Şevval’de 6 gün oruç tutmak

Hz. Mirza Beşir Ahmed (ra) annesinin kendisine şöyle anlattığını yazar:  Vadedilen Mesih (as) gençlik günlerinden bahsederken şöyle derdi: o günlerde bana, bu yolda ilerlemek için orucun gerekli olduğu anlatıldı. Bunun üzerine ben aralıksız altı ay oruç tuttum. Ailem dahil hiç kimse oruç tuttuğumu bilmiyordu. Sabah yemeği geldiğinde ben onu bir yoksula verir, akşam yemeğini kendim yerdim. Ben anneme “Vadedilen Mesih (as) yaşlılığında da nafile oruç tutar mıydı,” diye sorduğumda annem şöyle cevap verdi: “Evet! Yaşlılığında da oruç tutardı ve şevval ayının altı günlük orucuna çok önem verirdi. O özel bir iş için duaya yöneldiğinde de oruç tutardı. Ancak hayatının son iki üç senesinde bünyesi zayıfladığından dolayı, ramazan orucunu tutamadı.” Hz. Mirza Beşir Ahmed (ra) şöyle yazar: Vadedilen Mesih (as) “Kitab-ül Beriyye” isimli eserinde 8 veya 9 ay aralıksız nafile oruç tuttuğunu yazmıştır.[1]

Vadedilen Mesih’in (as) İkinci Halifesi şöyle yazar: Peygamber Efendimiz (sas) sünneti gereği, bayram günü geçtikten sonra şevval ayında 6 gün oruç tutardı. Bu sünneti ihya etmek, cemaatimiz üzerine farzdır.

Bir keresinde Vadedilen Mesih (as) bunu teşvik etti ve Kadiyan’ın her tarafında bayramdan sonra 6 gün ramazan gibi bir hava esmişti. Hayatının son günlerinde, yaşlandığı ve hastalığı devam ettiği için Vadedilen Mesih (as) iki-üç sene oruç tutamadı. Bilmeyenler kulaklarını açsın ve gaflet içinde olanlar uyansın. Aralarında hasta ve zayıf olanlar hariç herkes altı gün şevval orucunu tutsun. Eğer üst üste tutamazlarsa aralıklı olarak tutabilirler.[2]

Peygamber Efendimizinsas vefat gününde oruç tutmak

Peygamber Efendimizin vefat gününde oruç tutmanın gerekli olup olmadığı sorulduğunda Vadedilen Mesihas  şöyle dedi: “Gerekli değildir.”[3]

Muharrem ayında oruç

Muharrem ayının ilk on gününde oruç tutmanın gerekli olup olmadığı sorulduğunda Vadedilen Mesihas  şöyle buyurdu: “Gerekli değildir.”[4]

 

Oruçlu iken aynaya bakmak

Oruçlunun aynaya bakması caiz midir, diye sorulduğunda Vadedilen Mesih (as) “caizdir,” diye cevap verdi.[5]

Oruçlu iken saç veya sakala yağ sürmek

Oruçlu iken saç veya sakala yağ sürmenin caiz olup olmadığı Vadedilen Mesih’e (as) sorulduğunda, “caizdir” diye cevap verdi. [6]

Oruçlu iken gözü rahatsız olanın gözüne ilaç damlatması caiz midir

Oruçlu iken gözü rahatsız olanın gözüne ilaç damlatması caiz midir, diye sorulduğunda Vadedilen Mesih (as) şöyle dedi: “Bu soru kendi zatında yanlıştır. Hasta zaten oruçtan muaftır.”[7]

Oruçlunun koku sürmesi

Oruçlunun koku sürmesi caiz midir, diye sorulduğunda Vadedilen Mesih (as) “caizdir” diye cevap verdi.[8]

Oruçlunun göze sürme çekmesi

Oruçlunun göze sürme çekmesinin caiz olup olmadığı sorulduğunda Vadedilen Mesihas   şöyle dedi: “Mekruhtur. Gündüz vakti sürme çekmesine ne gerek var, bu gece de yapılabilir.”[9]

Yanlışlıkla yiyip içmekle oruç bozulmaz

Vadedilen Mesih’eas  gelen bir mektupta şöyle yazıyordu: Ben ramazan ayında sahur vaktinde içerde oturup habersizce yiyip içmeye devam ettim. Dışarı çıktığımda sahur vaktinin geçmiş olduğunu öğrendim. Acaba o günün orucunu kaza etmek gerekir mi? Vadedilen Mesihas  şöyle buyurdu: “Bilmeden hata ile yiyip içme neticesinde orucu kaza etmek gerekmez.”[10]

[1] Siret-ül Mehdi, Cilt 1, sayfa 14

[2] Alfazl Gazetesi, 8 Haziran 1922, Sayfa 7

[3] Bedir Gazetesi, 14 Mart 1907, sayfa 5

[4] Bedir Gazetesi, 14 Mart 1907, sayfa 5

[5] Bedir Gazetesi, 7 Şubat 1907, sayfa 4

[6] Bedir Gazetesi, 7 Şubat 1907, sayfa 4

[7] Bedir Gazetesi, 7 Şubat 1907, sayfa 4

[8] Bedir Gazetesi, 7 Şubat 1907, sayfa 4

[9] Bedir Gazetesi, 7 Şubat 1907, sayfa 4

[10] Alhakem Gazetesi, 24 Şubat 1907, sayfa 14

Print Friendly, PDF & Email

Önceki Yazı

Kadir Gecesi ve Ramazan ayının son on günü

Sonraki Yazı

Teravih namazı