Emir’ül Müminin 5. Halifetü’l Mesih hazretleri, 20 Mart 2026 tarihinde İngiltere’nin Tilford şehrindeki İslamabad Mübarek Camii’nde Cuma Hutbesi irat etti. Hutbe, Müslüman Ahmediye Televizyonu (MTA) aracılığıyla tüm dünyaya yayınlandı.
Teşehhüd, Taavvuz ve Fatiha Suresi’nin tilavetinden sonra Huzur-i Enver (Allah desteklesin ve yardımcısı olsun) şöyle buyurdu:
Bugün bayram hutbesini de verdiğim için bu vakitte kısa bir hutbe vereceğim. Bunun için Hz. Mesih-i Mev’ud’un (as), daima dikkat etmemiz gereken bir nasihatini seçtim. Şöyle buyurmaktadır:
Bir müminin dünya ile ilişkileri ne kadar geniş olursa olsun, bu onun manen yüksek mertebelere erişmesine vesile olur; çünkü onun gayesi dindir. Dünya ilişkilerinin geniş ve iyi olması, amacın din olması şartıyla iyidir. Yani dünyevi ilişkilerin asıl amacı din olmalıdır. Müminin alameti şudur; onun malı, mülkü ve makamı dinin hizmetçisi olur.
Dolayısıyla asıl mesele, dünyanın bizzat amaç olmaması, aksine dünyayı elde ederken asıl gayenin din olmasıdır. Dünyalık kazanırken bile amaç dinimizin daha iyi olması ve dine hizmet etmek olmalıdır. Dünyayı da dinin iyiliği için kazanmalısınız; yanlış işler yaparak dünyanızı ve ahiretinizi mahvetmek için değil, tam tersine ahiretinizi ve dininizi güzelleştirmek için dünya kazanmalısınız.
Yine şöyle buyurdu: Dünya, dine hizmet edecek şekilde elde edilmelidir. Nasıl ki bir yerden bir yere gitmek için yolculukta binek ve yol azığı alınır ve buradaki asıl amaç binek veya yol ihtiyaçlarının kendisi değil, varılacak hedefe ulaşmaktır; aynı şekilde yolculukta yanımıza aldığımız tüm bu kolaylaştırıcı şeyler, yolun rahat geçmesi ve hedefe varmamız içindir, yoksa sadece onlardan zevk almak için değildir.
Buyurdu ki: İnsan dünyayı aynı bu şekilde, onu dinin hizmetçisi sayarak elde etmelidir. Allah-u Teala şu duayı öğretmiştir: “Rabbena atina fid-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten ve kına azaben-nar.” Ey Allah’ım, bize dünyada da güzellikler ver, ahirette de güzellikler ver. (Bakara Suresi, 202)
Hz. Mesih-i Mev’ud (as) şöyle der: Allah-u Teala’nın bu “Rabbena atina fid-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten” talimatında dünya öne alınmıştır, fakat hangi dünya? Önce dünya zikredilmiştir ancak neden ve hangi dünya? Ahirette güzelliklere vesile olacak “Dünya Güzelliği”. Öyle bir dünya ki, elde edildiğinde ahirette de fayda sağlasın; ahirette güzelliklere vesile olacak dünya nimetleri nasip olsun, yoksa bizi ahirette mahcubiyetle karşı karşıya bırakacak olanlar değil. Eğer tamamen dünyaya dalınırsa, neticesi mahcubiyet olacaktır.
Hz. Mesih-i Mev’ud (as) şöyle buyurdu: Bu duanın öğretilmesinden açıkça anlaşılmaktadır ki; bir mümin dünyayı elde ederken ahiret güzelliklerini gözetmelidir. Aynı zamanda “dünya güzelliği” ifadesiyle, bir Müslüman müminin dünyayı elde etmek için başvurması gereken tüm o en hayırlı vesileler zikredilmiştir. Dünyayı, seçilmesi iyilik ve güzellik getirecek her türlü yöntemle elde edin; başka bir insanoğluna eziyet verecek veya hemcinsleriniz arasında bir utanç ve ayıp sebebi olacak yollarla değil.
Böyle bir dünya, şüphesiz ahiret güzelliğine vesile olacaktır. Öyle bir dünya kazanın ki, bundan sadece siz değil insanlık da faydalansın. Dünyada sizin için, aileniz ve yakınlarınız için utanç kaynağı olacak hareketler bulunmasın; aksine tertemiz, iyilik ve takva üzerine kurulu bir hayat olsun. Böyle bir hayat sürdüğünüzde ve ömrünüzü bu nitelikte bir dünya kazanmak için sarf ettiğinizde, o size hem dünyada hem de ahirette lütuflar getirecektir.
Nitekim bugün dünya genel olarak kendi amaç ve menfaatlerinin peşine düşmüş, kişisel çıkarlar öncelikli hale gelmiştir. Milletlere baktığımızda, insanlığı değil sadece kendi uluslarını düşündüklerini görüyoruz ve bu hırsla kendi yıkımlarını hazırlıyorlar. Bizim ise böyle bir ortamda, dünya ve ahiret güzelliklerini Allah-u Teala’dan istemeye yönelmemiz gerekir. Kendi dünyamızı ve ahiretimizi düzeltebilmek, her türlü afetten korunabilmek için bu yöne çok daha fazla dikkat etmeye ihtiyacımız var.
Dediğim gibi, dünya bir uçuruma, yıkıma doğru sürükleniyor. Allah-u Teala bizi bundan korusun. Allah, amellerimizi ıslah etmemiz için bize başarı versin ve demin de söylediğim gibi, bu doğrultuda dualar etme imkanı tanısın. Allah-u Teala bizlere bu güzellikleri gerçekten elde etme, en hayırlı duaları yapma ve bu duaların kabulüne mazhar olma lütfunu bahşetsin.










