Kaynak veya memba açısından Kur’an’ın üstünlüğünün ispatı

İlk söylediğim şey kaynak veya memba açısından üstünlüktü. Bir şeyin geldiği kaynak ve çıktığı memba da onu üstün kılabilir demiştim.

Bir kral konuşuyorsa diğerleri susar çünkü kralın ağzından çıkan kelamın daha üstün olacağını düşünürler. Bir kral ile başka birisi aynı anda konuşursa insanlar kralın ne dediğini daha büyük bir dikkatle dinlerler; hatta ne dediğini duymadan bile onun kelamının daha üstün olabileceğini varsayarlar.

Aynı şekilde büyük bir edebiyatçının kelamı sıradan halkın kelamından üstün tutulacaktır; tercih edilecektir.

Şairlerin oturduğu bir mecliste Ghalib[1] de olursa daha şiirlerini dinlemeden insanların teveccühü ona çevrilecektir.

Aynı şekilde bir doktor hastanın hastalığı hakkında fikrini beyan edince bazen yanılabilir ve bazen kocakarı ilaçları daha doğru çıkabilir ama “bundan sonra doktorların dediklerine kulak asmayalım; kocakarı ilaçlarına güvenelim” diyen olabilir mi hiç? Elbette ki söz konusu tıp olunca bir doktorun düşüncesi uygulanmadan bile üstün sayılacaktır. Ancak fayda göremiyorsa mecbur kalıp karıkoca ilaçlarına yönelebilir; ”neyse bunu da deneyelim” diyebilir ama bu başka şeydir.

Sözün özü otorite zatında üstündür çünkü dediğinin daha doğru çıkma olasılığı çok yüksektir. Bu sebeple insanlar önce otoriteyi dinlerler.

Aynı şekilde bir şeyin membası ve kaynağın daha üstün olduğu ispatlanırsa insanların ilgileri ona çevrilir ve ona daha çok fazilet vermeye başlarlar. Kaldı ki memba hiç hata yapmayan bir memba ise ne âlâ.

Kur’an’a bu açıdan bakınca görüyoruz ki Kur’an tüm güzel ve mükemmel sıfatların sahibi olan Allah (c.c.) denilen bir zat tarafından gönderildiğini iddia etmektedir ve bu iddia ilgimizi çekiyor çünkü gerçekten her açıdan mükemmel bir zatın kelamı diğer insanların kelamından üstün olacaktır. Öyleyse diğer kelamlara hiç ihtiyacımız kalmayacaktır ve gerekirse hepsini ret ederiz.

Daha önce de anlattığım Kur’an “en üstün ilahi kelam” olduğunu iddia etmiştir. Bu iddia doğruysa Kur’an’ın membası da en üstündür ve böylece tüm dikkatimizi çekmeyi hak etmiştir.

Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed

Fazail-ul Kur’an adlı kitabından
 


[1] Hindistan’ın meşhur şairlerden birisi 

Print Friendly, PDF & Email

Önceki Yazı

Kur’an’ın gerçekten Allah tarafından gönderildiğinin üç delili

Sonraki Yazı

Tevrat ve İncil’de yeni bir şeriatın gönderileceğine dair gaybî haber