31.07.2015 – Kuran-ı Kerim için sevgi ve saygı

Seyyidna Hazret Halifetü’l Mesihi’l Hamis Atba, 31 Temmuz2015’de Beytü’l Futuh Camiinde Cuma Hutbesi irşad etti. Hutbe, çeşitli dillerdeki tercümesi ile birlikte MTA’da canlı olarak yayınlandı.

Huzur-u Enver buyurdu ki, Kuran-ı Kerim’i insanlara, içlerinde aşk ve bağlılık yaratacak metotla okutmak gerekir. Aslolan, Kuran-ı Kerim’e o kadar sevgi olsun ki, ona dalarak okunsun. Sırf gösteriş için kâriler gibi boğazdan sesler çıkarmak amaç değildir. Allah-u Teala tertil ile okunmasını emretmiştir ve dura dura ve mümkün olduğu kadar en güzel telaffuz ile okunsun. Bizim, Araplar gibi telaffuz etmemiz zordur. Her ülkede, her yerleşimde yaşayanların kendi dil ve lehçeleri olur. Araplar arasında büyüyüp yetişenler hariç, bazı harfler Araplar gibi sahih bir şekilde telaffuz edilemez. Resulüllah’ın (sav), Bilal’in (ra) “eşhedü” yerine “eshedü” demesine gösterdiği sevgi karşısında hiçbir kârî veya Arap duramaz. İşte aslolan, kârîler gibi okumak değil bilakis Kuran okumak gereklidir.

Huzur-u Enver, sahabelerin Mesih-i Mevud’a (as) olan aşkı ve muhabbeti, vefa ve güçlü imanlarının, iman verici olaylarını, Hazret Muslih Mevud’un (ra) dilinden aktardı. Hazret Muslih Mevud (ra), kendi durumunu düzelterek imanını güçlendirmek ve Allah-u Teala ile bağ kurmak konusunda cemaate nasihat ederek şöyle buyurdu: eğer sizler içinizde takva ve taharet yaratırsanız, dua ve zikr-i İlahi alışkanlığı edinirseniz, teheccüd ve salavatta devamlı olursanız, işte o takdirde Allah-u Teala sizlere de doğru rüyalar ve keşifler nasip edecek ve Kendi vahiy ve kelamıyla şereflendirecek. Ve canlı mucize, insanın kendi zatında görünendir. İşte, mucize görmek için, Allah-u Teala ile gerçek bağ kurmak gereklidir. Huzur-u Enver, imanda güçlü olmak ve Hüda Teala’dan kendi şahsında mucize almak hakkında Sahibzade Abdullatif sahib şehid’in örneğini anlattı. Buyurdu ki, eğer insanın imanı güçlü olursa ve Allah-u Teala ile bağı olursa, dünyadar (maddiyatçı) insanlardan korkmaz.

Huzur-u Enver şöyle buyurdu: Hazreti Mesih-i Mevud’a (as) önceden insanların ne kadar sevgisi olduğundan ve iddiasından sonraki durumun ne olduğundan bahsederek Hazreti Muslih Mevud (ra) buyurur ki, Berahin-i Ahmediye’nin şöhretini göz önünde tutarak diyebiliriz ki yüzbinlerce insan hazreti Mesih-i Mevud’a (as) sevgi saygı beslerdi. Huzur-u Enver bununla ilgili örnekler verdi. Daha sonra Hazret Muslih Mevud (ra) şöyle der: Hazreti Mesih-i Mevud’un (as) “Muslih mevud gaybi haberi” ile ilgili de diğer gaybi haberler gibi bir çok tanıklıklar vardır. Huzur-u Enver bunun ayrıntılarını beyan ettikten sonra, kendiliğinden böyle bir şeyi kim söyleyebilir, buyurdu. Sonra Hazret Muslih Mevud (ra) şöyle der: Ludhiyana’nın Ahmediye Cemaati ile bir çok şekilde bağı vardır, Hazreti Mesih-i Mevud (as) ilk biati bu şehirde aldı. Buna benzer daha başka alakalardan bahsetti.

Huzur-u Enver, Mesih-i Mevud’un (as) sahabeleri Senur’lu hazret Miya Abdullah (ra), Kupurtala’lı hazret Münşi Zafer Ahmed (ra) ve Bera’lı hazret Hekim Molvi Nuruddin’in (ra) hazret-i Mesih-i Mevud’a (as) olan aşkı ve sevgisi, ihlas ve vefasının iman verici anılarını Hazreti Muslih Mevud’un (ra) beyanlarından aktardı. Hazreti Muslih Mevud (ra) şöyle buyurur: Sahabelerin bu grubu aşkın öyle yüksek örneğini gösterdi ki şimdi bizim bakışlarımız geçmiş ümmetlerin önünde aşağı inmez. Sahabelerin fedakarlıklarından bahsederek kendisi der ki, işte o fedakarlıklardır ki cemaatleri Hüda Teala’nın nazarında ayrıcalıklı kılar ve işte bu makamdır ki onu elde etmek için her şahsın çabalaması gerekir. Sadece felsefî iman, insanın bir işine yaramaz. İnsanın işine yarayan iman, içinde aşk ve muhabbet olandır. Felsefî düşünen birisi, ne kadar sevgisini iddia etse de onun bir delilden daha fazla gerçekliği olmaz. Çünkü o, doğruluğu kalp gözüyle değil, tersine sadece akıl gözüyle görüyor olur. Ancak, akıl gözüyle değil de kalp gözüyle Allah tarafından gelen doğruluğu tanıyan birisini hiç kimse kandıramaz. Çünkü akıl tarafından felsefenin eli kalkar ve kalp tarafından ise aşkın eli kalkar. Allah-u Teala bize, kalp gözüyle zamanın imamını tanımayı ve daima onun üzerinde sebat etmeyi nasip etsin.

Son olarak Huzur-u Enver, Çodri Nüvab Din Sahib’in oğlu Kadiyan dervişlerinden Perbakar’lı Muhterem Molvi Hurşid Ahmed Sahib’in vefatından dolayı kendisinin hayırlı amellerinden bahsetti ve Cuma namazından sonra gaip cenaze namazını kıldıracağını bildirdi.

Print Friendly, PDF & Email

Önceki Yazı

24.07.2015 – Halifetül Mesih II: Hikmet incileri

Sonraki Yazı

07.08.2015 – Halifetül Mesih II: Vadedilen Mehdi’nin (a.s.) Sahabeleri