24.05.2024 - Hak İslam Hilafetinin bereketleri ve iman verici hadiseleri - Müslüman Ahmediye Cemaati

24.05.2024 – Hak İslam Hilafetinin bereketleri ve iman verici hadiseleri

Hz. Halifetü’l Mesih 5 (Allah yardımcısı olsun) 24 Mayıs 2024’te İslamabad Mübarek camisinde Cuma Hutbesi verdi. Hutbe çeşitli dillerde tercüme ile MTA televizyonunda canlı olarak yayınlandı. Huzur-i Enver (aba) Teşehhüd ve Fatiha Suresini okuduktan sonra şöyle dedi: Allah-u Teala vadedilen Mesih vasıtasıyla İslam’ın ikinci defa hakim olacağına dair söz vermişti. Allah-u Teala’nın bize büyük ihsanıdır ki O bize işte o hz. Mesih-i Mevud’a inanmayı nasip etti. O, Allah’ın vaadine ve hz. Resulüllah’ın (sav) bildirdiği gaybi haberlere uygun olarak, hz. Resulüllah’ın hizmetkarı olarak İslam’ı yenilemek için Allah tarafından gönderildi. Ve sonra da yine Allah ve Resulü’nün (sav) vaatlerine uygun bir şekilde hz. Mesih-i Mevud’un kurduğu cemaatte hilafet nizamı başladı.

Nitekim bu, Allah’ın vaatlerinin, hz. Resulüllah’ın (sav) bildirdiği gaybi haberlerin gerçekleştiğinin göstergesidir. Bu yüzden bizler her yıl dünyanın her yerinde, her nerede Ahmediye Cemaati kurulmuşsa oralarda 27 Mayısı “Yevm-i Hilafet” “Hilafet Günü” olarak kutlarız.

26 Mayısta hz. Mesih-i Mevud (as) vefat etti ve 27 Mayısta Cemaat, İlahî vaatlere uygun olarak hz. Mevlana Hekim Nuruddin’i 1. Halifetü’l Mesih olarak seçti ve onun eliyle hz. Mesih-i Mevud’un (as) görevini sürdürmeye söz verdi. Onun vefatından sonra 2. Halifetü’l Mesih’in elinde cemaat birleşti. Sonra 3. Hilafet ve 4. Hilafet dönemleri başladı.

Her devirde düşmanlar, cemaati yok etmek için bütün güçleriyle çabaladılar ancak her şekilde başarısızlıkla yüzleştiler.

4. Halifetü’l Mesih, Pakistan’dan hicret etmek zorunda kaldı. İngiltere’de merkez kurdu ve bir kere daha dünya, Cemaatin ilerlemesinin ne kadar arttığına şahit oldu. Onun da vefatından sonra Allah-u Teala kendi vaatlerinin nasıl gerçekleştiğini gösterdi ve 5. Halifeyi seçti. Allah-u Teala, benim birçok zayıflıklarıma rağmen olağanüstü bir şekilde destekleyip yardım etti ve Cemaat hep ilerledi. Düzinelerce ülkede Ahmediyet’in fidanı dikildi, Ahmediye Cemaatinin düzenli nizamı kuruldu. Yüzlerce şehir ve kasabada Allah-u Teala bizzat kendisi insanlara yol göstererek Ahmediye Hilafetine olan destek ve yardımının manzaralarını gösterdi. Böylece insanların kalbinde hilafete bağlılık duyguları yaratarak ihlaslı kimselerden oluşan cemaatlerin kurulmasına imkan verdi. Allah-u Teala bu manzaraları daima göstermektedir.

İşte Allah-u Teala kendi vaatlerini de unutmaz, Sevgili Peygamberi hz. Muhammed Resulüllah’ın (sav) bildirdiği gaybi haberleri gerçekleştirmekte de hiçbir eksiklik bırakmaz. Hz. Resulüllah’ın “Hilafetün ala minhacin nübüvvet” (Peygamberlik yolundaki Hilafet kurulacaktır) şeklindeki gaybi haberinin gerçekleştiğini gördüğümüz için bizler ne kadar bahtiyar kimseleriz.

Hz. Resulüllah’ın (sav) hizmetkarının cemaatine kim gerçekten bağlı olursa onlar Allah’ın lütuflarına hep varis olacaklar. İnşaallah.

Hz. Mesih-i Mevud (as) da şöyle buyurmuştu: Benden sonra da Cemaatte Hz. Resulüllah’ın (sav) bildirdiği gaybi habere uygun olarak benim hilafetim yürürlüğe girip devam edecektir.

Kendisi şöyle dedi: Ben hatemü’l hulefa’yım; Artık kim gelirse; Allah-u Teala kime hilafet makamı verirse o ancak bana tabi olarak gelecektir. Nitekim dünyevi olarak artık kim ne kadar çabalarsa çabalasın, hz. Mesih-i Mevud’dan ayrı kalarak asla hilafet kurulamaz.

Hz. Mesih-i Mevud’un vefat vakti yaklaştığında kendisi hilafetin kurulacağını haber vererek şöyle buyurdu: “Allah-u Teala iki çeşit kudretini gösterir:

 İlk olarak nebilerinin elleriyle kendi kudretini gösterir.  İkincisi, bir nebinin ölümünden sonra zorluklar baş gösterdiği ve düşmanların da kuvvet kazandıkları ve artık bu iş bozulmuştur diye düşünmeye ve bu cemaat artık yok olup gidecek diye inanmaya başladıkları bir zamanda; hatta cemaatteki insanların bile tereddüde düştükleri ve bellerinin kırıldığı, aralarından bazı şanssızların mürted olma yollarını benimsemeye başladıkları bir durumda Yüce Allah  ikinci defa çok büyük kudretini gösterir ve düşmekte olan o cemaati korur. İşte sonuna kadar sabreden, Hz. Ebubekir’in (r.a.) zamanında olduğu gibi, Yüce Allah’ın  bu mucizesini görür. İşte o zaman Resulüllah’ın (s.a.v.) vefatı, zamansız bir ölüm olarak algılandı ve birçok köylüler, akılsız köylüler mürted oldular. Ashab-ı Kiram bile üzüntülerinden divaneler gibi oldular. O zaman Yüce Allah  Hz. Ebu Bekir Sıddık’ı (r.a.) halife tayin ederek ikinci defa kudretinin bir örneğini gösterdi ve İslam’ı yok olurken kurtardı ve korudu. Böylece;

وَلَیُمَکِّنَنَّ لَھُمْ دِیْنَھُمُ الَّذِی ارْتَضٰی لَھُمْ وَلَیُبَدِّلَنَّھُمْ مِّنْ بَعْدِ خَوْفِھِمْ اَمْنًا۔

ayeti kerimesinde verdiği sözü yerine getirmiş oldu. Yani korkularından sonra biz tekrar onları kökleştirip kuvvetlendireceğiz.”… “Onun için ey benim sevgili dostlarım! Öteden beri Allah’ın sünneti şudur ki O, daima iki kudretini gösterir ki muhaliflerin iki yalancı sevincinin yok edildiğini göstersin. O yüzden şimdi Allah’ın bu eski sünnetini terketmesi mümkün değildir. Onun için demin size beyan ettiğim sözümden üzülmeyiniz ve kalpleriniz de üzüntüye kapılmasın. Çünkü sizin (Allah’ın) ikinci kudretini de görmeniz gereklidir ve onun gelmesi sizin için daha iyidir. O (kudret) daimidir. Onun zinciri kıyamete kadar asla kırılmayacaktır. O ikinci kudret ben gitmeden asla gelemez.”

Şunu da söyleyeyim, bundan ben şu sonucu da çıkarıyorum: Hz. Mesih-i Mevud’un (as) yaşı ile ilgili tartışma çıkaranlara da bunda cevap vardır. Şöyle ki hz. Mesih-i Mevud (as) kendi yaşını rakamla sayarak şu kadar yıl kaldı demedi. Aksine kendi dönüşüne işaret etti ve ömür konusuna hiç önem vermeyip işin tamamlanmasına önem verdi.

Yine kendisi şöyle devam etti: “Ben gittikten sonra Yüce Allah o ikinci kudreti sizin için gönderecektir. O da ebediyen sizinle birlikte kalacaktır.  Yüce Allah’ın Berahini Ahmediye’de verdiği sözü gibi; İşte o söz benim zatımla ilgili değildir. Aksine o söz sizin hakkınızdadır. Allah; “Sana tabi olan bu cemaati kıyamete kadar diğerleri üzerinde üstün kılacağım”  buyurmuştur. Onun için sizin üzerinizde benim ayrılık günümün gelmesi gereklidir. Daha sonra daimi sözün verildiği gün mutlaka gelecektir. O bizim Rabbimiz doğru sözlü, vefalı ve sadıktır. O, size sözünü ettiği bütün (müjdeleri) mutlaka gösterecektir.

Şüphe yok ki bu günler dünyanın son günleridir ve bunlar bir-çok belanın inme zamanıdır. Ancak yüce Allah’ın söz verdiği bütün sözler tamamlanmadıkça bu dünyanın sağ salim kalması gereklidir.”

Allah’ın vaatlerine uygun olarak, hz. Mesih-i Mevud’un visalinden sonra her hilafet döneminde Cemaat ilerleme menzillerini katetmeye devam ediyor ve her zaman olduğu gibi Allah-u Teala çok uzak ülkelerde yaşayan ve halifeyi de asla görmemiş olan insanların kalbinde, hilafet bayrağının altına girmek için sevgi yaratmaktadır.  Bazı insanların olaylarını da sunmak istiyorum. Bunlardan Allah’ın Ahmediye Hilafetine desteğinin ve İlahi vaatlerin gerçekleşmesinin manzaraları görülmektedir.

Burkina Faso’da ilk defa MTA televizyonu kuruldu ve insanlar ilk defa Vaktin halifesini gördüklerinde gözleri yaşarmıştı ve mutlulukları yüzlerinden belli oluyordu. Dediler ki, MTA’da vaktin halifesini gördüğümüzde gözümüz gönlümüz serinleyip teskin oluyor.

Gambiya Emiri şöyle yazmaktadır: Bir oto tamircisi, tesadüfen beni MTA’da konuşurken gördü ve “Bu adamda kesinlikle Allah’ın yardımı var” dedi. Nitekim tamirci, 14 kişilik ailesiyle birlikte biat etti. Biatten sonra işleri düzelince, bunun hepsinin biatten dolayı olduğunu söyledi. Şüphesiz ki Ahmediyet, karanlığa karşı parlak bir güneş gibidir.

Almanya tebliğ sekreteri şöyle yazmaktadır: Bir Arap, standımıza geldi ve Kuran-ı Kerim’in çevirisini aldı. Almanya’daki yıllık toplantıya gelmesi için davet edildi. Bazı meşguliyetlerinden dolayı ağabeyini ve başka bir aile üyesini gönderdi.

Toplantıda yaptığım konuşmayı dinledikten sonra onun ağabeyi, “Bu zat kesinlikle Allah’ın yardımını alıyor” dedi. Aynı gece biat formunu doldurarak Ahmediye Cemaati’ne katıldı.

Diğer bir Arap arkadaşım tekfir konusunda bir soru sormak istiyordu. Aynı soruyu bir başka Arap arkadaşım sordu ve ben de ona ayrıntılı bir şekilde cevap verdim. Cevabı duyunca tatmin oldu ve biat töreninden önce biat formunu doldurarak Halifenin elinden biat törenine katıldı.

Gambiya’daki bir köyde bir arkadaş, Cemaate şiddetle karşı çıkıyordu. O, MTA’da yaptığım bir konuşmayı dinledikten sonra “Bu adam yalancı değil. Bu gerçek halifelik gibi görünüyor” dedi.  Artık buna sırt çevirmem mümkün değil, deyip o ve 10 kişilik ailesi biat ederek Cemaate katıldı.

Kamerun’un bir şehrinde sekiz aile biat ederek Cemaate katıldı. Yeni üyeler, MTA’nın çocuklarının hayatlarını değiştirdiğini söylüyorlar.

 

Onlardan bir gence, cuma hutbesini dinlemek için okul öğretmeni izin vermiyordu.  O,  “Okulu bırakabilirim ama cuma hutbesini bırakamam” dedi.

Burkina Faso’da da bir adam beni MTA’da gördü ve “Ben onu rüyamda gördüm” dedi. Hiçbir soru sormadan hemen Ahmediye’ye katıldı ve köyündeki birçok insan da Ahmediye’yi kabul etti. Allah’ın lütfu ile bu köyde artık güçlü bir cemaat kurulmuş durumda.

Kırgızistan’da da bir arkadaş,  hanımıyla  birlikte 12 kilometrelik bir yolculuk yaparak gelir ve benim cuma hutbesini dinlerdi. Bir süre sonra biat ettiler.

Gine Bissau’da da mollaların muhalefetine rağmen insanlar Ahmediyet’i kabul ediyor. Bir arkadaş benim cuma hutbesini kısa bir süre dinledikten sonra “Ahmediye Cemaati kâfir olamaz” dedi ve ailesiyle birlikte biat etti.

Emir Sahib Belçika şöyle yazıyor: “Mustafa isimli bir arkadaş araştırma yaparak biat etti. O diyor ki, ‘Ahmediyet hayatımı değiştirdi.

İli’nin mübelliği şöyle yazmaktadır: “Bir arkadaş ziyarete geldi ve şöyle dedi: Ben biat etmek istiyorum; Ahmediyet sayesinde bugün cehennem ateşinden kurtuluyorum. Bazı alimlerin sözlerine uyarak namazı bırakmıştım. Fakat Ahmediye Radyosunda halifenin hutbesini dinledikten sonra namazın önemini anladım.”

Kamerun’un Mübelliği şöyle diyor: Burada birçok insan MTA seyrediyor ve Cemaate katılıyorlar.

Bir imam, muallim Ahmed Bey şöyle diyor: MTA vasıtasıyla bizim imanımız arttı. İçimizde bir nur oluştu ve karanlık kayboldu. MTA ve Ahmediyet gelmeden önce sanki biz hayvanlar gibiymişiz.  MTA bizi insan yaptı.”

Bunlar, Allah’ın bizzat kendisinin insanlarının kalbini aydınlattığına dair  İlahi desteği gösteren birkaç olaydır. Allah-u Teala, Ahmediye Hilafetinin etkisini başkalarının kalbine yerleştirmektedir. Temiz yaratılışlı kimseleri Hilafete getirmektedir.. Ahmediye Hilafetinin her günü ispat etmektedir ki Allah-u Teala Ahmediye hilafetini destekleyip yardım etmekte ve cemaat her gün ilerleme katetmektedir. Allah-u Teala bana da kendi lütfuyla bu sorumluluğu eda etmeyi nasip etsin, her Ahmedi’ye de kamil vefa ve ihlas ile daima Ahmediye Hilafetine bağlı kılsın. Allah-u Teala Hz. Mesih-i Mevud’a (as) vadettiği bütün amaçları gerçekleştirsin ve Ahmediye Hilafeti vasıtasıyla  Allah’ın hükümranlığı dünyada da kaim olsun ve de hz. Muhammed Resulüllah’ın (sav) sancağının bütün dünyada dalgalandığını dünya görsün.

Hutbenin sonunda Huzur-i Enver, muhterem Çodri Nasrullah Han Bey ve muhterem Kunvar İdris Bey’den hayırla bahsetti ve onların gıyabi cenaze namazlarını kıldıracağını bildirdi.

 

٭…٭…٭

 

Print Friendly, PDF & Email

Bir Öncekini Oku

17.05.2024 – Recî‘ Seriyyesi ışığında hz. Resulüllah’ın sireti ve Ashab-ı Kiramın aşk, vefa ve fedakarlıklarının iman verici hadiseleri

Bir Sonrakini Oku

Müslüman Ahmedi̇ye Cemaati̇ Başkanı Londra’da Genç Müslüman Hanımlara Hi̇tap Etti̇ (Vakfat-i-nev İçti̇ması)