Müslüman Ahmediye Cemaati’nin Başkanı Uluslararası İnanç Özgürlüğü Konferansına Hitap Etti - Müslüman Ahmediye Cemaati

Müslüman Ahmediye Cemaati’nin Başkanı Uluslararası İnanç Özgürlüğü Konferansına Hitap Etti

BASIN AÇIKLAMASI

07 TEMMUZ 2022

ahmediye medya

“İnsanoğlu Yaratanını tanımadıkça, yeryüzünde gerçek özgürlük ve kalıcı barış mümkün değildir”

5 Temmuz 2022 günü, Müslüman Ahmediye Cemaatinin Dünya Çapındaki Başkanı, Beşinci Halife Mirza Masrur Ahmad Hazretleri, Bakanlar ve Dini Liderler Düzeyindeki Uluslararası Din veya İnanç Özgürlüğü Konferansı’nın açılış oturumuna, özel olarak kaydedilmiş bir video mesajı ile hitap etti.

Londra’da Kraliçe II. Elizabeth Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, Birleşik Krallık Hükümeti tarafından organize edildi ve din ile inanç özgürlüğü hakkında küresel eylemin artırılmasını teşvik etmek amacıyla, hükümetler, parlamenterler, inanç temsilcileri ve sivil toplumu bir araya getirdi.

Açılış oturumunda, diğer ileri gelen şahsiyetler ve dini liderlerin yanı sıra, Ekselansları Galler Prensi’nin ve Birleşik Krallık Başbakanı’nın da mesajları yer aldı.

Huzur, mesajında konferansın amaçlarını övdü ve din özgürlüğü hakkında Kuran-ı Kerim’in öğretilerini ana hatlarıyla belirterek, gerçek kalıcı barışın sağlanması için Yaratanlarını tanımalarının önemine, insanların dikkatini çekti.

Mirza Masrur Ahmad Hazretleri şöyle buyurdu:

“Din ve inanç özgürlüğü, herkes için ve her yerde korunup muhafaza edilmesi gereken temel insan haklarıdır. İnsanların dinden uzaklaştıkları, giderek sekülerleşen bir dünyada yaşıyor olsak da, dünya genelinde milyonlarca insan dini değerlere bağlı kalmaya devam etmektedir ve onlar için esas olan, inanç ve görüşlerine göre yaşayabilmeleridir.”

Huzur, Müslüman Ahmediler’in İslam’a imanları sebebiyle maruz kaldıkları zulümden bahsederek, Müslüman Ahmediler’in nefrete asla aynı karşılığı vermeyeceklerini belirtti.

Mirza Masrur Ahmad Hazretleri şöyle buyurdu:

“Müslüman Ahmediye Cemaati, bize karşı, mensuplarımızın temel dini inançlarını açıkça söylemelerini ve uygulamalarını engelleyen iğrenç yasaların çıkartıldığı ölçüde, bizzat bir zulmün kurbanı olmuştur. Onlarca yıl boyunca Müslüman Ahmediler, sadece dini inançları sebebiyle hedef alınmış ve pek çoğu, aşırı dincilerin acımasız ve barbarca saldırıları neticesinde hayatlarını kaybetmişlerdir.”

Mirza Masrur Ahmad Hazretleri, Müslüman Ahmediler’in verdikleri tepkiden bahsederek devam edip, şöyle buyurdu:

“Biz [Müslüman Ahmediler] böylesi nefret ve zulme hiçbir zaman aynı şekilde karşılık vermedik ve vermeyeceğiz de. Buna karşı bizim vereceğimiz, daima bir sevgi ve barış yanıtı olacaktır. İslam’ın öğretilerine dayanarak bizler, Müslümanlara ve aynı şekilde gayrimüslimlere, tüm insanların barışçıl bir şekilde sahip oldukları dini inançlarını açıkça beyan etme ve uygulama konusunda daima özgür olmaları gerektiğini söylüyoruz.”

Huzur, Kuran-ı Kerim’in din özgürlüğünün korunmasına yaptığı vurgudan bahsederek (sözlerine) devam etti.

Mirza Masrur Ahmad Hazretleri şöyle buyurdu:

“Yüce Allah, inanç özgürlüğü ve vicdan hürriyetini o denli saygın kılmıştır ki, Kuran-ı Kerim, güç kullanma iznine ancak dini yeryüzünden silmeye çalışanlara karşılık olarak müsaade edildiğini beyan eder. Nitekim Kuran-ı Kerim şunu da kati surette belirtmektedir ki, dini yıkmak isteyenlere şiddetle karşılık verilmediği takdirde, Allah’ın adının anıldığı hiçbir kilise, havra, tapınak, mescit ya da herhangi başka bir ibadet yeri emniyette olmayacaktır. Bundan dolayıdır ki Kuran-ı Kerim, tüm inançlardan insanların haklarını korumayı Müslümanların dini bir görevi haline getirmiştir ve inanç özgürlüğünü dinimizin temel taşı kılmıştır.”

Huzur, gerçek barışın sağlanması bakımından Allah’a imanın temel önemini de vurguladı.

Mirza Masrur Ahmad Hazretleri şöyle buyurdu:

“Dindar bir kimse olarak yürekten inancım, insanoğlu Yaratanını tanımadan, O’nun haklarını yerine getirmeden ve O’nun emirlerine göre hareket etmeden, yeryüzünde gerçek özgürlük ve kalıcı barışın mümkün olmayacağıdır. Dini eğilimimiz bulunsun ya da bulunmasın, Yaratıcı olan ve tüm Mahlûkatı elinde bulunduran tek bir Tanrı olduğunu kabul etmeliyiz ve bundan dolayı görevimiz, O’nun ve tüm insanlığın haklarını yerine getirmektir.”

Son olarak Mirza Masrur Ahmad Hazretleri duada bulundu ve şunları söyledi:

“Yüce Allah, gerçek din özgürlüğü ve uyumunun galip gelmesini ve yeryüzündeki tüm topluluk ve halkların hayatlarını inançlarına uygun olarak özgürce yaşamalarını mümkün kılsın. (İnşallah)”

SON 

Daha fazla bilgi için: media@pressahmadiyya.com

Resimler: Makhzan-e-Tasaweer tarafından sağlanmıştır

 

Print Friendly, PDF & Email

Bir Öncekini Oku

Haksızlığa uğrayan bir insan nasıl bir tutum sergilemeli?

Bir Sonrakini Oku

12.08.2022 – İngiltere Cemaatinin Yıllık Toplantısı münasebetiyle hizmet edenlere ve misafirlere nasihatler