7 Temmuz 2017 – Doğruluğun Delilleri

Huzur-i Enver (Atba) 7 Temmuz 2017’de Londra’da Beytül Futuh Camiinde Cuma hutbesi verdi. Kelime-yi şehadet ve Fatiha Suresini okuduktan sonra şöyle dedi:

Peygamberlerin tarihinde görürüz ki onların cemaatlerine daima muhalefet edildi. Ancak, peygamberler Allah tarafından oldukları için hiçbir muhalefet onların ilerlemesine bir engel olmaz. Hz. Mesih-i Mevud’un (as) ilanından sonra kendisine ve bugüne kadar onun cemaatine aynı tavır sergilenmektedir. Yüce Allah muhalefet olacağını da haber verdi ve cesaret de verdi.

Mesela şu vahiyler vardır: “Ben seninle ve seni sevenlerle birlikteyim.” “Gökten vahiy indirdiğimiz kişilerle sana yardım edeceğiz.” “Ben senin mesajını yeryüzünün kenarlarına kadar ulaştıracağım.”

Velhasıl, Allah-u Teala muhaliflerin saldırılarını da durduruyor, insanların kalbine Ahmediyetin doğruluğunu da sokuyor. Bugün bile bu gibi olaylar olmaktadır. Huzur-i Enver, Yüce Allah’ın nasıl muhaliflerin saldırılarını durdurduğuna ve bugün bile o muhalifleri kötü sonlarına ulaştırdığına dair olaylar anlattı.

Bu çağda dünya genel olarak dinden uzaklaşmaktadır, ancak Allah-u Teala’ya  yönelen bir tabaka da vardır. Böyle de olmalıydı, çünkü bu çağda hz. Mesih-i Mevud’u (as) Allah-u Teala gönderdiğine göre insanları ona meylettirme imkanlarını da mutlaka yaratacaktır. Muhalifler cemaati bitirmek için bütün güçlerini kullanıyor ve Allah-u Teala da hz. Mesih-i Mevud’a (as) inananları artırıyor. Bunun birçok yolları vardır. Mesela, MTA televizyonu, cemaatin neşriyatı ve hz. Mesih-i Mevud’un (as) kitapları, doğru rüyalar vesaire. Huzur-i Enver, Afrika, Mısır, Şam, Mariçüs vesaire ülkelerden bu konuyla ilgili olaylar anlattı.

Allah-u Teala hz. Mesih-i Mevud’a (as) buyurmuştu ki, Allah, dünya sona erinceye kadar senin ismini saygınlıkla koruyacak, ve seni küçük düşürmeye çalışanlar bizzat kendileri rezil olacaklar. İşte biz bu sözün yerine geldiğini gördüğümüze göre çoğunluk olmakla ilgili söz de mutlaka gerçekleşecektir. Bunun şartı şu ki biz kendi ihlasımızı artıralım ki böylece Allah-u Teala’nın lütuflarını cezbedenler olalım.

Hz. Mesih-i Mevud (as) şöyle buyurur: Onlar, planlarıyla, temelsiz yalanlarıyla, iftiralarıyla ve alay etmeleriyle Allah’ın iradesini durdurabilecekler mi? Veya dünyayı aldatarak Allah’ın yapmayı istediği işi erteleyebilecekler mi? Eğer hakkın muhalifleri daha önce bu yollarla başarıya ulaştılarsa yine başarılı olurlar. Ancak, eğer Allah’ın muhaliflerinin ve O’nun gökte karar verdiği iradesine karşı çıkanların daima zillet ve yenilgiye uğradıkları kesin olarak ispatlanmış bir gerçek ise o halde bu insanlar için de bir gün başarısızlık, muradına erememek ve rezil olmak mukadderdir. Allah’ın fermanında asla hata olmaz, hiçbir zaman da olmayacak. Allah-u Teala buyurdu ki, Allah ezelden kesin bir şekilde karar vermiştir ve Kendi kanunu ve sünneti olarak belirlemiştir ki O ve O’nun resulleri daima galip geleceklerdir. Yeni bir şeriat, yeni bir iddia ve yeni bir ünvanla değil bilakis Hatem-ül Enbiya’nın (sav) ismiyle ve onunla birleşerek onun mazharı olarak geldiğim halde ben de Allah’ın resulü yani seçilmiş elçisi olduğum için diyorum ki ezelden, yani hz. Adem’den (as) hz. Resulüllah’a (sav) kadar bu ayet nasıl doğru çıktıysa aynı şekilde şimdi benim hakkımda da doğru çıkacak.

Kaynak: https://www.alislam.org/friday-sermon/2017-07-07.html

Print Friendly, PDF & Email

Önceki Yazı

30.06.2017 – İbadet ve Duaları Devam Ettirmek

Sonraki Yazı

14 Temmuz 2017 – Çocuk arzusu ve onların yetiştirilmesi