını ortaya...

Allah’a inananların ahlakı

Başka bir itirazda deniliyor ki Allah’a inanınca insan ahlakının güzelleşiyor olması gerek. Oysa görünene inanılırsa en rezil ahlaklara sahip olanlar din mensupları oluyorlar. Hem batılı hem doğulu ateistler bu itirazı sunuyorlar. Hindistanlı ateistler diyorlar ki Allah’a Müslümanlar daha çok inanıyorlar. Oysa hapishanelerin mahkûmları arasında en çok Müslümanlar vardır. Benzer şekilde Hinduların ve Hıristiyanların hatırı sayılır...

Gerçek iyiliği ancak gerçekten inanan yapabilir

Ateistlerin itirazının ikinci ve gerçek cevabı başkadır. Onlara diyoruz ki siz müminlerin yaptıklarının amacını tamamen varsaymışsınız. Önce hayali bir şey varsaydınız, sonra onu müminlere isnat ettiniz. Allah’a inanan birisi aslında kötülük yapmak istiyor ama Allah korkusundan dolayı iyilik yapıyor fikrini nereden varsaydınız? Ya da “aslında iyilik yapmak istemiyor ama oltanın ucundaki yemi görünce dayanamıyor” düşüncesini...

İnsanın Her Fiili Ne Zaman Allah’ın (c.c.) İsteği Doğrultusunda Olur?

Peygamber Efendimize (s.a.v.) Verilen Ruhanî Rızk Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ümmi (okuma yazması olmayan) olmasına rağmen bütün dünyaya meydan okudu. Meydan okuduğu insanlar arasında Kitap Ehli ve filozoflar dâhil olmak üzere her cinsten bilgin vardı. Ama O, bunların hepsinin hatalarını ortaya koydu. Bu kendisine bahşedilen ve benzeri bulunmayan ruhani rızktan dolayı gerçekleşti. Takva sahibi hakkında başka...

Şirk nedir?

Maddi olmayan bir Tanrıya ortak koşmak ne demektir? Bu soru da asırlardır insanlığı düşündürüp durmuştur. Tek Tanrıya inananlar bile bazen müşrik olmakla suçlanmışlardır. Gerçekten de böyle insanların hayatlarında, kalbimizin derinliklerinde hor gördüğümüz veya hoşlanmadığımız bazı unsurlar görürüz. Unutulmamalıdır ki şirk meselesi o kadar basit bir mesele değildir. Tersine son derece ayrıntılı ve ince bir konudur....

Ölülerin duasını aramak şirktir

Eğer dirilerin duasını aramak şirk değilse ölülerin duasını aramak neden şirk olsun? Üstüne üstlük hadislerden ölülerin bizi duyabildikleri de anlaşılıyor. Her şeyden evvel doğanın kanununun ötesinde kalan işler için ne ölüden ne de diriden bir şey istenemez. Zaten diriden de bir şey istemiyoruz, sadece dua etmesini rica ediyoruz. Ölüler bizi duyabiliyor olabilirler ama unutulmamalıdır ki...

Şirke karşı Kûr’ân-ı Kerîm’in uyguladığı yöntem

Daha önce de dediğim gibi şirk konusunda insanlar yanlış tartışmalara giriyorlar ve bu tartışmalar bir türlü sonuçlanmıyor. Aslında bu konu farklı bir şekilde ele alınmalı. Örneğin “secde etmek doğrumudur?” diyeceğimize “secde bile edilecek bir varlık varsa Onu bize getirin” demek lazım. Kûr’ân-ı Kerîm bu yöntemi seçmiştir ve neticesinde müşrikleri mantıken yenmiştir. Artık hiçbir müşrik tek...

Zamanımızda bir imam neden gerekli?

Yaşadığımız çağda hem sıradan Müslümanlar için hem zahidler için, hem hak rüyalar görenler için, hem ilham sahibi insanlar için, Allah tarafından itaati vacip kılınmış İmamuzzaman kimdir?

Allah’ın Varlığının On Delili

Bu devirde inanışlar ve imanî konularda maddi dünyanın yaptığı itirazların en büyüğü Allah’ın varlığı hakkındadır. Onlar Allah’ın varlığını inkâr ederler. Müşrik, Allah’a ortak koşmasına rağmen en azından Allah’ın varlığına inanır. Ateistler ise O’nun varlığını tamamen reddederler. Çağımızda, bilim her şeyin varlığını müşahedeye dayandırmaktadır.  Bundan dolayı ateistler “Eğer Allah varsa bize gösterilmeli, O’nu görmeden O’na iman...

Kuran’da Neden Ateistliğin Reddi Yoktur?

Ateistler diyorlar ki; “Eğer Kuran-ı Kerim Allah’ın kitabı olsaydı her şeyden önce ateistliğe karşı deliller sunardı. Bütün semavi kitaplar bu konuda sessizler. Hâlbuki ateistlik onların en büyük düşmanıdır. Bu sessizlik, kitabın yazarının bir insan olduğunu gösteriyor. Eski dönemlerde ateistlik tam oturmamıştı. Bu yüzden kitaplarda da bu konuda bir ret yoktur. Oysa en büyük mesele nasıl...

“Tanrı”nın adı nedir?

Bir Tanrıya inandıktan sonra insanın hali Allah’ın varlığını ispatlayan deliller ve bu delillerin maruz kaldıkları itirazları anlattıktan sonra biz “Makam-ı Hayret”[1] adı verilen yere gelmiş bulunuyoruz. “Beni birisi yarattı” konusunda emin olan bir kişinin kalbinde doğal olarak bazı sorular oluşur. O kimdir? Nasıl birisidir? Benim O’nunla bir bağım var mıdır? O’na karşı nasıl davranmalıyım? Onlarca...

Batılı düşünürlere göre Tanrı nasıl bir zattır?

“Allah” nedir? Kişisel ismini öğrendikten sonra artık O’nun nasıl bir varlık olduğu sorusu gündeme geliyor. Artık onu “Yehova” ya da “Ey!” diye çağırmamıza gerek yoktur. Artık sıra O’nun nasıl birisi olduğunu öğrenmeye gelmiştir. Batılı düşünürlere göre Tanrı nasıl bir zattır Öncelikle Allah’a inanan batılı düşünürlerin fikirlerini anlatacağım. Onların bir kısmına göre Allah vardır ama kâinatı...

Hıristiyanların düşüncesine göre Tanrı nasıl bir zattır?

Şimdi değişik dinlerin düşüncelerini ele alıp onların Tanrı hakkında ne dediklerini ve bu dediklerinin ne kadar doğru veya yanlış olduğunu anlatacağım. Şu anda Hıristiyanlık dünyayı mağlup ettiği için ondan başlayacağım. Dediklerine göre bir Tanrının üç dalı vardır. Tanrı olan Baba Tanrı olan oğul Tanrı olan Mukaddes ruh Bunlar birleşince tek de oluyorlar. Sıfatlara gelince diyorlar...

Allah’a ilerlemek İçin Fatiha sûresinde önerilen yol
Allah’a Doğru İlerlemek İsteyenlerin 10 Hali
Allah ile Tam ve Mükemmel Birleşme Yolları
Bizim Rabbimiz çok büyük kudretlere sahiptir
Allah’a inanmanın faydası nedir?
Allah fikri nereden geldi?
Tek Tanrı düşüncesi sonradan oluşmamıştır
“Eğer Tanrı varsa göster” diyenlere cevap
Allah’ın Varlığının 1. Delili: “Herkes tarafından kabul görmüş fikir yanlış olamaz”
Allah’ın Varlığının 2. Delili: “Muhtaç Olmayana İhtiyaç”
Allah’ın Varlığının 3. Delili: “Evrim Teorisi”
Allah’ın varlığının 4. Delili: “Etki-Tepki Kavramı”
Allah’ın varlığının 5. Delili: “İntizam”
Allah’ın varlığının 6. Delili: “Ahlaklar”
Allah’ın varlığının 7. Delili: “Şehadet”
Allah’ın varlığının 8. Delili: “Allah’ın Sıfatları”
“Tekellüm” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı
“Mücib” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı
“Hafîz” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı
“Hâlik” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı
“Şafi” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı
“Âlim-ul-Gayb” sıfatıyla Allah’ın varlığının ispatı
Allah’a inananların ahlakı
Gerçek iyiliği ancak gerçekten inanan yapabilir
İnsanın Her Fiili Ne Zaman Allah’ın (c.c.) İsteği Doğrultusunda Olur?
Şirk nedir?
Ölülerin duasını aramak şirktir
Şirke karşı Kûr’ân-ı Kerîm’in uyguladığı yöntem
Zamanımızda bir imam neden gerekli?
Allah’ın Varlığının On Delili
Kuran’da Neden Ateistliğin Reddi Yoktur?
“Tanrı”nın adı nedir?
Batılı düşünürlere göre Tanrı nasıl bir zattır?
Hıristiyanların düşüncesine göre Tanrı nasıl bir zattır?